Çin, Avrupa Birliği'nin (AB) hibrit araç ihracatına yönelik gönüllü kısıtlama talebini geri çevirdi. Avrupa Komisyonu, hızla artan Çin menşeli hibrit otomobil sevkiyatlarını kontrol altına almak için geçici önlemler üzerinde çalışıyor. Konuya yakın kaynaklara göre, Brüksel'in önerisi, Çin'in elektrikli ve hibrit araç ihracatını sınırlandırarak olası bir ticaret savaşını önlemeyi amaçlıyordu. Ancak Pekin yönetimi, söz konusu talebi reddederek ticaret ortaklarıyla eşit şartlarda rekabet etme kararlılığını vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Avrupa Birliği, 2023 yılında Çin'den yapılan elektrikli araç ithalatına yönelik anti-sübvansiyon soruşturması başlatmıştı. Bu soruşturma, Çinli üreticilerin devlet destekleriyle Avrupa pazarında haksız rekabet yarattığı iddialarına dayanıyordu. Temmuz 2024'te AB, Çin'den gelen elektrikli araçlara geçici telafi edici vergiler uygulamaya başladı. Ancak son dönemde hibrit araç segmentindeki hızlı artış, Brüksel'in dikkatini bu alana çekti. Avrupa Komisyonu, hibrit araç ithalatının da benzer şekilde sübvansiyonlu olduğu ve AB pazarını tehdit ettiği görüşünde.
Çin'in hibrit araç ihracatı, özellikle plug-in hibrit (PHEV) modellerinde 2024 yılında önemli bir artış gösterdi. Avrupa pazarına yönelik sevkiyatlar, önceki yıla kıyasla yüzde 40'ın üzerinde bir artışla rekor seviyeye ulaştı. Bu durum, Avrupalı otomobil üreticileri üzerindeki baskıyı artırdı ve bazı ülkelerden korumacı önlem çağrıları yükseldi. AB, Çin'e gönüllü ihracat kısıtlaması (VER) önererek, ticaret ortaklığını bozmadan sorunu çözmeyi hedefledi. Ancak Çin Ticaret Bakanlığı, bu tür bir kısıtlamanın Dünya Ticaret Örgütü (DTO) kurallarına aykırı olduğunu ve kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Uzmanlara göre, Çin'in ret kararı, küresel ticaret gerilimlerini daha da tırmandırabilir. Avrupa Komisyonu, şimdi tek taraflı geçici sınırlamalar getirmeyi değerlendiriyor. Bu adım, Çin'in misilleme yapmasına yol açabilir ve iki büyük ekonomik blok arasında yeni bir ticaret savaşının kapısını aralayabilir. Daha önce AB'nin elektrikli araç vergilerine karşılık Çin, Avrupa'dan ithal edilen bazı ürünlere (örneğin marka konyak ve domuz eti) anti-damping soruşturması başlatmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin ile AB arasındaki bu anlaşmazlık, küresel otomotiv sektörünün geleceği açısından kritik bir dönemeçte yaşanıyor. Avrupa, 2035 yılına kadar içten yanmalı motorlu araç satışını yasaklamayı planlarken, elektrikli ve hibrit araçlara geçiş sürecinde Çin'in pazar payını artırması Brüksel'i endişelendiriyor. Öte yandan, Çin dünyanın en büyük otomobil üreticisi ve ihracatçısı konumunda. 2024'te toplam araç ihracatı 5 milyon adedi aşarak rekor kırdı. Bu ihracatın yaklaşık yüzde 30'u Avrupa'ya yapılıyor.
ABD de benzer şekilde Çin'e karşı sert önlemler almış, 2024'te Çin yapımı elektrikli araçlara yüzde 100'e varan gümrük vergisi getirmişti. Avrupa'nın bu konudaki tutumu, transatlantik ittifak içinde uyum sağlama çabası olarak da okunuyor. Ancak Almanya gibi bazı AB ülkeleri, Çin ile ticaret savaşının kendi otomotiv sektörlerine zarar vereceği endişesiyle daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Çin, Avrupa'daki otomobil fabrikalarında önemli yatırımlara sahip; örneğin Macaristan ve İspanya'da yeni elektrikli araç fabrikaları kuruyor.
Uzmanlar, Çin'in gönüllü kısıtlama talebini reddetmesinin, müzakere masasında elini güçlendirdiğini belirtiyor. Pekin, DTO kurallarına atıfta bulunarak meşru bir zemin kazanırken, AB'nin tek taraflı adım atması halinde misilleme hakkını saklı tutuyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde belirsizliği artırabilir ve otomobil fiyatlarını yukarı çekebilir. Ayrıca, yeşil dönüşüm hedefleri ile korumacılık arasındaki denge, AB için giderek zorlaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-AB arasındaki hibrit araç ticaret gerilimi, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Avrupa'nın önemli bir otomotiv üretim üssü ve AB pazarına yakınlığıyla öne çıkıyor. AB'nin Çin'e karşı ek vergi veya kısıtlama getirmesi, Çinli üreticilerin Türkiye üzerinden Avrupa'ya ihracat yapma arayışını artırabilir. Bu durum, Türkiye'nin transit ticaret hacmini yükseltirken, yerli üreticiler için rekabet baskısını da beraberinde getirebilir. Öte yandan, Çinli otomobil firmalarının Türkiye'de yatırım yapma ihtimali, sektörde yeni iş birliklerine kapı aralayabilir. Ancak Türkiye'nin kendi elektrikli araç hamlesi (Togg) açısından, ucuz Çin hibritlerinin pazar payını artırması risk oluşturuyor. Ankara'nın, AB ile Gümrük Birliği çerçevesinde pozisyonunu netleştirmesi ve olası ticaret sapmalarına karşı hazırlıklı olması gerekiyor.