Çin, ABD Temsilciler Meclisi'nin kabul ettiği ve Başkan Donald Trump'a Rusya ile ticaret yapan ülkelere yaptırım uygulama yetkisi tanıyan yasa tasarısına sert tepki gösterdi. Pekin yönetimi, söz konusu düzenlemenin 'uzun kol yetkisi' (long-arm jurisdiction) içerdiğini belirterek bunu kabul etmeyeceğini duyurdu. Tasarı, Rusya ve İran'a yaptırım öngörürken, Hindistan ve Çin gibi Rusya'nın önde gelen ticaret ortaklarına da yüksek gümrük tarifeleri uygulanmasını mümkün kılıyor.
Yasanın Arka Planı ve İçeriği
ABD Temsilciler Meclisi'nden geçen 'Lindsey O. Graham Rusya ve İran'ı Yaptırım Altına Alma Yasası 2026', adını Senatör Lindsey Graham'dan alıyor. Düzenleme, Başkan Donald Trump'a Rusya'ya yönelik ekonomik yaptırımların yanı sıra, Moskova ile ticaret hacmi yüksek olan ülkelere karşı da ek gümrük vergileri uygulama yetkisi veriyor. Yasada özellikle Hindistan ve Çin'in ismi geçiyor; bu ülkelerin Rusya'dan enerji ve savunma alımları nedeniyle hedef alınabileceği belirtiliyor.
Tasarı, ABD'nin Rusya'ya karşı yaptırım rejimini genişletirken, aynı zamanda İran'a yönelik mevcut yaptırımları da sıkılaştırmayı amaçlıyor. Temsilciler Meclisi'ndeki oylamanın ardından tasarının Senato'dan geçmesi ve Başkan tarafından imzalanması gerekiyor. Ancak tasarının iki partiden de destek görmesi, yasalaşma ihtimalini güçlendiriyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, düzenlemeyi 'tek taraflı ve hukuk dışı' olarak nitelendirdi. Sözcü, ABD'nin kendi iç hukukunu uluslararası alana taşımasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Pekin, egemenlik ve ekonomik çıkarlarını korumak için gerekli karşı önlemleri alacağını açıkladı. Çin ayrıca, yasanın Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırı olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin bu adımı, küresel ticaret dengelerini sarsma potansiyeli taşıyor. Çin, Rusya'nın en büyük ticaret ortaklarından biri konumunda. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda rekor seviyelere ulaştı. Benzer şekilde Hindistan da Rusya'dan önemli miktarda petrol ve doğalgaz ithal ediyor. ABD'nin bu ülkelere yaptırım uygulaması, enerji fiyatlarını ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir.
Uzmanlar, yasanın yürürlüğe girmesi halinde Çin'in karşı yaptırımlarla misilleme yapabileceğini, bunun da ABD'li şirketleri ve tüketicileri olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Ayrıca, Washington ile Pekin arasındaki ticaret savaşının yeniden alevlenmesi riski bulunuyor.
Diğer yandan, tasarı Avrupa Birliği ve diğer müttefikler tarafından da endişeyle izleniyor. ABD'nin tek taraflı yaptırımları, uluslararası işbirliğini zayıflatabilir ve küresel ekonomik istikrara zarar verebilir. Çin, Rusya ve İran gibi ülkelerin yanı sıra, yaptırımlardan etkilenebilecek diğer ülkeler de alternatif ticaret mekanizmaları arayışına girebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Rusya ve İran'a yönelik yaptırımları, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Rusya'dan doğalgaz ve S-400 savunma sistemi alımı, İran ile ticari ilişkileri nedeniyle zaman zaman ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalıyor. Yeni yasa kapsamında Türkiye'nin de hedef alınma riski bulunuyor. Bu durum, Türk dış politikasında denge arayışını zorlaştırabilir. Ankara, hem Batı ile ilişkilerini korumak hem de Rusya ve İran ile ekonomik işbirliğini sürdürmek arasında sıkışabilir. Ayrıca, yaptırımların enerji fiyatlarını yükseltmesi, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırabilir. Türkiye'nin olası bir yaptırıma karşı diplomatik girişimlerini yoğunlaştırması ve alternatif ticaret yolları geliştirmesi gerekebilir.