Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 20 Haziran 2019 Perşembe günü Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'a resmi bir ziyaret için geldi. Xi'nin bu ziyareti, yedi yıl aradan sonra gerçekleşen ilk Çin-Kuzey Kore zirvesi olma özelliğini taşıyor. Ziyaret, hem ikili ilişkiler hem de bölgesel jeopolitik dengeler açısından büyük yankı uyandırdı. İki ülke, ABD ile yaşadıkları ayrı ayrı anlaşmazlıklar nedeniyle geleneksel müttefiklik ilişkilerini yeniden canlandırmayı hedefliyor.
Ziyaretin arka planı ve stratejik önemi
Xi Jinping'in Kuzey Kore ziyareti, 2005 yılından bu yana bir Çin devlet başkanının Kuzey Kore'ye yaptığı ilk ziyaret olarak kayıtlara geçti. Bu ziyaret, Çin'in Kore Yarımadası'ndaki nüfuzunu pekiştirme ve ABD'nin bölgedeki etkisine karşı bir denge unsuru oluşturma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle ABD-Çin ticaret savaşının tırmandığı ve Kuzey Kore'nin nükleer müzakerelerde ABD ile anlaşmazlık yaşadığı bir dönemde gerçekleşen bu ziyaret, iki ülkenin ortak çıkarlarını yeniden tanımlama fırsatı sunuyor.
Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticaret ortağı ve ekonomik destekçisi konumunda. Birleşmiş Milletler yaptırımlarına rağmen Çin, Kuzey Kore ile ticaretini sürdürüyor ve ülkeye önemli miktarda petrol, gıda ve diğer temel ihtiyaç maddeleri sağlıyor. Xi'nin ziyareti sırasında ekonomik iş birliği anlaşmalarının yanı sıra, altyapı projeleri ve enerji yardımı konularında da mutabakat sağlanması bekleniyor.
Küresel ve bölgesel boyut: ABD ve müttefiklerine mesaj
Xi Jinping'in Pyongyang ziyareti, Washington yönetimine açık bir mesaj niteliği taşıyor. Çin, ABD'nin Asya'daki müttefikleriyle (Japonya, Güney Kore) ve özellikle Tayvan ile ilişkilerini güçlendirmesine karşılık olarak, Kuzey Kore'yi bir koz olarak kullanıyor. Aynı zamanda, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ABD ile nükleer müzakerelerde elini güçlendirmek için Çin'in desteğine ihtiyaç duyuyor. Ziyaret, Kore Yarımadası'nda barış sürecine katkı sağlayabileceği gibi, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı ortak bir duruş sergilenmesine de zemin hazırlıyor.
Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde gerçekleşen bu ziyaret, aynı zamanda Çin'in küresel bir güç olarak kendi ittifak sistemini kurma çabasının bir parçası. Pekin, Moskova ile yakınlaşırken, Pyongyang'ı da bu eksene dahil etmeye çalışıyor. Uzmanlar, Xi'nin ziyaretinin ardından Kuzey Kore'nin Rusya'ya askeri destek sağlama olasılığına dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki dengeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Çin'in Kuzey Kore ile ittifakını güçlendirmesi, ABD'nin bölgedeki müttefikleriyle (Güney Kore, Japonya) ilişkilerinde gerilime yol açabilir ve bu durum dolaylı olarak Türkiye'nin NATO yükümlülüklerini etkileyebilir. Ayrıca, Çin'in artan bölgesel nüfuzu, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkaslar'daki politikalarını da şekillendirebilir. Ekonomik açıdan ise, Çin-Kuzey Kore yakınlaşması, Türkiye'nin Çin ile olan ticaret hacmine doğrudan etki etmese de, küresel tedarik zincirlerinde Çin'in elini güçlendirebilir.