Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nde yıllardır süren asimilasyon politikası, Ocak 2026'da yayımlanan bir rapora göre artık çevrimiçi alanlara da sıçradı. Rapor, Pekin yönetiminin Moğolca konuşan toplulukların son sığınağı haline gelen dijital toplulukları hedef aldığını ortaya koyuyor. Bölgenin hiçbir zaman ayrılıkçı bir tehdit oluşturmadığı vurgulanırken, bu hamle Çin'in etnik azınlıklara yönelik dijital gözetim ve sansürünü artırdığının bir işareti olarak değerlendiriliyor. Rapor, dijital platformlarda Moğolca içerik üreten kullanıcıların susturulduğunu, hesapların kapatıldığını ve sosyal medyada otomatik sansür sistemlerinin devreye sokulduğunu belirtiyor.
Asimilasyonun Dijital Boyutu
İç Moğolistan'da yaşayan yaklaşık 6 milyon kişilik Moğol nüfus, dil ve kültürel haklar konusunda uzun süredir baskı altında. 2020'lerin başından itibaren okullarda Moğolca eğitimin kısıtlanması, resmi belgelerde Çince kullanımının zorunlu hale getirilmesi gibi uygulamalar hayata geçirilmişti. Şimdi ise çevrimiçi platformlar hedefte. Rapora göre WeChat, Douyin (TikTok) gibi popüler uygulamalarda Moğolca paylaşımlar yapan kullanıcıların hesapları ya kapatılıyor ya da içerikleri otomatik olarak siliniyor. Pekin yönetimi, bu adımları “ulusal güvenlik” ve “siber uzay yönetişimi” çerçevesinde meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, bunun aslında etnik kimliklerin dijital alanda da bastırılması anlamına geldiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Çin'in bu hamlesi, sadece İç Moğolistan'la sınırlı kalmıyor; aynı politikaların Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve Tibet'te de uygulandığı biliniyor. Bu durum, uluslararası toplumda Çin'in azınlık politikalarına yönelik eleştirileri yeniden alevlendirdi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde konuyla ilgili raporlar sunulurken, başta ABD olmak üzere batılı ülkeler Çin'e yaptırım çağrılarını artırdı. Ancak Çin, iç işlerine müdahale olarak nitelendirdiği bu eleştirileri reddediyor. Bölgesel olarak, Orta Asya'daki Moğol toplulukları da bu gelişmeleri endişeyle izliyor. Moğolistan Cumhuriyeti ise kardeş topluluk olarak gördüğü İç Moğolistan'daki Moğollarla dayanışma sinyalleri verse de, Pekin'le ilişkilerini zedelemeden diplomatik bir denge kurmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in İç Moğolistan'da dijital platformlar üzerinden yürüttüğü asimilasyon kampanyası, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli bir jeopolitik mesaj taşıyor. Türkiye, kendi sınırları içinde etnik kimliklerin korunmasına önem verirken, Çin'in azınlık politikalarına yönelik uluslararası eleştirilerde taraf olmaktan kaçınıyor. Ancak bu tür uygulamalar, Çin merkezli dijital platformlara olan bağımlılığı sorgulatabilir. Ayrıca, Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle kültürel bağları olan Türkiye, benzer asimilasyon politikalarının Uygur Türkleri üzerindeki etkisini yakından izliyor. Gelişme, küresel çapta dijital sansür ve ifade özgürlüğü tartışmalarını da yeniden alevlendiriyor; Türkiye'nin bu bağlamda kendi dijital politikalarını gözden geçirmesi gerekebilir.