Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Pazar günü yaptığı açıklamada, Cibuti'den Yemen'e gitmekte olan ve yaklaşık 305 kişi taşıyan bir teknenin batması sonucu en az 109 göçmenin hayatını kaybettiğini, 116'dan fazla kişinin ise kayıp olduğunu bildirdi. Ölenler arasında 15 çocuğun bulunduğu belirtildi. Olay, göçmenlerin Afrika Boynuzu'ndan Yemen'e ve oradan da Körfez ülkelerine ulaşma çabalarının trajik bir yansıması olarak kaydedildi.
Olayın ayrıntıları ve kurtarma çalışmaları
IOM'nin verdiği bilgilere göre, tekne Cibuti'nin kuzeydoğusundaki sahillerden hareket ettikten kısa bir süre sonra alabora oldu. Henüz kesin nedeni bilinmemekle birlikte, aşırı yükleme ve kötü hava koşullarının faciaya yol açmış olabileceği değerlendiriliyor. Bölgede bulunan balıkçı tekneleri ve sahil güvenlik ekipleri, hayatta kalanları kurtarmak ve kayıp kişileri aramak için seferber oldu. Ancak zorlu deniz koşulları ve sınırlı arama kurtarma kapasitesi, çalışmaları güçleştiriyor.
Hayatta kalan bazı göçmenler, teknenin hareket ettikten yaklaşık bir saat sonra su almaya başladığını ve kısa sürede battığını anlattı. Kurtarılanlar arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor. IOM, hayatta kalanlara tıbbi yardım, barınma ve psikososyal destek sağlandığını, ayrıca ailelerine ulaşma çabalarının sürdüğünü açıkladı.
Bu olay, son yıllarda Cibuti-Yemen hattında yaşanan en ölümcül tekne kazalarından biri olarak kayıtlara geçti. Bölgede göçmen kaçakçılığı yapan şebekelerin, insanları denizde aşırı kalabalık ve denize elverişsiz teknelerle taşıdığı biliniyor. IOM, bu rotanın dünyanın en tehlikeli göç yollarından biri olduğuna dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Göçün trajik gerçekliği
Cibuti, Eritre, Etiyopya ve Somali gibi ülkelerden gelen göçmenler için Yemen'e geçiş noktası konumunda. Yemen ise iç savaş ve istikrarsızlığa rağmen, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinde iş bulma umuduyla gelen göçmenler için bir kapı işlevi görüyor. Ancak Yemen'deki çatışma ortamı, göçmenlerin karşılaştığı riskleri daha da artırıyor. Birçok göçmen, Yemen'de insan kaçakçılarının eline düşme, keyfi gözaltı veya zorla askere alınma gibi tehlikelerle karşı karşıya kalıyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, her yıl on binlerce Afrika kökenli göçmen bu rotayı kullanmaya çalışıyor. 2023 yılında yaklaşık 100 bin kişinin Yemen'e ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak deniz yolculuğu son derece tehlikeli; tekneler genellikle küçük, bakımsız ve aşırı yüklü. IOM, bu rotada hayatını kaybedenlerin sayısının resmi kayıtlara yansıyandan çok daha fazla olduğunu vurguluyor.
Uluslararası toplum, göçmen kaçakçılığıyla mücadele ve göçmenlerin korunması konusunda daha etkili önlemler alınması çağrısında bulunuyor. Ancak bölgesel istikrarsızlık, yoksulluk ve iklim değişikliğinin tetiklediği göç baskısı, bu sorunun kısa vadede çözülmesini zorlaştırıyor. Cibuti ve Yemen arasındaki deniz geçişleri, özellikle muson dönemlerinde daha da tehlikeli hale geliyor.
Bu son facia, göçmenlerin umut yolculuğunun ne denli ölümcül olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. IOM ve diğer insani yardım kuruluşları, göçmenlere yönelik koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kaçakçılık ağlarının çökertilmesi için uluslararası işbirliğinin artırılması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'ndaki istikrarsızlık ve göç hareketlerine karşı son yıllarda artan bir diplomatik ve insani angajman sergiliyor. Cibuti ve Somali gibi ülkelerle geliştirilen ekonomik ve güvenlik işbirlikleri, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini artırma hedefinin bir parçası. Bu tür göç trajedileri, Türkiye'nin uluslararası göç yönetimi ve insani yardım alanındaki rolünü daha da önemli kılıyor. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin deniz ticareti ve bölgesel güvenlik politikaları açısından da yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.