Çin ekonomisi 2024 yılında son üç yılın en yavaş büyüme hızını kaydetti. Resmî verilere göre ülkenin büyüme hızı, zayıf emlak piyasası, düşen iç talep ve artan ticaret engellerinin etkisiyle yılın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,6'ya geriledi. Bu oran, 2023'ün başından bu yana en düşük seviye olarak kaydedilirken, Pekin yönetiminin yıl başında belirlediği yüzde 5'lik hedefin altında kaldı. Çin, küresel yapay zekâ patlamasından önemli ölçüde yararlansa da, bu ivme emlak sektöründeki çöküşü ve hanehalkı harcamalarındaki durgunluğu dengelemeye yetmedi.
Emlak sektörü ve iç talep büyümeyi baskılıyor
Çin'in büyüme yavaşlamasının temel nedeni, gayrimenkul sektöründeki yapısal sorunlar. Evergrande gibi büyük emlak geliştiricilerinin iflasın eşiğine gelmesi, inşaat yatırımlarını ve konut fiyatlarını aşağı çekti. Bu durum, tüketici güvenini olumsuz etkileyerek iç talebin daha da daralmasına yol açtı. Özellikle genç nüfustaki işsizlik endişeleri, harcamalardaki ihtiyatı artırıyor. Öte yandan, ihracat tarafında ABD ve Avrupa Birliği'nin artan ticaret kısıtlamaları, Çin ürünlerinin küresel piyasalara erişimini zorlaştırıyor. Yarı iletken ve yüksek teknoloji ürünlerine yönelik ambargolar, Çin'in imalat sektöründe kapasite kullanımını düşürüyor.
Pekin yönetimi, büyümeyi canlandırmak için faiz indirimleri ve teşvik paketleri açıkladı ancak bu adımlar şimdiye kadar sınırlı etki yarattı. Merkez bankası, zorunlu karşılık oranlarını düşürerek bankalara daha fazla kredi verme alanı tanıdı. Bununla birlikte, ekonomistler emlak sektöründeki düzeltmenin derinleşmesi halinde büyümenin 2025'te daha da yavaşlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ekonomiye yansımalar
Çin'in büyüme yavaşlaması, küresel tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Avustralya, Brezilya ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere, Çin'e hammadde ihraç eden ülkelerin ihracat gelirleri azalıyor. Aynı zamanda, Çin'in üretim kapasitesindeki daralma, dünya ticaret hacminin 2025'te de sınırlı kalmasına yol açabilir. Küresel yapay zekâ yatırımlarının bir kısmı Çin'e yönelse de, bu sektörün istihdam yaratma ve yerel tüketimi artırma potansiyeli henüz tam olarak devreye girmiş değil. ABD ve AB'nin uyguladığı teknoloji yaptırımları ise Çin'in yarı iletken sektöründe kendine yeterli olma çabalarını hızlandırıyor. Uzmanlar, bu dönüşümün orta vadede küresel teknoloji rekabetini yeniden şekillendireceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki yavaşlama, Türkiye'nin ihracatını ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Çin, Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarından biridir; büyümedeki düşüş, Türk ürünlerine olan talebi azaltabilir. Ayrıca, Çin'de düşen emtia fiyatları Türkiye'nin ithalat maliyetini kısmen düşürse de, küresel ticaretteki daralma Türkiye'nin büyüme hedeflerini zorlayabilir. Jeopolitik olarak ise Çin'in yavaşlaması, Türkiye'nin Orta Koridor ve Kuşak-Yol Girişimi'ndeki rolünü yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Türkiye, bu ortamda Asya ile ticaretini çeşitlendirme fırsatı bulabilir, ancak mevcut koşullar kısa vadede risk ağırlıklıdır.