Himalayalar'ın eteklerinde yaşanan şiddetli ani seller, Nepal ve Tibet'te en az 359 kişinin ölümüne yol açarken, onlarca kişi hâlâ kayıp. Bölgede arama kurtarma ekipleri, çamur ve enkaz altında kalanları çıkarmak için zamana karşı yarışıyor. Yetkililer, önümüzdeki saatlerde başka bir buzul gölünün daha patlayabileceği uyarısında bulunarak, yardım çabalarının hızlandırılmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor. Felaket, yalnızca can kaybına değil, aynı zamanda yüzlerce evin yıkılmasına, köprülerin ve yolların süpürülmesine de neden oldu.
Sellerin Ardından Büyük Yıkım
Geçtiğimiz Cuma gecesi başlayan ve saatler içinde şiddetini artıran ani seller, Nepal'in başkenti Katmandu'nun doğusundaki dağlık bölgeleri ve Tibet'in güneyindeki valilikleri vurdu. Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, ülke genelinde en az 228 kişi hayatını kaybetti, 28 kişi ise hâlâ kayıp. Tibet tarafında ise ölü sayısının 131'e yükseldiği, onlarca kişinin de kayıp olduğu bildiriliyor.
Sel suları, birçok yerleşim yerini saniyeler içinde etkisi altına aldı. Görgü tanıkları, köylerin adeta bir anda sular altında kaldığını, insanların evlerinin çatılarına çıkarak yardım beklediğini aktardı. Nepal ordusu ve polisi, helikopterler ve lastik botlarla binlerce kişiyi güvenli bölgelere tahliye etti. Ancak yolların ve köprülerin büyük bölümünün kullanılamaz hale gelmesi, özellikle ücra dağ köylerine ulaşımı güçleştiriyor. Yetkililer, temiz içme suyu ve gıda tedarikinin sağlanması konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını, salgın hastalık riskine karşı da acil önlemler alındığını belirtiyor.
Hindistan Meteoroloji Dairesi'nin uydu görüntüleri, bölgedeki birçok buzul gölünün hacminin son yıllarda arttığını gösteriyor. Bu göllerden biri olan ve Tibet'in Nyalam ilçesinde bulunan bir buzul gölünün, artan su basıncı nedeniyle önümüzdeki günlerde patlayabileceği uyarısı yapıldı. Nepal hükümeti, olası bir patlama durumunda aşağı havzadaki yerleşim yerlerinin tahliyesi için hazırlık yapmaya başladı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle Himalayalar'daki buzulların hızla eridiğini ve bu tür doğal afetlerin gelecekte daha sık yaşanabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Bu felaket, yalnızca Nepal ve Tibet'i değil, aynı zamanda bölgenin tamamını etkileyen bir insani krize dönüşme potansiyeli taşıyor. Hindistan'ın kuzeydoğu eyaletleri ve Bangladeş'in bazı bölgeleri de sel sularından olumsuz etkilenebilir. Özellikle Kosı Nehri üzerindeki barajların güvenliği, olası bir göl patlaması durumunda yeniden gündeme gelebilir. Nepal, Çin ve Hindistan arasındaki sınır bölgelerinde yaşanan bu tür doğal afetler, ülkeler arası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Çin, Tibet'e yardım göndermek için hava ve kara yoluyla sevkiyat başlatırken, Nepal de uluslararası toplumdan yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler, bölgeye acil insani yardım ekipleri gönderilmesi için koordinasyon çalışmalarına başladı. Öte yandan, bu felaketin bölgesel ekonomik etkileri de uzun vadeli olabilir; turizm gelirleri düşebilir, altyapı onarım maliyetleri milyarlarca doları bulabilir. Bölge ülkelerinin, iklim değişikliğinin yol açtığı risklere karşı ortak bir erken uyarı sistemi ve afet yönetimi stratejisi geliştirmesi gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Himalayalar'daki bu doğal afet, Türkiye'nin afet yönetimi ve uluslararası insani yardım kapasitesini hatırlatıyor. Türkiye, geçmişte Pakistan, Bangladeş ve Afrika'daki sel felaketlerine gönderdiği yardımlarla dikkat çekmişti. Bu çerçevede, Nepal ve Tibet'e yönelik benzer bir yardımın koordine edilmesi, Türkiye'nin küresel insani diplomasisinde yeni bir sınav alanı olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin deprem ve sel gibi doğal afetlere karşı geliştirdiği teknolojiler (örneğin, insansız hava araçları, arama kurtarma ekipmanları) bu tür bölgelerde kullanılabilecek potansiyele sahiptir. İklim değişikliğine bağlı afetlerin artması beklentisi, Türkiye'nin de dahil olduğu bölgesel iş birliklerinin önemini artırmaktadır.