ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), varlık yöneticilerine, aktivist kampanyalarda ortak hareket etmeleri durumunda daha sıkı düzenlemelerle karşılaşabilecekleri uyarısında bulundu. Uyarı, ExxonMobil yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasına yönelik bir soruşturmanın ardından geldi. SEC, fon gruplarının bu tür kampanyalarda işbirliği yapmasının, yatırım danışmanlarının yasal yükümlülüklerini ihlal edebileceğini belirtti.
Olayın Arka Planı
ExxonMobil'de 2021 yılında yaşanan yönetim kurulu değişikliği, aktivist yatırımcıların iklim değişikliğiyle mücadele konusunda şirketleri zorlaması açısından dönüm noktası olmuştu. Engine No. 1 adlı küçük bir hedge fonu, ExxonMobil'in iklim stratejisini eleştirerek üç yönetim kurulu üyesinin görevden alınmasını ve yerine kendi adaylarının seçilmesini sağlamıştı. Bu kampanya, büyük varlık yöneticilerinin (BlackRock, Vanguard ve State Street gibi) oylarıyla desteklenmişti. SEC, şimdi bu tür büyük fonların aktivist kampanyalarla koordineli hareket edip etmediğini inceliyor.
SEC'in soruşturması, özellikle birden fazla fonun aynı anda benzer yönde oy kullanmasının, yatırım danışmanlarının müşterilerine karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal edip etmediğine odaklanıyor. Düzenleyici, fonların kendi aralarında veya aktivistlerle açıkça anlaşarak oy kullanmasının, piyasa şeffaflığını zedeleyebileceğini ve diğer hissedarların çıkarlarını olumsuz etkileyebileceğini savunuyor. SEC Başkanı Gary Gensler, yaptığı açıklamada, "Yatırım danışmanlarının, müşterilerinin menfaatlerini ön planda tutmaları ve bağımsız karar almaları gerekmektedir. Koordineli eylemler, bu ilkeyi zayıflatabilir" dedi.
ExxonMobil davası, ABD'de kurumsal yönetişim ve hissedar aktivizmi açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Şirket, dava sürecinde aktivist fonların kendisine karşı ortak hareket ettiğini iddia etmişti. SEC'in soruşturması, bu iddiaların ardından başlatıldı. Eğer SEC, fonların yasa dışı işbirliği yaptığı sonucuna varırsa, bu fonlara para cezası veya faaliyet kısıtlaması gibi yaptırımlar uygulanabilir. Ayrıca, bu tür işbirliklerini önlemek için yeni kurallar getirilebilir.
Küresel ve Bölgesel Boyut
SEC'in bu adımı, dünya genelinde hissedar aktivizmi ve kurumsal yönetişim uygulamalarını yakından ilgilendiriyor. ABD, küresel finans piyasalarının merkezi konumunda olduğu için, SEC'in alacağı kararlar diğer ülkelerdeki düzenleyiciler için de yol gösterici olabilir. Özellikle Avrupa Birliği'nde, sürdürülebilir finans ve kurumsal yönetişim konularında benzer düzenlemeler tartışılıyor. Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA), son yıllarda yatırım fonlarının oy kullanma politikalarını daha şeffaf hale getirmeleri yönünde baskı yapıyor.
Öte yandan, büyük varlık yöneticilerinin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol alması, bazı çevrelerce olumlu karşılanırken, bazıları tarafından da piyasa dinamiklerine müdahale olarak görülüyor. SEC'in uyarısı, bu dengeyi yeniden tanımlama çabası olarak yorumlanıyor. Fonların, müşterilerinin uzun vadeli çıkarları doğrultusunda hareket etmeleri gerekirken, aynı zamanda piyasa rekabetini bozmamaları gerekiyor. Bu denge, önümüzdeki dönemde daha fazla düzenleme ve dava konusu olabilir.
Türkiye'de ise kurumsal yönetişim ve hissedar aktivizmi henüz emekleme aşamasında. Ancak, yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul'da artan payı ve sürdürülebilirlik raporlaması zorunlulukları, bu konuların yakın gelecekte Türkiye'de de gündeme geleceğini gösteriyor. SEC'in kararları, Türkiye'deki düzenleyici kurumlar için de bir referans noktası oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
SEC'in varlık yöneticilerine yönelik uyarısı, doğrudan Türkiye'yi hedeflemese de küresel finans piyasalarındaki dalgalanmalar ve düzenleyici değişiklikler Türk ekonomisini etkileyebilir. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı fonlar, SEC kurallarına tabi oldukları için, bu düzenlemeler onların Türkiye'deki yatırım kararlarını ve oy kullanma politikalarını etkileyebilir. Ayrıca, Borsa İstanbul'da artan yabancı yatırımcı ilgisi ve sürdürülebilirlik kriterlerine uyum baskısı, Türk şirketlerinin kurumsal yönetişim standartlarını iyileştirmesini gerekli kılıyor. SEC'in adımı, Türkiye'deki düzenleyiciler için de bir uyarı niteliğinde: fonların koordineli hareketleri, piyasa istikrarı ve şeffaflık açısından izlenmeli.