Avrupa Birliği maliye bakanları, Brüksel'in karşı çıkmasına rağmen, ulusal düzenleyicilere Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA) üzerinde güçlü denetim yetkileri tanıyan bir anlaşmaya imza attı. Avrupa Komisyonu, anlaşmayı 'derin üzüntüyle' karşıladığını açıkladı. Anlaşma, ulusal otoritelerin ESMA'nın çalışmalarını denetlemesine ve gerektiğinde müdahale etmesine olanak sağlayacak.
Anlaşmanın Arka Planı
Uzun süredir devam eden müzakereler sonucunda varılan uzlaşma, Avrupa Birliği'nin finansal piyasa denetim mimarisinde önemli bir değişikliği beraberinde getiriyor. ESMA, 2011 yılında kurulan ve AB genelinde menkul kıymetler ve piyasaların düzenlenmesinden sorumlu bir ajans. Ancak bazı üye devletler, ajansın yetkilerinin çok geniş olduğunu ve ulusal düzenleyicilerin söz hakkının yeterince olmadığını savunuyordu. Yeni anlaşma, ulusal düzenleyicilere ESMA'nın karar alma süreçlerinde daha fazla söz hakkı tanırken, aynı zamanda ajansın faaliyetlerini denetleme imkanı da veriyor.
Avrupa Komisyonu ise anlaşmanın, AB'nin tek pazar mantığına aykırı olduğunu ve denetimde parçalanmaya yol açabileceğini belirtiyor. Komisyon sözcüsü, "Bu anlaşma, Avrupa'nın finansal piyasalarının etkin denetimi için gerekli olan merkezi yapıyı zayıflatma riski taşıyor" dedi. Komisyon, özellikle sınır ötesi faaliyet gösteren büyük finansal kuruluşların denetiminde ulusal çıkarların öne çıkmasından endişe ediyor.
Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuna tam olarak yansımadı, ancak edinilen bilgilere göre ulusal düzenleyiciler, ESMA'nın belirli kararlarını askıya alma veya yeniden değerlendirme talebinde bulunabilecek. Ayrıca, ajansın bütçesi ve personel atamaları üzerinde de daha fazla denetim yetkisi söz konusu. Bu değişikliklerin, ESMA'nın operasyonel bağımsızlığını azaltabileceği ve karar alma süreçlerini yavaşlatabileceği öngörülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa Birliği, 2008 küresel finans krizinin ardından finansal denetimi güçlendirmek için bir dizi reform gerçekleştirdi. Bu kapsamda oluşturulan Avrupa Finansal Denetim Sistemi (ESFS) ve üç denetim otoritesi (ESMA, EBA ve EIOPA) ile sistemik riskleri izlemek üzere Avrupa Sistemik Risk Kurulu (ESRB) kuruldu. Ancak üye devletler arasında denetim yetkilerinin paylaşımı konusunda görüş ayrılıkları hiç bitmedi. Özellikle büyük finans merkezlerine ev sahipliği yapan ülkeler, ulusal denetim otoritelerinin gücünün korunmasını istiyor.
Bu anlaşma, Avrupa'nın finansal entegrasyonu açısından bir geri adım olarak yorumlanıyor. Avrupa Komisyonu, sermaye piyasaları birliği (CMU) projesi kapsamında daha merkezi bir denetim yapısı hedefliyordu. Ancak üye devletlerin direnci, bu hedefin önünde önemli bir engel oluşturuyor. Uzmanlar, anlaşmanın yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebileceğini ve AB'nin küresel finansal düzenleme standartlarını belirleme gücünü zayıflatabileceğini belirtiyor.
Küresel ölçekte ise ABD ve Birleşik Krallık gibi önemli finans merkezleri, AB'nin denetim yapısındaki değişiklikleri yakından takip ediyor. Özellikle Brexit sonrası Londra'nın AB ile finansal hizmetlerde denklik anlaşmaları yapma çabası düşünüldüğünde, AB içindeki denetim parçalanması bu süreci daha da karmaşık hale getirebilir. AB'nin etkin bir denetim mekanizması kuramaması, uluslararası yatırımcıların AB piyasalarına olan güvenini sarsabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa Birliği'nin finansal denetim yapısındaki bu değişiklik, Türkiye'yi doğrudan etkilememekle birlikte, dolaylı yollardan önem taşıyor. Türkiye, AB ile gümrük birliği ve finansal hizmetler alanında yakın ilişkilere sahip. AB'de denetim parçalanması yaşanması, Türkiye'de faaliyet gösteren AB merkezli finansal kuruluşların tabi olduğu kuralların karmaşıklaşmasına yol açabilir. Ayrıca, AB'nin küresel finansal düzenlemelerdeki etkinliğinin azalması, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan piyasalar için düzenleyici belirsizlik yaratabilir. Öte yandan, Türkiye'nin kendi finansal denetim otoriteleri için bu gelişme, merkezi denetimin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, AB ile finansal diyalog süreçlerinde bu tür gelişmeleri dikkate alarak pozisyon belirlemeli.