Afrika'ya yönelik uluslararası kalkınma yardımları son yıllarda %25'ten fazla azaldı. Özellikle ABD'nin desteklediği sağlık programlarındaki kesintiler, kadın ve çocukları orantısız şekilde etkiliyor. Kenya'da yapılan saha raporlarına göre, anne sağlığı hizmetleri ve çocuk aşı programları ciddi darboğaza girdi. Afrika Kadınlar Kalkınma Fonu'ndan Nana Zulu, bölge genelinde kadınların ve kız çocuklarının en kırılgan kesim olduğunu vurguluyor. Yardım kesintileri, on yıllardır elde edilen kazanımları geriye çevirebilir.
Yardım Kesintilerinin Arka Planı
Son beş yılda birçok Batılı ülke, bütçe açıklarını kapatmak ve iç politik önceliklere yönelmek gerekçesiyle dış yardımlarını kıstı. ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi büyük bağışçıların Afrika'daki sağlık, eğitim ve kadın güçlendirme projelerine ayırdığı fonlar azaldı. COVID-19 pandemisi sonrası ekonomik darboğaz, Ukrayna savaşının yarattığı enerji ve gıda krizi, yardım bütçelerine ek baskı yaptı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2022'de Afrika'ya yapılan resmi kalkınma yardımları bir önceki yıla göre %25,6 düştü. Bu düşüş, kıtanın sağlık altyapısını doğrudan vurdu.
Kenya'da ABD destekli anne sağlığı programları, kırsal bölgelerdeki kliniklerin ilaç ve ekipman tedarikini sağlıyordu. Kesintiler sonrası bu kliniklerin %40'ı kapandı veya hizmetlerini azalttı. Kadınlar doğum için saatlerce yürümek zorunda kalıyor, acil sezaryen ihtiyaçları karşılanamıyor. Çocuk aşılamasında ise kızamık ve çocuk felci vakalarında artış gözlemlendi. Nana Zulu, "Bu kesintiler sadece rakam değil, annelerin ve bebeklerin hayatını kaybetmesi anlamına geliyor" diyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afrika'da kadınlar tarım işgücünün %60'ını oluşturuyor; sağlık hizmetlerine erişim azaldıkça gıda güvenliği de tehdit altına giriyor. Eğitimde kız çocuklarının okula devam oranı düşüyor; erken yaşta evlilikler ve çocuk işçiliği artıyor. Bu durum, kıtanın demografik dönüşümünü ve ekonomik kalkınmasını yavaşlatıyor. Dünya Sağlık Örgütü, anne ölümlerinin Sahra Altı Afrika'da son iki yılda %15 arttığını bildiriyor. Küresel yardım mimarisi sorgulanırken, Çin ve Körfez ülkeleri gibi yeni aktörler boşluğu doldurmaya çalışıyor ancak bu yardımlar genellikle altyapı ve enerji projelerine odaklı, sosyal hizmetlere değil.
Avrupa Birliği, Afrika'ya yönelik yeni bir strateji açıklasa da sivil toplum kuruluşları, taahhütlerin sahaya yansımadığını belirtiyor. Kadın örgütleri, karar alma süreçlerine daha fazla katılım talep ediyor. Aksi halde, yardım kesintilerinin yarattığı insani kriz, göç dalgalarını ve bölgesel istikrarsızlığı artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'ya yönelik insani yardımlarda son yıllarda etkin bir aktör haline geldi. TİKA ve Türk Kızılayı üzerinden sağlık, eğitim ve su kuyusu projeleri yürütülüyor. Batılı bağışçıların çekilmesi, Türkiye için hem fırsat hem de sorumluluk yaratıyor. Ancak Türkiye'nin kendi ekonomik zorlukları, yardım kapasitesini sınırlayabilir. Afrika'daki kadın ve çocuk sağlığı krizi, Türkiye'nin yumuşak gücünü artırmak için bir alan sunuyor; fakat koordineli ve sürdürülebilir politikalar şart. Aksi halde bölgede istikrarsızlık, Türkiye'nin ticaret ve güvenlik çıkarlarını da olumsuz etkiler.