Çin, küresel ilaç tedarik zincirinde artan ekonomik nüfuzuyla ABD'nin biyomedikal endüstrisindeki liderliğini tehdit ediyor. Uzmanlara göre Pekin, aktif farmasötik bileşenlerden (API) nihai ilaç ürünlerine kadar pek çok alanda üretim kapasitesini genişleterek Batılı ülkeleri kendine bağımlı hale getiriyor. ABD'li yetkililer, bu durumun ulusal güvenlik riski oluşturduğu uyarısında bulunurken, düzenleyici çerçevelerin güçlendirilmesi ve yerli altyapıya yatırım yapılması çağrısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Son on yılda Çin, dünya ilaç üretiminde kilit bir oyuncu haline geldi. Ülke, küresel API üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını ve birçok jenerik ilacın hammaddesinin yüzde 80'inden fazlasını karşılıyor. COVID-19 pandemisi sırasında Çin'in tedarik zincirindeki kritik rolü daha da belirginleşti; aşı bileşenlerinden solunum cihazlarına kadar pek çok ürün Çin'den tedarik edildi.
ABD merkezli düşünce kuruluşları, Çin'in bu avantajı stratejik bir araç olarak kullandığını belirtiyor. Örneğin, 2021'de Çin, ABD'ye ihraç edilen bazı ilaç hammaddelerine kısıtlama getirerek fiyatları yükseltti ve arz sıkıntısı yarattı. Uzmanlar, bu tür hamlelerin ABD'nin ilaç güvenliğini tehdit ettiğini ve Çin'e karşı bağımlılığı azaltmak için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin'in ilaç sektöründeki yükselişi sadece ABD'yi değil, tüm Batılı ülkeleri etkiliyor. Avrupa Birliği, kritik ilaçlarda Çin'e olan bağımlılığı azaltmak için kendi üretim tesislerini kurma planlarını hızlandırdı. Ancak bu süreç yıllar alabilir. Bu arada Çin, Asya-Pasifik bölgesinde de ilaç ticaretinde hakimiyetini artırıyor; Hindistan ve Güney Kore gibi ülkeler Çin hammaddelerine bağımlı durumda.
Küresel düzeyde, Çin'in ilaç sektöründeki kontrolü, jeopolitik gerilimleri derinleştirme potansiyeli taşıyor. Özellikle Tayvan ve Güney Çin Denizi gibi hassas konularda Çin, ilaç tedarikini stratejik bir koz olarak kullanabilir. ABD'nin Biyomedikal Gelişmiş Araştırma ve Geliştirme Kurumu (BARDA) gibi kuruluşlar, yerli üretimi teşvik etmek için yeni fonlar oluşturmayı değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki ilaç tedarik rekabeti, Türkiye için hem tehdit hem fırsat oluşturuyor. Türkiye, ilaç hammaddelerinde büyük ölçüde ithalata bağımlı ve bu ithalatın önemli bir kısmı Çin'den geliyor. Olası bir tedarik krizi, Türk ilaç piyasasında fiyat artışlarına ve arz sıkıntısına yol açabilir. Ancak bu durum, Türkiye'nin yerli ilaç üretimini artırması ve Batılı ülkelerle alternatif tedarik zincirleri kurması için bir fırsat da sunuyor. Ayrıca Türkiye, jeopolitik konumu sayesinde Avrupa ve Asya arasında bir ilaç lojistik merkezi haline gelebilir. Bu nedenle, hükümetin ilaçta dışa bağımlılığı azaltacak stratejik yatırımları hızlandırması kritik önem taşıyor.