Çin'de binlerce yıldır süregelen klasik metinleri ezberleme geleneği, ülkenin hızlı modernleşme ve kültürel dönüşüm sürecine rağmen eğitim sistemindeki yerini koruyor. Geleneksel Çin eğitiminin temel taşı olan ezber yöntemi, Konfüçyüsçü metinlerden günümüz matematik formüllerine kadar geniş bir yelpazede uygulanıyor. Uzmanlar, bu yöntemin öğrencilerin disiplin kazanmasına ve bilişsel temelleri sağlamlaştırmasına yardımcı olduğunu belirtirken, eleştirmenler ise yaratıcılığı körelttiği görüşünde. Çin hükümeti, son yıllarda yaratıcı düşünceyi teşvik eden reformlar yapmış olsa da, ezberci eğitim pratikte hala yaygın. Peki, Çin neden bu kadim yönteme hâlâ sıkı sıkıya bağlı?
Ezberin tarihsel kökenleri
Çin'de ezberci eğitimin kökleri, MÖ 6. yüzyılda yaşamış filozof Konfüçyüs'e kadar uzanır. Konfüçyüs, öğrencilerine 'Dört Kitap' ve 'Beş Klasik' olarak bilinen temel metinleri ezberletirdi. Bu metinler, ahlaki değerleri, toplumsal düzeni ve devlet yönetimini anlatan öğretiler içeriyordu. Yüzyıllar boyunca Çinli bilginler, imparatorluk sınavlarına (keju) hazırlanırken bu metinleri ezberlerdi. Sınav sistemi, 1905 yılında kaldırılmış olsa da ezber alışkanlığı kültürel bir refleks haline geldi. Günümüzde Pekin Üniversitesi gibi prestijli kurumlarda dahi öğrencilerin tarih ve felsefe derslerinde Konfüçyüs metinlerini ezberlemeye devam ettiği görülüyor. Çin Eğitim Bakanlığı verilerine göre, ilkokul öğrencilerinin %85'i haftada en az bir kez ezber ağırlıklı ödev yapıyor. Bu oran, Tayvan ve Hong Kong gibi Çin kültürü etkisindeki bölgelerde de benzer seviyelerde.
Modern eğitimde ezberin yeri
Çin'in eğitim sistemi, uluslararası PISA sınavlarında üst sıralarda yer almasına rağmen, ezberci yöntemler sıkça eleştiriliyor. Shanghai ve Beijing gibi büyük şehirlerde okullar, öğrencilerin yabancı dil kelime listelerini, matematik formüllerini ve tarih derslerinde önemli olayları ezberlemesini zorunlu tutuyor. Özellikle İngilizce eğitiminde, kelime ezberleme uygulamaları yaygın. Çin'de faaliyet gösteren 'Baicizhan' gibi dil öğrenme uygulamaları, kullanıcıların günde ortalama 50-100 yeni kelime ezberlemesini hedefliyor. Ancak bu yöntemin eleştirilen yönleri de var. 2023 yılında yayımlanan bir araştırma, Çinli öğrencilerin eleştirel düşünme testlerinde Batılı meslektaşlarına göre daha düşük puan aldığını ortaya koydu. Buna karşın hükümet, 'Kaliteli Eğitim' politikası kapsamında yaratıcı düşünceyi teşvik eden ders saatlerini artırdı. Yine de, Gaokao (üniversite giriş sınavı) gibi yüksek riskli sınavların ezber gerektiren soru ağırlığı, okulların bu yöntemden vazgeçmesini engelliyor.
Küresel perspektif: Doğu ve Batı arasında bir köprü mü?
Ezberci eğitim yalnızca Çin'e özgü değil; Japonya, Güney Kore ve Singapur gibi diğer Doğu Asya ülkeleri de benzer yöntemlere başvuruyor. Ancak Çin'in bu konudaki ısrarı, ülkenin 'yeni bir kültürel devrim' arayışıyla ilgili olabilir. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, sık sık 'Çin rüyası' ve 'kültürel güven' vurgusu yaparak geleneksel değerlere dönüş çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda, klasik metinlerin ezberlenmesi, genç nesillere Çin kültürünü aşılamanın bir yolu olarak görülüyor. Uluslararası alanda ise ezberin etkililiği tartışmalı. UNESCO, 2019 yılında yayımladığı bir raporda, ezberci öğrenmenin derin öğrenmeye katkı sağlamadığını belirtirken, Harvard Üniversitesi araştırmacıları ise belirli alanlarda (örneğin dil öğrenimi) ezberin faydalı olduğunu savunuyor. Çin'in bu yöntemi terk etmemesinin ardında, ülkenin eğitim sisteminin hala büyük ölçüde sınav odaklı olması yatıyor. 2022 yılı itibarıyla Çin'de 10 milyondan fazla öğrenci Gaokao'ya girdi; bu sınavda başarılı olmanın yolu, ezber gerektiren soruları doğru cevaplamaktan geçiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de ezberci eğitim yöntemleri uzun yıllardır tartışma konusu. Çin'in bu yöntemi hala yoğun biçimde kullanması, Türk eğitim sistemi için bir referans noktası olabilir. Ancak Çin'in deneyimi, ezberin eleştirel düşünme ve yaratıcılık üzerindeki olumsuz etkilerini de gösteriyor. Türkiye, PISA sıralamalarında Çin'in gerisinde kalırken, eğitim reformlarını bu iki uç arasında denge kurarak şekillendirebilir. Ayrıca, Çin'deki ezbere dayalı İngilizce öğretimi, Türkiye'deki dil eğitimine ışık tutabilir. Türkiye'nin, kültürel mirasını korurken 21. yüzyıl becerilerini geliştiren bir eğitim modeli oluşturması açısından Çin deneyimi önemli dersler içeriyor.