Çin, Uygur nüfusunun yoğun olduğu Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde (SUÖB) düzenlediği 'Etnik Birlik' futbol turnuvasıyla, uluslararası toplumda insan hakları ihlalleriyle eleştirilen bölgede asimilasyon politikalarını spor kılıfı altında sürdürüyor. Yetkililer, turnuvayı 'farklı etnik gruplar arasında dostluk ve kardeşliği pekiştirme aracı' olarak tanımlarken, eleştirmenler bunun Uygur kimliğini silmeye yönelik bir propaganda aracı olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Çin hükümeti, 2024 yılında Sincan genelinde düzenlenen futbol turnuvasını 'Etnik Birlik Kupası' adıyla tanıttı. Turnuva, bölgeler arası maçlarla geniş katılımlı olarak organize edildi. Resmi açıklamalarda, turnuvanın 'tüm etnik grupları bir araya getirerek Çin ulusunun büyük bir aile olduğu bilincini güçlendirmeyi' amaçladığı belirtildi.
Ancak insan hakları örgütleri ve sürgündeki Uygur aktivistler, bu tür etkinliklerin Pekin'in on milyonlarca Uygur üzerinde uyguladığı kitlesel gözetim, zorla çalıştırma, kültürel asimilasyon ve aile planlaması gibi baskıcı politikaları örtbas etmek için kullanıldığını savunuyor. Turnuva sırasında Uygur oyuncuların Çin ulusal marşını söylemeye zorlandığı, kamplarda futbol oynatılarak 'yeniden eğitim' yapıldığına dair haberler bulunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin, Sincan'da spor ve kültür etkinlikleri yoluyla kimlik mühendisliğini yıllardır uyguluyor. Bu turnuva, Uygur dilinin, dininin ve kültürel sembollerinin sistematik olarak bastırıldığı bir ortamda düzenleniyor. Uluslararası ajanslar, Pekin'in bu tür etkinlikleri 'olumlu imaj' yaratmak ve üretimleriyle bağlantılı zorla çalıştırma iddialarını gölgelemek için kullandığını rapor ediyor.
Orta Asya'da Türk devletleri, özellikle Kazakistan ve Kırgızistan, Pekin'in Sincan politikalarına mesafeli yaklaşırken, ekonomik bağımlılık nedeniyle seslerini yükseltmekten kaçınıyor. Batılı ülkeler ise insan hakları gerekçesiyle yaptırım uygulasa da Çin'in küresel ticari gücü bu yaptırımların etkisini sınırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Sincan'daki asimilasyon politikaları, Türkiye'nin Orta Asya Türk devletleriyle olan bağlarını ve Doğu Türkistan meselesini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Uygur Türklerinin haklarını savunan resmi bir duruş sergilese de, Çin ile ekonomik ve siyasi ilişkiler bu konuda net bir pozisyon almayı zorlaştırıyor. 'Etnik Birlik' turnuvası, Pekin'in 'Çin rüyası' şemsiyesi altında Türk kimliğini eritme çabasının yeni bir boyutu olarak görülebilir. Türkiye'nin bu tür propagandif etkinliklere karşı uluslararası kamuoyunu bilinçlendirme ve Orta Asya'da dengeli bir politika izleme gerekliliği bulunuyor.