Çin’in hizmet sektörü faaliyeti, haziran ayında özel bir ankete göre beklenenden daha az bir yavaşlama göstererek ülkenin ekonomik ivmesinin toparlanmakta olduğuna dair işaretleri güçlendirdi. S&P Global ve Caixin Media tarafından hazırlanan Caixin Hizmet PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi), haziranda 51,2 seviyesine gerileyerek mayıstaki 54,0’dan düşüş kaydetti ancak piyasa beklentisi olan 50,5’in üzerinde kaldı. 50’nin üzerindeki değerler sektörde genişlemeye işaret ediyor. Bu veri, Çin ekonomisinin ikinci çeyrekte toparlanma sinyalleri verdiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı: Sektörel detaylar ve istihdam
Caixin Hizmet PMI bileşenlerine bakıldığında, yeni siparişlerdeki büyüme hızının yavaşladığı ancak hâlâ genişleme bölgesinde kaldığı görüldü. İstihdam alt endeksi ise altı ay aradan sonra ilk kez genişleme bölgesine geçerek 50 eşiğini aştı. Bu, hizmet sektörü firmalarının işe alımları artırdığına işaret ediyor. Öte yandan, girdi maliyetleri enflasyonu yükselmeye devam ederken, firmalar fiyatları sınırlı ölçüde artırabildi. Ankete katılan firmalar, genel talep koşullarının iyileştiğini ancak pandemi sonrası toparlanmanın dengesiz seyrettiğini belirtti.
Çin hükümeti, ekonomiyi canlandırmak için bu yılın başlarından itibaren çeşitli teşvik önlemleri uygulamaya koydu. Bunlar arasında faiz indirimleri, emlak piyasasını destekleyici adımlar ve altyapı yatırımlarının hızlandırılması yer alıyor. Ancak konut sektöründeki kriz ve zayıf tüketici güveni, toparlanmanın önündeki en büyük engeller olarak görülüyor. Hizmet sektörü, Çin GSYH’sinin yaklaşık %55’ini oluşturarak ekonominin en büyük parçası konumunda; bu nedenle PMI verileri büyüme trendi hakkında önemli ipuçları veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Çin ekonomisi ve dünya ticareti
Çin’in hizmet sektöründeki ılımlı toparlanma, küresel ekonomi için de olumlu bir sinyal olarak yorumlanıyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi, uluslararası ticaretin canlanmasında kilit rol oynuyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki ticaret ortakları, Çin’den gelen talebin artmasıyla ivme kazanabilir. Bununla birlikte, ABD ve Avrupa Birliği ile ticari gerilimler, Çin’in ihracatını olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Jeopolitik riskler ve tedarik zinciri sorunları, toparlanmanın sürdürülebilirliği konusunda belirsizlik yaratıyor. IMF, Nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporunda Çin için 2024 büyüme tahminini %5,0 olarak korudu ancak aşağı yönlü risklere dikkat çekti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ekonomisindeki toparlanma sinyalleri, Türkiye için dolaylı ancak önemli yansımalar taşıyor. Çin, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olup, özellikle ara malı ve hammadde ithalatında kritik rol oynuyor. Büyüyen Çin talebi, Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar yaratabilir. Öte yandan, Çin’in yavaşlamasının küresel emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturması, Türkiye’nin ithalat maliyetlerini düşürebilir. Ancak Çin ile yaşanan ticaret dengesizliği ve korumacılık riskleri, Türkiye’nin dış ticaret politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor.