Çin'de 2021 yılında yürürlüğe giren özel ders yasağı, resmi eğitim sistemini dönüştürmek yerine kaçak bir ders piyasası yarattı. Pekin yönetiminin "çift azaltma" politikası kapsamında getirilen düzenleme, milyarlarca dolarlık özel ders sektörünü hedef alırken, ailelerin çocuklarını sınavlara hazırlama çabasını ortadan kaldırmadı; yalnızca yeraltına itti. Sonuç: Akademik sistem daha adaletsiz ve hâlâ baskı dolu.
Yasağın Arka Planı ve Amacı
Çin hükümeti, Temmuz 2021'de açıkladığı ve kamuoyunda "çift azaltma" olarak bilinen politikayla, zorunlu eğitim çağındaki öğrencilere yönelik ders dışı akademik takviye kurslarını yasakladı. Karar, eğitim maliyetlerinin aileler üzerindeki yükünü azaltmak, doğum oranını teşvik etmek ve özel ders şirketlerinin piyasa gücünü kırmak gibi gerekçelerle savunuldu. Özellikle 2021'de Çin'in nüfus artış hızındaki düşüş ve gençler arasındaki işsizlik endişeleri, politikanın arkasındaki itici güçler arasındaydı.
Yasakla birlikte, New Oriental, TAL Education gibi dev eğitim şirketlerinin hisseleri çakıldı; sektörde yüz binlerce kişi işini kaybetti. Ancak hükümetin hedeflediği "eğitimde fırsat eşitliği" bir türlü sağlanamadı. Çünkü talep ortadan kalkmamıştı: Çin'in rekabetçi üniversite giriş sınavı Gaokao, aileler için hâlâ hayati bir eşik. Bu nedenle veliler, yasak dinlemeden çocuklarını gizli derslere yönlendirmeye başladı.
Kara Piyasanın Yükselişi
Yasağın yürürlüğe girmesinden bu yana, özel dersler lüks rezidanslarda, kafelerde, hatta öğretmenlerin evlerinde yapılıyor. Bazı öğretmenler, "ev ziyareti" veya "danışmanlık" adı altında yüksek ücretlerle ders veriyor. Şanghay, Pekin ve Shenzhen gibi büyük şehirlerde saatlik özel ders ücretleri 500-1000 yuan (yaklaşık 70-140 dolar) arasında değişiyor; bu da yalnızca varlıklı ailelerin erişebileceği bir seviye. Orta ve düşük gelirli aileler ise bu hizmetlerden mahrum kalıyor.
Kara piyasa, denetimden kaçmak için çeşitli yöntemler geliştirdi: Dersler çevrimiçi platformlarda şifreli toplantılarla veriliyor, ödemeler kripto para veya nakit ile yapılıyor. Bazı öğretmenler, öğrencilere "yaz kampı" veya "sanat atölyesi" kisvesi altında akademik içerik sunuyor. Yetkililer zaman zaman baskınlar düzenleyip cezalar kesiyor, ancak arz ve talep dinamiği yasağı delmeye devam ediyor.
Sistem Daha Adaletsiz, Baskı Sürüyor
Yasak öncesinde, özel dersler nispeten yaygın ve fiyatlar görece erişilebilirdi. Bugün ise dersler karaborsaya kaydığı için fiyatlar arttı ve yalnızca zengin aileler çocuklarına bu imkânı sunabiliyor. Bu durum, eğitimde sosyoekonomik uçurumu derinleştiriyor. Devlet okullarında öğretmenler, müfredatı yetiştirmekte zorlanırken, öğrenciler arasındaki başarı farkı büyüyor. Ayrıca, yasağa rağmen öğrencilerin ders yükü hafiflemedi; aksine, okul sonrası etütler ve gizli derslerle daha da ağırlaştı.
Hükümet, okullarda ek destek programları başlatarak açığı kapatmaya çalışsa da bu programlar genellikle yetersiz kalıyor ve kaliteli öğretmen bulmakta zorlanıyor. Özel ders yasağı, Çin'in eğitim sistemindeki temel sorunları çözmedi; sadece görünürdeki piyasayı yok etti. Uzmanlar, köklü reform yapılmadıkça kara piyasanın büyümeye devam edeceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in eğitim politikası, yalnızca ülke içinde değil, küresel eğitim piyasasında da yankı uyandırıyor. Batılı ülkelerde özel ders sektörü pandemi sonrası büyüdü; Çin'deki yasak, uluslararası eğitim şirketlerinin Çin pazarındaki faaliyetlerini sınırladı. Öte yandan, Çinli öğrencilerin yurt dışı eğitim talebi artabilir. Güneydoğu Asya'da ise benzer düzenlemelerin tartışılmasına yol açtı. Eğitimde fırsat eşitliği arayışı, otoriter yönetimler için bir kontrol aracı haline gelirken, piyasa mekanizmalarının yasa dışı yollarla da olsa nasıl işlediğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in özel ders yasağı deneyimi, Türkiye'nin eğitim politikaları için ders niteliğinde. Türkiye'de de özel ders ve etüt merkezleri yoğun talep görüyor; benzer bir yasak, kayıt dışı ekonomiyi büyütebilir ve eğitimde eşitsizliği artırabilir. Ayrıca, Çin'deki kara piyasa, Türk eğitim teknolojisi şirketleri ve online platformlar için yeni iş birlikleri fırsatı yaratabilir. Ancak asıl ders, arzı yasaklamanın talebi ortadan kaldırmadığı; aksine yeraltına ittiğidir. Türkiye, eğitim reformlarında bu tuzağa düşmemeli.