İngiltere'de dünyada bir ilk olarak gerçekleştirilen tıbbi deney kapsamında, anne karnındaki ikiz bebekler Nancy ve Margo, nadir görülen bir gebelik komplikasyonu olan ikizden ikize transfüzyon sendromu (TTTS) nedeniyle hayatlarını kaybetme riskiyle karşı karşıyaydı. Uygulanan çığır açan tedavi sayesinde iki kız kardeş sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. Bu tedavi, daha önce benzer durumdaki bebeklerde kullanılan yöntemlere kıyasla çok daha az invaziv ve başarı oranı yüksek bir prosedür olarak tıp literatüründe yerini aldı.
Gelişmenin arka planı
TTTS, tek yumurta ikizlerinde plasentanın anormal damar bağlantıları nedeniyle kan akışının eşitsiz dağıldığı bir durum. Bir bebek çok fazla kan alırken diğeri yetersiz kalıyor ve bu durum her iki bebek için de ölümcül olabiliyor. Geleneksel tedavi, rahim içinde lazerle anormal damarları yakmak olsa da bu yöntem her zaman başarılı olmuyor ve bazı durumlarda bir bebeğin kaybına yol açabiliyor. Ancak bu yeni tedavi, ikizlerin kan akışını dengelemek için özel bir teknik kullanıyor: Rahim içine yerleştirilen bir kateterle, özel bir solüsyon enjekte edilerek plasentadaki anormal bağlantılar kapatılıyor. Londra'daki King's College Hastanesi'nden Dr. Anna David liderliğindeki ekip, bu tekniği ilk kez insan üzerinde denedi ve başarılı oldu.
Nancy ve Margo, 32. haftada sezaryenle dünyaya geldi. Şu anda 2 yaşında olan ikizler, tamamen sağlıklı bir gelişim gösteriyor. Anneleri Sarah, tedavi sürecinde büyük bir endişe yaşadıklarını ancak doktorların profesyonel yaklaşımı sayesinde kızlarının kurtulduğunu belirtti. Bu deney, TTTS tedavisinde devrim yaratma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, yöntemin daha az invaziv olması nedeniyle erken haftalarda da uygulanabileceğini ve böylece daha fazla bebeğin kurtarılabileceğini söylüyor. Çalışma, American Journal of Obstetrics and Gynecology dergisinde yayımlandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tıbbi atılım, küresel çapta yankı uyandırdı. TTTS, tüm ikiz gebeliklerin yaklaşık yüzde 10-15'inde görülüyor ve tedavi edilmezse ölüm oranı yüzde 90'ın üzerine çıkıyor. Yeni teknik, özellikle gelişmekte olan ülkelerde lazer tedavisine erişimin sınırlı olduğu bölgeler için umut vadediyor. ABD, Kanada ve Avustralya'daki tıp merkezleri bu yöntemi kendi hastalarına uygulamak için çalışmalara başladı. Ayrıca, prosedürün maliyetinin geleneksel lazer cerrahisine göre daha düşük olması, sağlık sistemleri üzerindeki yükü azaltma potansiyeli taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, bu tür yenilikçi tedavilerin anne ve bebek ölümlerini azaltmadaki rolüne dikkat çekiyor. Bununla birlikte, uzun vadeli yan etkiler ve güvenlik konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu da vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de her yıl yüzlerce ikiz gebelikte TTTS vakası görülüyor. Mevcut tedavi yöntemleri olan lazer cerrahisi, bazı büyük şehirlerdeki hastanelerde uygulanıyor ancak ülkenin her yerinde erişim mümkün değil. Bu yeni teknik, daha az uzmanlık ve ekipman gerektirdiği için Türkiye'deki periferik hastanelerde de uygulanabilir hale gelebilir. Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda klinik araştırmaları desteklemesi, hem maliyetleri düşürebilir hem de bebek ölümlerini azaltabilir. Ayrıca Türkiye, tıp turizminde bu alanda da söz sahibi olmak için bu yeniliği benimseyerek bölgesel bir merkez haline gelebilir. Ancak, Türkiye'de henüz bu yöntemin kullanımına ilişkin bir çalışma bulunmuyor. Bu nedenle, ilgili tıp fakülteleri ve araştırma hastanelerinin bu konuda harekete geçmesi önemli.