Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Cidde şehrinde yükselen ve tamamlandığında dünyanın en yüksek binası unvanını alması beklenen Cidde Kulesi'nde inşaat çalışmaları, mühendisinin ifadesiyle "hiç olmadığı kadar hızlı" ilerliyor. Projenin başmühendisi, Newsweek'e yaptığı açıklamada kulenin belirlenen takvimin ilerisinde olduğunu ve yakında kritik bir yapısal dönüm noktasına ulaşılacağını duyurdu. 1.000 metreyi aşması planlanan gökdelen, 828 metreyle Dubai'deki Burç Halife'nin rekorunu egale edecek.
Gelişmenin arka planı: Bir mega projenin yeniden canlanışı
Cidde Kulesi, 2013 yılında Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 programı kapsamında ekonomiyi petrole bağımlılıktan kurtarma hedefiyle duyuruldu. Ancak 2018'de dönemin Kral Selman'ın talimatıyla inşaat geçici olarak durduruldu. Suudi Arabistan'ın fiili yöneticisi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın reform gündemindeki belirsizlikler ve yolsuzluk iddiaları projeyi sekteye uğratmıştı. 2021'de çalışmalara yeniden başlandı ve bu kez daha hızlı bir tempoda. Şu an itibarıyla kulenin yüzde 75'inin tamamlandığı tahmin ediliyor. Proje, Suudi Arabistan'ın turizm ve yatırım çekme hedeflerinin bir simgesi olarak görülüyor. Kulenin içinde otel, ofis, rezidans ve gözlem terası gibi çok amaçlı alanlar yer alacak.
Bölgesel ve küresel boyut: Rekabet ve prestij
Cidde Kulesi, Orta Doğu'da yükselen gökdelen yarışının en iddialı örneği. Dubai'deki Burç Halife, Katar'daki Aspire Tower ve Kuveyt'teki Al Hamra Tower gibi yapılarla rekabet halinde olan Suudi Arabistan, bu projeyle bölgesel bir prestij sembolü yaratmayı hedefliyor. Ayrıca proje, Suudi Arabistan'ın İsrail'le normalleşme müzakereleri ve ABD'yle stratejik işbirliği bağlamında uluslararası yatırımcı güvenini artırma çabasının bir parçası. Öte yandan, bu tür dev inşaat projelerinin çevresel etkileri ve işçi hakları ihlalleri eleştiri konusu olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cidde Kulesi'nin hızlanan inşaatı, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle son dönemde başlattığı ekonomik ve diplomatik yakınlaşma sürecinde önemli bir referans noktası olabilir. Suudi Arabistan'ın mega projeleri, Türk müteahhitlik firmaları ve malzeme tedarikçileri için potansiyel iş fırsatları sunuyor. Ancak Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 hedefleri ile Türkiye'nin ihracat ve inşaat sektörü hedefleri arasında doğrudan bir eşleşme sağlanabilirse, iki ülke arasındaki ticaret hacmi artabilir. Ayrıca, Körfez'deki bu tür prestij projeleri, bölgesel güç dengesi ve Türkiye'nin Orta Doğu'daki nüfuz mücadelesi bağlamında dolaylı etkiler yaratabilir.