Çin Halk Cumhuriyeti, geçtiğimiz haftalarda kabul ettiği yeni "etnik birlik" yasasıyla uluslararası alanda tepki çekiyor. İnsan hakları örgütleri, yasanın Pekin yönetimine ülke sınırları dışında yaşayan eleştirmenleri ve muhalifleri hedef alma konusunda yasal bir dayanak sağladığı uyarısında bulunuyor. Yasa, resmi olarak "etnik dayanışmayı ve birliği güçlendirmeyi" amaçlasa da, uzmanlar bunun özellikle Doğu Türkistan (Sincan) ve Tibet konularında eleştirel sesleri susturmak için kullanılabileceğini belirtiyor.
Yasanın Kapsamı ve Uluslararası Tepkiler
Çin Ulusal Halk Kongresi tarafından onaylanan yasa, "etnik ayrımcılık" ve "bölücülük" olarak tanımlanan eylemleri suç kapsamına alıyor. Yasa metninde, bu suçların işlenmesi halinde Çin'in yargı yetkisinin yurt dışındaki kişileri de kapsayabileceği ifadeleri yer alıyor. Bu durum, özellikle yurtdışında yaşayan Uygur, Kazak ve Tibetli aktivistler ile Çin hükümetini eleştiren akademisyenler için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, yasanın Pekin'in mevcut baskıcı politikalarını daha da genişleteceğini savunuyor. Örgütler, Çin'in bu yasayı kullanarak siyasi muhalifleri susturmayı ve uluslararası kamuoyunda kendisine yöneltilen eleştirileri bastırmayı hedeflediğini belirtiyor. Avrupa Birliği ve ABD'den de konuya ilişkin endişe açıklamaları geldi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yeni yasa, Çin'in yurtdışındaki diplomatik temsilcilikleri ve kolluk kuvvetleri aracılığıyla başka ülkelerde yaşayan vatandaşları üzerinde baskı kurma kapasitesini artırıyor. Bu durum, özellikle Orta Asya'da önemli bir Çin diasporasının bulunduğu Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkelerde, Çin'in bu ülkelerdeki muhaliflerini hedef alması riskini doğuruyor. Aynı zamanda, yasa Çin ile bu ülkeler arasında diplomatik gerilimlere yol açabilir.
Küresel çapta ise, Çin'in bu adımı uluslararası hukukun temel prensiplerine aykırı bulunuyor. Bir ülkenin kendi vatandaşları üzerinde yurtdışında da yargı yetkisi kullanması mümkün olsa da, bu tür geniş kapsamlı bir yasa, diğer ülkelerin egemenliğine saygı ilkesiyle çelişiyor. Pekin yönetimi yasanın amacının sadece "etnik ayrılıkçıları" hedef almak olduğunu belirtse de, metnin muğlak ifadeleri endişeleri artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye-Çin ilişkileri açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye, özellikle Doğu Türkistan konusunda hassas bir pozisyona sahip ve iki ülke arasında bu konu zaman zaman gerginliklere neden oluyor. Çin'in yeni yasası, Türkiye'de yaşayan Uygur kökenli vatandaşların ve Türkiye'deki bazı sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini etkileyebilir. Ankara'nın, Çin'in bu yasayı Türkiye'deki Uygur topluluğuna yönelik bir baskı aracı olarak kullanmasına karşı diplomatik olarak hazırlıklı olması gerekiyor. Ayrıca, bu yasa Çin ile ilişkilerde dengenin korunmasını daha da karmaşık hale getirebilir; zira Pekin, eleştirel sesleri "bölücülük" olarak nitelendirerek Türkiye'den daha fazla taviz talep edebilir.