Çin’in Washington Büyükelçisi Xie Feng, Çarşamba günü yaptığı bir konuşmada, ABD ile Çin arasında yeni oluşturulan Ticaret Ortak Konseyi kapsamındaki gümrüksüz mal ticaretinin limitinin mevcut 30 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkarılmasını önerdi. Bu öneri, iki ülke arasında hassas olmayan sektörleri kapsayan mekanizmanın kapsamının 10 kat genişlemesi anlamına geliyor.
Gelişmenin arka planı
Xie Feng, Washington’da düzenlenen bir iş dünyası toplantısında yaptığı konuşmada, “İki ülke arasındaki ticaretin önündeki engelleri kaldırmak ve karşılıklı yararı artırmak için Ticaret Ortak Konseyi’nin potansiyelini tam olarak kullanmalıyız. Gümrüksüz mal limitini 30 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkarmak, somut bir adım olacaktır” ifadelerini kullandı.
Büyükelçi, bu önerinin iki ülke arasındaki ticaret savaşının yaralarını sarmaya yönelik bir jest olduğunu vurguladı. Çin ve ABD, son yıllarda karşılıklı gümrük tarifeleri ve ticaret kısıtlamalarıyla mücadele ediyor. Özellikle teknoloji ve tarım alanlarında yaşanan anlaşmazlıklar, küresel tedarik zincirlerini etkiliyor.
Xie Feng’in önerisi, Ticaret Ortak Konseyi’nin ilk kez toplandığı bir döneme denk geldi. Konsey, iki ülke arasındaki ticari sorunları müzakere etmek ve çözüm üretmek üzere kurulmuştu. Ancak şimdiye kadar somut bir ilerleme kaydedilememişti. Büyükelçinin bu çağrısı, müzakerelere ivme kazandırmayı hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin’in bu hamlesi, sadece ABD ile ilişkileri değil, küresel ticaret dengelerini de etkileyebilir. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023’te yaklaşık 600 milyar dolar seviyesindeydi. Gümrüksüz mal limitinin 10 kat artırılması, bu hacmin önemli bir kısmını kapsayacaktır. Özellikle makine, elektronik ve tüketim malları gibi sektörlerdeki ticaretin canlanması bekleniyor.
Öte yandan, bu öneri ABD’nin Çin’e yönelik teknoloji kısıtlamalarıyla çelişiyor. Washington, özellikle yarı iletken ve yapay zeka alanlarında Pekin’e yaptırımlar uyguluyor. Xie Feng’in çağrısı, bu alanları kapsamıyor; sadece hassas olmayan malları içeriyor. Bu nedenle önerinin ABD yönetimi tarafından nasıl karşılanacağı belirsiz.
Asya-Pasifik bölgesinde, Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşı Japonya, Güney Kore ve ASEAN ülkelerini de etkiliyor. Önerinin kabul edilmesi halinde, bölgedeki tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması ve ticaret akışlarının hızlanması mümkün. Ancak bazı analistler, bunun siyasi bir manevra olduğunu ve uzun vadede ticaret savaşını sona erdirmeyeceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-ABD ticaret geriliminin yumuşaması, küresel ticaret hacmini artırarak Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilere dolaylı fayda sağlayabilir. Özellikle Çin’in ithalat talebindeki artış, Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak ABD’nin Çin’e yönelik teknoloji kısıtlamalarının sürmesi, Türkiye’nin Çin ile teknoloji transferi ve savunma sanayi işbirliklerini sınırlayabilir. Bu gelişme, Türkiye’nin dış ticaret stratejisinde Çin’e alternatif pazarlar arayışını hızlandırabilir. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticaretin normalleşmesi, küresel enflasyon baskılarını hafifleterek Türkiye’nin ithalat maliyetlerini düşürebilir.