Çinli yetkililer cumartesi günü ABD'ye, teknoloji sektörüne yönelik Amerikan yatırımlarını daha da kısıtlamayı amaçlayan önerilen düzenlemeyi yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu. Pekin yönetimi, söz konusu adımın iki ülke arasındaki ticari ilişkileri bozacağını ve küresel tedarik zincirlerinde istikrarsızlığa yol açacağını belirtti. ABD Hazine Bakanlığı perşembe günü, mevcut kısıtlamaları genişleten yeni bir kural taslağı yayımlamıştı.
ABD'nin Yeni Yatırım Kısıtlamaları ve Çin'in Tepkisi
ABD Hazine Bakanlığı'nın perşembe günü duyurduğu düzenleme taslağı, Amerikan sermayesinin Çin'in yarı iletken, yapay zeka ve kuantum hesaplama gibi ileri teknoloji alanlarına akışını sınırlamayı hedefliyor. Mevcut kısıtlamaları genişleten bu adım, Beyaz Saray'ın ulusal güvenlik gerekçesiyle teknoloji ihracatı ve yatırımları üzerindeki denetimini artırma çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı açıklamada, ABD'nin bu tür tek taraflı kısıtlamalarının Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğunu ve serbest ticaret ilkelerine zarar verdiğini vurguladı. Sözcü, "ABD'nin önerdiği düzenleme, piyasa ekonomisi ilkeleriyle bağdaşmamakta ve iki ülke arasındaki karşılıklı güveni sarsmaktadır. Çin, kendi çıkarlarını korumak için gerekli adımları atmaya hazırdır" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, bu tür kısıtlamaların ABD'li şirketlerin Çin pazarındaki rekabet gücünü de olumsuz etkileyeceği belirtildi.
Uzmanlar, ABD'nin teknoloji yatırımlarına yönelik kısıtlamalarının uzun süredir devam eden bir eğilimin son halkası olduğunu belirtiyor. 2022'de yürürlüğe giren Çip ve Bilim Yasası ve ardından gelen ihracat kontrolleri, Washington'un Çin'in teknolojik yükselişini yavaşlatma stratejisinin parçaları olarak değerlendiriliyor. Ancak bu son hamle, doğrudan yatırımları da kapsaması nedeniyle daha geniş bir etki alanına sahip.
Küresel Tedarik Zincirleri ve Ekonomik Yansımalar
Çin'in itirazı, küresel teknoloji tedarik zincirlerinde zaten var olan kırılganlıkları derinleştirebilir. ABD'li yatırımcılar, Çinli teknoloji şirketlerine yaptıkları yatırımlarla önemli kazançlar elde ediyor ve bu kısıtlamalar, sermaye akışlarını yeniden yönlendirebilir. Ayrıca, Çin'in misilleme olarak ABD'li şirketlere yönelik benzer adımlar atması riski, iki ülke arasındaki ticari gerilimi artırabilir.
Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi kurumlar, jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomik büyümeyi yavaşlattığı konusunda uyarılarda bulunmuştu. Son dönemde ABD-Çin ilişkilerinde görülen kısmi yumuşama, bu tür yeni kısıtlamalarla yeniden gerginleşebilir. Çin'in açıklaması, önümüzdeki dönemde müzakerelerin yoğunlaşacağına işaret ediyor.
Öte yandan, ABD Hazine Bakanlığı yetkilileri, düzenlemenin ulusal güvenlik kaygılarıyla sınırlı olduğunu ve geniş kapsamlı bir ekonomik ayrışma hedeflemediğini savunuyor. Ancak sektör analistleri, uygulamada belirsizliklerin bulunduğunu ve yatırımcıların temkinli davranabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki teknoloji yatırım kısıtlamaları, küresel teknoloji tedarik zincirlerinde dalgalanmalara yol açarak Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomileri dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda Çin ile ekonomik ve teknolojik işbirliğini artırma çabası içinde. Özellikle 5G altyapısı ve dijital dönüşüm projelerinde Çinli şirketlerle yapılan anlaşmalar, olası ABD kısıtlamalarının gölgesinde kalabilir. Ayrıca, ABD'nin müttefiklerine yönelik baskıları, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir. Küresel yatırım akışlarının yeniden şekillenmesi, Türk şirketleri için yeni fırsatlar ve riskler barındırıyor. Ankara'nın, teknoloji politikalarında çok yönlü bir strateji izlemesi ve olası yaptırım etkilerine karşı hazırlıklı olması önem taşıyor.