İngiltere'de çiftçiler, hükümetin tarımsal çevre programları için ayırdığı 233 milyon sterlinlik fonun başvuru sürecinde yaşanan yoğunluk nedeniyle büyük öfke içinde. Fonu kaçıran çiftçiler, çevre dostu tarım uygulamalarını hayata geçiremeyeceklerini belirtiyor. Ülke genelinde birçok çiftçi, başvuru sisteminin çöktüğünü ve adeta bir "Oasis bileti kapma yarışına" döndüğünü ifade ediyor. Hükümetin çevre taahhütlerini yerine getirmek için oluşturduğu fon, kısa sürede tükendi.
Fonun Arka Planı ve Başvuru Süreci
İngiltere'de tarım sektörü, Brexit sonrası dönemde Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası'ndan ayrılmasının ardından yeni bir destek sistemine geçiş yapıyor. Hükümet, çiftçilere çevre dostu uygulamalar için ödeme yapmayı vaat eden "Çevresel Arazi Yönetimi" (Environmental Land Management) programını başlattı. Bu kapsamda, 2024 yılı için toplam 233 milyon sterlinlik bir fon ayrıldı. Ancak başvuruların beklenenden çok daha fazla olması ve sistemin teknik altyapısının yetersiz kalması, birçok çiftçinin başvuru yapamadan fonun tükenmesine yol açtı.
Çiftçiler, başvuru sürecinin karmaşıklığından ve şeffaf olmamasından şikayetçi. Bazı çiftçiler, saatler boyunca çevrimiçi sistemde beklediklerini ancak bir türlü başvurularını tamamlayamadıklarını belirtiyor. Fonun kısa sürede tükenmesi, çiftçiler arasında büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Birçok çiftçi, çevre projelerine yatırım yapmak için bu fonu bekliyordu ve şimdi alternatif kaynak bulmakta zorlanıyor.
Çiftçilerin Tepkisi ve Hükümetin Tutumu
Çiftçi sendikaları ve tarım örgütleri, hükümete çağrıda bulunarak fonun artırılmasını ve başvuru sürecinin iyileştirilmesini talep ediyor. Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Üyelerimiz, çevre için önemli işler yapmak istiyor ancak fon yetersizliği nedeniyle bu mümkün olmuyor. Hükümet, çevre hedeflerine ulaşmak istiyorsa, çiftçilere yeterli destek sağlamalı" dedi. Hükümet yetkilileri ise fonun sınırlı olduğunu ve gelecek yıllarda daha fazla kaynak ayrılacağını savunuyor. Ancak çiftçiler, bu açıklamaları yetersiz buluyor ve somut adım bekliyor.
Öte yandan, bazı çiftçiler fonu kaçırmanın yanı sıra, başvuru sürecindeki eşitsizlikten de yakınıyor. Büyük ölçekli çiftliklerin fonlara daha kolay erişebildiğini, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise geri planda kaldığını belirtiyorlar. Bu durum, tarım sektöründe rekabeti olumsuz etkiliyor ve küçük çiftçilerin geleceğini tehlikeye atıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki bu gelişme, Brexit sonrası tarım politikalarının nasıl şekilleneceği konusunda önemli bir gösterge. Ülke, AB'den ayrıldıktan sonra kendi tarım destek sistemini kurmaya çalışıyor ancak geçiş süreci sancılı ilerliyor. Benzer sorunlar, AB ülkelerinde de yaşanıyor; birçok ülke çevre dostu tarım uygulamaları için çiftçilere destek sağlamakta zorlanıyor. Küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında tarım sektörünün dönüşümü kritik önem taşıyor. Ancak finansman yetersizliği, bu dönüşümü yavaşlatıyor. İngiltere'deki fon krizi, diğer ülkeler için de uyarıcı bir nitelik taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki çiftçi fonu krizi, Türkiye'nin tarım politikaları ve AB ile ilişkileri açısından dersler içeriyor. Türkiye, AB'nin Ortak Tarım Politikası'na uyum sağlamak için çeşitli reformlar yapıyor. Ancak benzer bir fon yetersizliği ve başvuru karmaşası, Türkiye'de de yaşanabilir. Ayrıca, küresel iklim hedefleri doğrultusunda tarım sektörünün yeşil dönüşümü için finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye, çiftçilere yönelik destekleri artırarak hem çevresel sürdürülebilirliği hem de tarımsal verimliliği sağlayabilir. İngiltere örneği, tarım desteklerinin planlanmasında şeffaflık ve kapsayıcılığın önemini gösteriyor.