Çin, ABD'nin son dönemde uyguladığı yaptırımlara ve teknoloji kısıtlamalarına karşılık olarak misilleme niteliğinde yeni yaptırımlar duyurdu ve insansız hava aracı (drone) ihracatına yönelik kuralları sıkılaştırdı. Pekin yönetiminin bu hamlesi, Devlet Başkanı Xi Jinping'in Eylül ayında gerçekleştirmesi planlanan ABD ziyareti öncesinde iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırdı. Uzmanlar, bu adımın ticaret savaşının yeni bir cephesi olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Misillemenin ayrıntıları
Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin Çinli şirketlere yönelik yaptırımlarına karşılık olarak, ABD'li savunma sanayi şirketlerine ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik yaptırım kararı alındığı bildirildi. Açıklamada, bu yaptırımların ABD'nin Çin'in iç işlerine karışması ve Tayvan'a silah satışı gibi eylemlere bir yanıt olduğu ifade edildi. Ayrıca, drone ihracatına ilişkin yeni düzenlemelerin, ulusal güvenlik ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yapıldığı vurgulandı. Yeni kuralların, askeri ve çift kullanımlı drone'ların ihracatını daha sıkı denetime tabi tutacağı belirtiliyor.
ABD Ticaret Bakanlığı'nın geçtiğimiz haftalarda Çinli teknoloji şirketlerine yönelik ihracat kısıtlamalarını genişletmesi ve bazı Çinli firmaları kara listeye alması, Pekin'in tepkisini çekmişti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 'Bu tür tek taraflı eylemler uluslararası ticaret kurallarını ihlal etmektedir. Karşılıklı saygı ve eşitlik ilkesi çerçevesinde misilleme yapma hakkımızı saklı tutuyoruz' şeklinde konuşmuştu.
İkili ilişkilerde yeni bir dönemeç
Bu gelişmeler, iki süper güç arasındaki ilişkilerin son yıllarda yaşadığı iniş çıkışların bir devamı niteliğinde. Özellikle teknoloji alanındaki rekabet, yarı iletkenlerden yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede kendini gösteriyor. ABD'nin Çin'in teknolojik ilerlemesini sınırlamaya yönelik politikalarına karşılık Çin, kendi yerli teknolojisini geliştirme çabalarını hızlandırıyor ve dışa bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Uzmanlar, bu karşılıklı yaptırımların küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceği ve dünya ekonomisini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Xi Jinping'in Eylül ayında gerçekleştirmesi planlanan ABD ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerde bir yumuşama döneminin başlangıcı olarak görülüyordu. Ancak bu son gerilim, ziyaretin gölgesinde kalmasına neden oldu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ziyaretin gündeminin henüz netleşmediği ancak ticaret, güvenlik ve iklim değişikliği gibi konuların ele alınmasının beklendiği ifade edildi. Çin tarafı ise ziyaretin başarılı olması için ABD'nin yapıcı adımlar atması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
Bu gelişmeler, yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengelerini de etkiliyor. Özellikle Tayvan, Güney Çin Denizi ve teknoloji rekabeti gibi konularda yaşanan gerginlikler, bölgedeki diğer ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Drone ihracatına yönelik yeni kısıtlamalar, küresel savunma pazarında da yankı uyandırdı. Çin'in dünyanın önde gelen drone üreticilerinden biri olduğu düşünüldüğünde, bu adımın Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar birçok ülkenin savunma tedarikini etkilemesi bekleniyor.
Analistler, bu karşılıklı yaptırımların ticaret savaşını derinleştirebileceğini ve küresel ekonomik toparlanmayı tehdit edebileceğini belirtiyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD-Çin ticaret gerilimlerinin küresel büyümeyi 2025'e kadar yüzde 0,4 oranında azaltabileceğini tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki bu gerilim, Türkiye'nin dış ticaretini ve savunma sanayisini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, insansız hava aracı ihracatında önemli bir oyuncu olarak, Çin'in drone pazarındaki kısıtlamalarından faydalanma potansiyeline sahip. Ayrıca, Türkiye'nin hem ABD hem de Çin ile olan ilişkilerini dengeleme politikası, bu tür küresel gerilimlerde Ankara'ya manevra alanı sağlıyor. Ancak, ticaret savaşının küresel ekonomik durgunluğa yol açması durumunda, Türkiye'nin ihracatı ve büyümesi olumsuz etkilenebilir.