Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması'na ait Liaoning uçak gemisi, 12 Mart 2025 Çarşamba günü bu yıl ikinci kez Batı Pasifik'e açılarak eğitim faaliyetlerine başladı. Geminin hareketliliği, ABD ve Japonya'nın genişletilmiş füze tatbikatı hazırlıklarıyla aynı döneme denk geliyor. Askeri uzmanlar, eşzamanlı tatbikatların Tayvan krizi senaryosuna ilişkin önemli işaretler taşıdığını belirtiyor. Liaoning'in Pasifik'e konuşlandırılması, Pekin'in deniz gücünü artırma ve bölgesel caydırıcılık mesajı verme çabasının son halkası olarak yorumlanıyor.
Liaoning'in Pasifik yolculuğu ve bölgesel tatbikatlar
Liaoning uçak gemisi, Çin'in ilk uçak gemisi olarak 2012 yılında hizmete girmişti. Gemi, geçtiğimiz aylarda Doğu Çin Denizi'nde ve Güney Çin Denizi'nde çeşitli eğitimler gerçekleştirdi. Bu kez Batı Pasifik'e yapılan konuşlandırma, geminin yıl içindeki ikinci Pasifik görevi olma özelliği taşıyor. Çin Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, eğitimler rutin program kapsamında ve uluslararası hukuka uygun olarak icra ediliyor. Ancak gözlemciler, tatbikatın zamanlamasının tesadüf olmadığını vurguluyor.
ABD ve Japonya, önümüzdeki günlerde Okinawa çevresinde ve Japon ana adalarının batısında ortak füze savunma tatbikatı düzenlemeye hazırlanıyor. Bu tatbikat, geçmiş yıllara kıyasla daha geniş kapsamlı olacak ve hipersonik füze savunma sistemlerinin yanı sıra denizaltı savar savaş unsurlarını da içerecek. Japonya Savunma Bakanlığı, tatbikatın yıllık plan dahilinde olduğunu ve belirli bir ülkeye yönelik olmadığını savunuyor. Yine de Çin'in Liaoning hamlesi, askeri uzmanlarca bir karşı hamle olarak değerlendiriliyor.
Tayvan Boğazı'ndaki gerilim son aylarda artmış durumda. Çin, Tayvan'ı kendi toprağı olarak görüyor ve ada çevresinde düzenli olarak askeri tatbikatlar yapıyor. ABD ise Tayvan'a silah satışlarını sürdürüyor ve adanın savunmasına destek veriyor. Liaoning'in Pasifik'e açılması, olası bir Tayvan krizinde Çin'in denizden gelebilecek müdahalelere karşı hazırlıklı olduğunu gösterme amacı taşıyor. Uzmanlar, bu tür konuşlandırmaların Çin'in deniz caydırıcılığını güçlendirdiğini ve bölgesel güç dengesini etkilediğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Pasifik, son yıllarda ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabetin merkez üssü haline geldi. Çin, deniz kuvvetlerini modernize ederek uçak gemisi filosunu genişletmeye çalışıyor. Halihazırda Liaoning ve Shandong olmak üzere iki uçak gemisi bulunan Çin, üçüncü gemisi Fujian'ı da test aşamasında. Bu genişleme, Pekin'in mavi sulara açılma ve küresel bir deniz gücü olma hedefinin parçası.
ABD ise Japonya, Avustralya ve diğer müttefikleriyle yaptığı tatbikatlarla Hint-Pasifik bölgesinde varlığını pekiştiriyor. Japonya, savunma bütçesini artırarak ve karşı saldırı kapasitesini geliştirerek bölgede daha aktif bir rol üstleniyor. ABD-Japonya ittifakı, Tayvan'ın güvenliği konusunda da ortak tutum sergiliyor. Son dönemde yapılan ortak açıklamalarda Tayvan Boğazı'nda barış ve istikrarın korunması vurgulanıyor. Çin, bu tür açıklamaları iç işlerine müdahale olarak nitelendiriyor ve sert tepki gösteriyor.
Liaoning'in konuşlandırılması, aynı zamanda Çin'in denizaltı savar harbi ve hava savunma kabiliyetlerini test etme fırsatı da sunuyor. Gemide bulunan J-15 savaş uçakları ve helikopterler, tatbikat sırasında çeşitli görevler icra edecek. Askeri analistler, bu tür eğitimlerin Çin donanmasının deneyim kazanması ve operasyonel hazırlık seviyesini artırması açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Liaoning uçak gemisini Batı Pasifik'e konuşlandırması, Asya-Pasifik'teki güç dengelerini etkileyen bir gelişme olarak Türkiye'nin küresel ve bölgesel stratejik hesaplamalarında dolaylı da olsa yansımalar yaratabilir. Türkiye, son yıllarda savunma sanayisinde önemli atılımlar yapmış ve özellikle İHA/SİHA teknolojilerinde küresel bir oyuncu haline gelmiştir. Çin'in deniz gücünü artırması ve uçak gemisi kapasitesini genişletmesi, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu orta ölçekli güçler için deniz güvenliği ve savunma planlaması açısından dikkate alınması gereken bir faktördür. Ayrıca, ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, Türkiye'nin hem NATO müttefikleriyle hem de Çin ile ekonomik ve savunma ilişkilerini dengelemesini gerektirebilir. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki çıkarları doğrultusunda çok kutuplu bir dünyada esnek ittifaklar geliştirme stratejisini sürdürecektir.