Çin’de 70 yıldır uygulanan hane kayıt sistemi (hukou) reformunda önemli bir adım atıldı. Eylül ayında Wang Ming’in 12 yaşındaki oğlu, Pekin’deki evinden 120 kilometre uzaklıkta bir şehirde okula başlamak zorunda kalacak. Aslen kuzeydoğu Çinli olan Wang ve eşi, 20 yılı aşkın süredir Pekin’de yaşıyor. İkisi de bir banka ve sigorta şirketinde çalışıyor olmalarına rağmen, kentsel hukou alamadıkları için çocukları Pekin’deki devlet okullarına kayıt yaptıramıyor. Bu durum, milyonlarca göçmen aileyi etkileyen ve hükümetin reform vaatlerine rağmen süregelen bir sorun.
Reform Planı ve Yerel Direnç
Çin hükümeti, 300'den fazla şehirde kentsel hukou kısıtlamalarını kaldırmayı planlıyor. Mayıs ayında açıklanan reform paketi, 3 milyondan az nüfusa sahip şehirlerde kayıt sistemini tamamen kaldırmayı, 3-5 milyon arası şehirlerde ise koşulları gevşetmeyi hedefliyor. Wuhan ve Hangzhou gibi büyük şehirlerde yalnızca üniversite mezunlarına kısıtlı erişim sağlanıyor. Ancak Pekin, Şanghay, Guangzhou ve Shenzhen gibi süper şehirler, nüfus baskısı ve altyapı yetersizliği gerekçesiyle reform dışı tutuluyor.
Yerel yönetimler, reformun sağlık, eğitim ve emeklilik gibi sosyal hizmetler üzerindeki mali yükünü gerekçe göstererek direniyor. Özellikle, hukou sahibi olmayan göçmenlerin kentsel hizmetlere erişiminin genişlemesi, belediyelerin bütçelerini zorluyor. Nanjing Üniversitesi'nden Profesör Chen Jie, “Yerel yönetimler reforma sıcak bakmıyor çünkü artan maliyetleri karşılayacak kaynakları yok. Pekin’den gelen talimatlar ile yerel gerçekler arasında ciddi bir uçurum var” diyor.
Reformun Sosyal ve Ekonomik Boyutu
Hukou sistemi, Çin’de kentli-köylü ayrımını derinleştiriyor. Ülkedeki 900 milyon kentsel nüfusun yüzde 40'ından fazlası, yaşadığı şehrin resmi kaydına sahip değil. Bu durum, göçmen işçilerin düşük ücretli işlerde çalışmasına ve sosyal güvenceden yoksun kalmasına yol açıyor. Reform savunucuları, sistemin değişmesinin tüketimi artıracağını, işgücü piyasasını canlandıracağını ve şehirleşmeyi hızlandıracağını savunuyor. Dünya Bankası verilerine göre, Çin’de şehirleşme oranı yüzde 60 seviyesinde ancak kentsel hukou sahipliği yüzde 45’te kalıyor.
Küresel boyutta ise reform, Çin’in iç talebi canlandırma hedefleriyle örtüşüyor. Uzun vadede, göçmenlerin kentlerde kalıcı hale gelmesiyle konut, eğitim ve sağlık harcamalarının artması bekleniyor. Ancak mevcut direnç, reformun tam anlamıyla uygulanmasını geciktirebilir. Ekonomistler, “Reformun başarısı, merkezi hükümetin yerel yönetimlere mali transferleri artırmasına bağlı” yorumunu yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin’in hukou reformu, Türkiye’nin kırdan kente göç ve kentleşme politikaları için dolaylı bir ders niteliği taşıyor. Türkiye’de de büyükşehirlerdeki nüfus yoğunluğu ve altyapı yetersizlikleri benzer tartışmalara yol açıyor. Ancak Çin’in reformu, küresel tedarik zincirlerindeki Çin’in rolünü etkileyebilir; bu da Türkiye’nin ihracat ve ithalat dengelerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Çin’in iç talebini canlandırması, emtia fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı yapabilir. Türkiye, Çin’den ithal ettiği ürünlerde fiyat artışı veya tedarik gecikmesi riskine karşı hazırlıklı olmalıdır.