Dünyanın en kalabalık iki ülkesi Çin ve Hindistan, yaklaşık 2,8 milyarlık toplam nüfuslarına ve hızla büyüyen ekonomilerine rağmen, futbolun en büyük organizasyonu olan FIFA Dünya Kupası'na katılma konusunda sürekli başarısız oluyor. Her iki ülke de geniş genç nüfus potansiyeline ve artan yatırımlara sahip olmasına karşın, erkek milli takımları hiçbir zaman turnuvaya katılma hakkı kazanamadı. Bu durum, spor ekonomisi ve altyapı yatırımları açısından önemli soruları gündeme getiriyor.
Futbol altyapısı ve kültürel engeller
Çin ve Hindistan'da futbol, diğer spor dalları karşısında popülerlik yarışında geride kalıyor. Çin'de basketbol, özellikle NBA'in etkisiyle gençler arasında daha yaygınken, Hindistan'da kriket adeta bir din haline gelmiş durumda. Hindistan Kriket Kontrol Kurulu (BCCI), yıllık gelirinin 2 milyar doları aştığı tahmin edilen bir endüstri yaratırken, Hindistan Futbol Federasyonu (AIFF) sınırlı bütçeyle çalışıyor. Çin'de ise devlet destekli futbol yatırımları, 2015'te başlatılan 'Çin Futbolunun Geliştirilmesi için Orta ve Uzun Vadeli Plan' çerçevesinde okullarda futbol eğitimi zorunlu hale getirilse de, altyapı eksiklikleri ve yolsuzluk sorunları devam ediyor. Son 10 yılda Çin Süper Ligi'ne yapılan milyarlarca dolarlık yatırım, milli takım performansına yansımadı.
Ayrıca, her iki ülkede de futbol altyapısı yetersiz. Çin'de 2020 itibarıyla sadece 100.000 kayıtlı futbolcu bulunurken, bu sayı Hindistan'da 1,5 milyon civarında. Ancak bu rakamlar, nüfusa oranlandığında oldukça düşük. Örneğin Almanya'da kayıtlı futbolcu sayısı 7 milyonu aşıyor. Altyapı yatırımları, saha sayısı ve antrenör kalitesi de benzer şekilde yetersiz. Hindistan'da sadece 5.000 civarında FIFA lisanslı antrenör bulunurken, Brezilya'da bu sayı 100.000'in üzerinde.
Küresel futbol ekonomisi ve rekabet
Küresel futbol piyasasında Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri, tarihsel altyapı ve kültürel miras sayesinde baskın konumda. Çin ve Hindistan'ın bu alana büyük yatırım yapmasına rağmen, kısa vadede sonuç alması zor görünüyor. FIFA Dünya Kupası'na katılım için Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) elemelerinde Japonya, Güney Kore, Avustralya gibi güçlü takımlarla rekabet etmek gerekiyor. Bu takımlar, düzenli olarak Dünya Kupası'na katılıyor ve futbol kültürü köklü. Çin ve Hindistan'ın genç yetenek geliştirme ve uluslararası deneyim eksikliği, aradaki farkı kapatmalarını engelliyor. Ayrıca, bu ülkelerde futbolun ticarileşmesi henüz emekleme aşamasında; yayın hakları, sponsorluklar ve bilet gelirleri Avrupa liglerinin çok gerisinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ve Hindistan'ın futboldaki başarısızlığı, Türkiye için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, nüfus ve ekonomik büyüklük açısından bu ülkelerle kıyaslandığında daha küçük olsa da, futbol altyapısına yaptığı yatırımlar ve milli takım başarıları (2002 Dünya Kupası üçüncülüğü) örnek teşkil ediyor. Ancak son yıllarda Türk futbolunda yaşanan yapısal sorunlar, yabancı oyuncu sınırlaması ve kulüp borçları, benzer bir durgunluğa işaret ediyor. Türkiye'nin, büyük nüfus ve ekonomik güce rağmen futbolda başarısız olan bu iki ülkenin hatalarından ders çıkarması gerekiyor. Özellikle altyapı yatırımlarına devam etmek, genç yetenekleri erken yaşta keşfetmek ve futbol kültürünü tabana yaymak, Türkiye'nin küresel rekabette yerini koruması için kritik öneme sahip.