Çin hükümeti, kamuoyunu yönlendirmek ve ideolojik çalışmaları güçlendirmek amacıyla yapay zeka (YZ) teknolojisini kullanarak kısa formatlı videolar ve mikro dramalar üretimini hızla artırıyor. Pekin yönetimi, teknolojinin ideolojik işlevini vurgulayan direktifler doğrultusunda, YZ destekli içerik üretimini propaganda kampanyalarının merkezine yerleştirmiş durumda. Bu hamle, Çin'in dijital iletişim stratejisinde önemli bir dönüşümü işaret ediyor.
Çin'in YZ Destekli Propaganda Stratejisi
Çin Devlet Konseyi ve İletişim Bakanlığı'nın son yıllarda yayımladığı yönergeler, yapay zekanın kamuoyu yönlendirmede kullanılmasını teşvik ediyor. Özellikle 2023'te duyurulan "Yapay Zeka ve Medya Entegrasyonu" planı, devlet medya kuruluşlarının YZ araçlarını kullanarak içerik üretim kapasitesini artırmasını öngörüyor. Bu kapsamda, Çin Merkez Televizyonu (CCTV) ve Xinhua gibi kurumlar, otomatik video üretim sistemlerine yatırım yapıyor. YZ, kısa video senaryoları yazmak, görsel efektler oluşturmak ve hatta seslendirme yapmak için kullanılıyor. Böylece, geleneksel yöntemlere göre çok daha hızlı ve düşük maliyetle propaganda içeriği üretilebiliyor.
Mikro dramalar, genellikle 1-3 dakika arasında değişen, duygusal yoğunluğu yüksek ve hızlı tüketilen içerikler olarak öne çıkıyor. Çin'de son dönemde popülerleşen bu format, YZ ile birleştiğinde, belirli mesajları geniş kitlelere ulaştırmak için etkili bir araç haline geliyor. Örneğin, pandemi döneminde YZ ile üretilen kısa videolar, maske kullanımı ve aşı teşviki gibi konularda kamuoyunu bilgilendirmek için kullanılmıştı. Şimdi ise benzer yöntemler, ekonomik kalkınma, sosyal uyum ve millî birlik temalarını işlemek için devreye alınıyor.
Çin'in bu stratejisi, yalnızca yurt içiyle sınırlı değil. Yurt dışına yönelik propaganda faaliyetlerinde de YZ destekli mikro dramalar kullanılıyor. Özellikle Kuşak ve Yol Girişimi ülkelerinde, Çin'in kalkınma modelini ve dostane imajını pekiştirmek amacıyla bu içerikler sosyal medya platformlarında paylaşılıyor. Çin Dışişleri Bakanlığı'na bağlı kuruluşlar, YZ ile üretilen videoları yerel dillere çevirerek hedef kitlelere ulaştırıyor. Bu yöntem, geleneksel propaganda yöntemlerine göre daha az dikkat çekici ve daha samimi bir ton sunuyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Çin'in YZ destekli propaganda hamlesi, küresel medya ve bilgi savaşları bağlamında önemli sonuçlar doğurabilir. Batılı ülkeler, Çin'in dezenformasyon ve bilgi manipülasyonu kapasitesini artırmasından endişe ediyor. Özellikle Tayvan, Hong Kong ve Sincan gibi hassas konularda, YZ ile üretilen içeriklerin uluslararası kamuoyunu etkileme potansiyeli bulunuyor. ABD ve Avrupa Birliği, Çin kaynaklı YZ içeriklerine karşı farkındalık oluşturma ve doğrulama mekanizmalarını güçlendirme çabasında. Ancak Çin, bu tür eleştirileri "Batı'nın çifte standardı" olarak nitelendiriyor ve kendi medya politikalarının meşru olduğunu savunuyor.
Öte yandan, YZ'nin propaganda amaçlı kullanımı, teknolojik etik ve düzenleme tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Çin, 2023'te yürürlüğe giren "Üretken Yapay Zeka Hizmetlerinin Yönetimi" yönetmeliği ile YZ içeriklerinin denetimini sıkılaştırmıştı. Bu düzenleme, YZ tarafından üretilen içeriklerin "sosyalist çekirdek değerler" ile uyumlu olmasını şart koşuyor. Dolayısıyla, mikro dramaların içeriği de bu çerçevede şekilleniyor. Uzmanlar, bu tür içeriklerin uzun vadede Çin'in yumuşak gücünü artırabileceğini, ancak aşırı kontrolün yaratıcılığı kısıtlayabileceğini belirtiyor.
Türkiye gibi ülkeler açısından, Çin'in bu hamlesi, dijital diplomasi ve kamu diplomasisi stratejileri için bir örnek teşkil edebilir. Ancak aynı zamanda, YZ ile üretilen içeriklerin doğruluğu ve şeffaflığı konusunda uluslararası işbirliğinin önemini de ortaya koyuyor. Türkiye, kendi kamu diplomasisinde YZ araçlarından yararlanırken, dezenformasyonla mücadele için bağımsız doğrulama platformlarına yatırım yapmayı sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in YZ destekli mikro dramalarla kamuoyunu şekillendirme stratejisi, Türkiye için iki açıdan önem taşıyor: Birincisi, Türkiye de kendi kamu diplomasisinde ve yurt içi iletişimde YZ teknolojilerinden yararlanma potansiyeline sahip. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu Türkiye'de, kısa video formatları etkili bir araç olabilir. İkincisi, Çin'in bu alandaki deneyimi, dezenformasyon ve bilgi güvenliği konusunda Türkiye'nin dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Türkiye, NATO ve AB ile işbirliği içinde YZ içeriklerinin şeffaflığı ve doğrulanması için uluslararası standartların geliştirilmesinde rol alabilir. Ayrıca, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin ile artan ekonomik ilişkiler, Türkiye'nin bu tür içeriklere maruz kalma olasılığını artırıyor. Bu nedenle, medya okuryazarlığı ve dijital farkındalık programları güçlendirilmeli.