Çin hükümeti, Avrupa Birliği (AB) ile plug-in hibrit elektrikli araç (PHEV) ticareti konusunda bir 'anlayış' sağlandığını açıkladı. Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič, Pekin'den Avrupa'ya yönelik hızla artan Çin menşeli plug-in hibrit elektrikli araç ihracatını sınırlama taahhüdü almak için görüşmeler yürütüyordu. Çin Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, tarafların karşılıklı anlayışa vardığı belirtildi ancak detay verilmedi. Bu gelişme, AB'nin Çin'e yönelik olası ek gümrük tarifeleri uygulama tehdidinin ardından geldi.
Görüşmelerin Arka Planı
AB, geçtiğimiz yıl Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik başlattığı anti-sübvansiyon soruşturmasını tamamlayarak, Çin menşeli elektrikli araçlara yüzde 17 ila 38 arasında değişen ek gümrük vergileri getirmişti. Ancak bu vergiler, plug-in hibrit elektrikli araçları kapsamıyordu. Šefčovič, bu kez hibrit araçlar için de benzer bir koruma talep ediyor. Çin'in AB'ye yaptığı PHEV ihracatı son bir yılda yüzde 300'den fazla artarak pazar payını hızla büyüttü. Avrupalı otomobil üreticileri, Çinli rakiplerinin devlet destekli olduğunu ve adil olmayan rekabet yarattığını savunuyor.
Görüşmeler kapsamında Çin, ihracat fiyatlarını gönüllü olarak yükseltmeyi veya ihracat hacmini sınırlamayı teklif edebilir. AB yetkilileri, anlaşmanın bağlayıcı olması ve ihlali durumunda yaptırım içermesi gerektiğini vurguluyor. Çin ise kendi elektrikli araç sektörünün küresel rekabette öncü olduğunu ve sübvansiyonların Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun olduğunu savunuyor. Taraflar arasındaki müzakerelerin önümüzdeki haftalarda teknik düzeyde devam edeceği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB, 2035 yılına kadar içten yanmalı motorlu araç satışını yasaklamayı planlıyor ve bu hedefe ulaşmak için elektrikli araçlara geçişi hızlandırmak istiyor. Ancak Çin'in düşük maliyetli elektrikli ve hibrit araçları, Avrupa pazarında yerli üreticileri zorluyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkeler, kendi otomotiv sektörlerini korumak için Brüksel'e baskı yapıyor. Öte yandan, Çin ile ticaret savaşının tırmanması, AB'nin yeşil dönüşüm hedeflerini ve ekonomik istikrarını tehdit edebilir. Küresel ölçekte ise ABD, Çin'e yönelik elektrikli araçlara yüzde 100 gümrük vergisi uygulayarak daha sert bir tutum izliyor. Bu durum, AB'nin kendi stratejisini belirlemesini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, Çin ile AB arasında varılacak olası bir uzlaşmanın, diğer sektörlerde de benzer anlaşmalara kapı aralayabileceğini belirtiyor. Ancak anlaşmanın uygulanabilirliği ve denetimi konusunda soru işaretleri var. Çin'in verdiği taahhütleri yerine getirmemesi halinde AB'nin ek tarifeler uygulama seçeneği masada. Ayrıca, anlaşmanın Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygunluğu da tartışma konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile Gümrük Birliği çerçevesinde ticaret yapıyor ve Çin'den AB'ye ihraç edilen hibrit araçlara yönelik olası bir kısıtlama, Türk otomotiv ihracatını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, Avrupa'ya elektrikli ve hibrit araç parçaları ile komple araç ihraç eden bir ülke konumunda. AB'nin Çin'e karşı korumacı önlemleri, Türk üreticiler için fırsat yaratabileceği gibi, Çin'in Türkiye üzerinden AB'ye ihracat yapma girişimleri nedeniyle risk de oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye kendi elektrikli araç markası Togg ile pazarda yer edinmeye çalışırken, Çin menşeli düşük maliyetli araçların Avrupa'da sınırlanması, Togg'un rekabet gücünü artırabilir. Ancak Türkiye'nin Çin ile ticari ilişkileri de göz önünde bulundurulduğunda, dengeli bir politika izlemesi gerekiyor.