Çin Halk Cumhuriyeti, ABD’nin Küba’yı terörizme destek vermekle suçlamasının ardından Washington’a sert bir dille yanıt verdi. Pekin yönetimi, ABD’nin iddialarının “uydurma anlatılar” olduğunu belirterek, bu gerekçelerle Küba’ya uygulanan yaptırımların haklı gösterilemeyeceğini savundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, başkent Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, Washington’un Havana’ya yönelik ekonomik ambargo ve ablukasının derhal sonlandırılması çağrısında bulundu. Sözcü Mao, “Hiçbir ülkenin iç işlerine karışma hakkı yoktur. ABD’nin Küba’ya yönelik tek taraflı yaptırımları uluslararası hukuku ihlal etmektedir ve bu yaptırımların uydurma anlatılarla meşrulaştırılması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
ABD’nin terör suçlamaları ve Çin’in net tavrı
ABD yönetimi, geçtiğimiz haftalarda Küba’yı terör örgütlerine lojistik ve istihbarat desteği sağlamakla suçlayarak, adaya yönelik yaptırımlarını daha da sıkılaştırmıştı. Washington, Havana’nın Kolombiya’daki ELN gerillalarına ve Venezuela’daki muhalif gruplara yardım ettiğini iddia ediyor. Ancak Çin, bu iddiaların somut delillerden yoksun olduğunu ve ABD’nin Küba’yı izole etme çabalarının bir parçası olduğunu belirtiyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, “Küba halkının kendi kaderini tayin hakkına saygı duyulmalıdır. ABD’nin dayattığı ekonomik abluka, Küba halkına karşı toplu bir cezalandırmadır ve insani felaketlere yol açmaktadır” açıklamasını yaptı. Çin, uluslararası toplumu ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına karşı durmaya ve Küba’nın egemenliğini savunmaya çağırdı.
Pekin yönetimi, aynı zamanda ABD’nin Küba’yı terör listesine almasının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve Latin Amerika ülkeleri arasında gereksiz bir gerilim yarattığını vurguladı. Çin, Küba ile uzun süredir devam eden dostane ilişkilerine atıfta bulunarak, ekonomik ve ticari işbirliğini artırma sözü verdi. Çinli yetkililer, ABD’nin ambargosuna rağmen Küba’ya yatırım yapmaya ve teknik yardım sağlamaya devam edeceklerini belirttiler.
Küba ablukası ve uluslararası hukuk boyutu
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik ambargoyu kınayan bir kararı ezici çoğunlukla kabul ediyor. 2023’te 187 ülke lehte oy kullanırken, yalnızca ABD ve İsrail aleyhte oy kullandı. Bu durum, uluslararası toplumun ablukaya karşı tutumunu açıkça ortaya koyuyor. Çin, BM kararlarının bağlayıcı olmasa da, ABD’nin izolasyonunu gösterdiğini savunuyor. Uzmanlar, ABD’nin Küba’yı ‘terörü destekleyen ülkeler’ listesine almasının, uluslararası hukukta tartışmalı olduğunu, çünkü bu listenin ABD’nin kendi ulusal güvenlik politikalarına dayandığını ve şeffaf olmayan kriterler içerdiğini ifade ediyorlar. Çin, bu tür tek taraflı listelerin uluslararası sistemdeki güveni zedelediğini ve çok taraflı diplomasiyi baltaladığını belirtiyor.
Küba yönetimi ise Çin’in desteğinden memnuniyet duyduğunu açıkladı. Havana, ABD’nin iddialarını “tamamen asılsız” olarak nitelendirirken, Pekin’in savunmasının Küba’nın uluslararası alandaki konumunu güçlendirdiğini vurguladı. Küba Dışişleri Bakanlığı, Çin ile stratejik ortaklığın önemine dikkat çekerek, “Çin, zor zamanlarımızda her zaman yanımızda oldu. Bugün de ablukanın kalkması için sesini yükseltiyor” dedi.
Bu gelişmeler, ABD ile Çin arasındaki jeopolitik rekabetin Latin Amerika’ya yayıldığına işaret ediyor. Çin, son yıllarda bölgedeki ekonomik varlığını önemli ölçüde artırarak ABD’nin geleneksel nüfuz alanına meydan okuyor. Özellikle Venezuela, Nikaragua ve Küba ile güçlü bağlar kuran Pekin, Washington’un yaptırım politikalarına karşı bir alternatif oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Küba geriliminde Çin’in net bir şekilde Havana’nın yanında yer alması, Türkiye’nin dış politikasında dikkate alması gereken bir denge unsurudur. Türkiye, ABD ile müttefiklik ilişkisini sürdürürken, aynı zamanda Çin ve Küba gibi ülkelerle de ekonomik ve diplomatik temaslarını geliştirmektedir. Bu durum, Türkiye’nin çok yönlü dış politika anlayışına uygun olsa da, ABD ile yaşanan olası bir stratejik ayrışmada Türkiye’nin pozisyon almasını zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki dolaylı etkileri de göz ardı edilmemelidir; özellikle Küba ile ticari ilişkileri olan Türk firmaları, ABD yaptırımlarının ikincil etkilerine maruz kalabilir. Bölgesel olarak, Latin Amerika’da artan Çin etkisi, Türkiye’nin bölgeye yönelik ticari ve diplomatik açılımlarında yeni fırsatlar ve rekabet koşulları yaratabilir.