Washington Post'un yayımladığı belgelere göre, Hare Krishna hareketinin önde gelen isimlerinden Chris Butler, ABD Temsilciler Meclisi üyesiyken Tulsi Gabbard'ın kararlarını etkilemeye çalıştı. Butler'ın Gabbard üzerindeki etkisi, özellikle dış politika konularında yoğunlaştı. Gabbard, 2020 başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti aday adayı olarak dikkat çekmiş, ancak daha sonra partisinden istifa ederek bağımsız bir çizgi izlemişti. Butler'ın Gabbard'ın ofisiyle yazışmaları ve toplantıları, dini bir figürün bir ABD kongre üyesinin siyasi duruşunu şekillendirmeye çalıştığı iddialarını gündeme getirdi.
Chris Butler Kimdir?
Chris Butler, uluslararası Hare Krishna hareketinin (ISKCON) etkili bir lideridir. 1970'lerden bu yana hareketin içinde yer alan Butler, özellikle ABD'deki bazı siyasi figürlerle yakın ilişkiler kurmasıyla tanınıyor. Butler'ın Tulsi Gabbard ile bağlantısı, Gabbard'ın gençlik yıllarında Hindu inancına ilgi duymasıyla başladı. Gabbard, 2012'de Kongre'ye seçildiğinde Butler'ı danışman olarak görevlendirdi. Ancak Washington Post'un haberinde, Butler'ın Gabbard'ın ofisi üzerinde alışılmadık bir nüfuz sahibi olduğu ve personel işe alımından politika pozisyonlarına kadar çeşitli konularda söz sahibi olduğu iddia ediliyor.
Gabbard'ın Siyasi Kariyerindeki Rolü
Butler'ın Gabbard üzerindeki etkisi, özellikle ABD dış politikasında kendini gösterdi. Gabbard, Suriye İç Savaşı sırasında Esad rejimine karşı sert önlemler alınmasına karşı çıkmış, Rusya ve Hindistan ile yakın ilişkiler kurulmasını savunmuştu. Washington Post'un ulaştığı belgeler, Butler'ın Gabbard'ın bu pozisyonlarını şekillendirmede aktif rol oynadığını gösteriyor. Butler'ın Gabbard'a yazdığı e-postalarda, Suriye'deki durumun 'ABD müdahalesine izin vermeyecek kadar karmaşık' olduğunu ve Hindistan'ın Keşmir politikasının desteklenmesi gerektiğini belirttiği görülüyor. Ayrıca, Gabbard'ın 2017'de Esad rejimiyle görüşmek üzere Suriye'ye yaptığı tartışmalı ziyaretin Butler tarafından teşvik edildiği iddia ediliyor.
Butler'ın etkisi sadece dış politikayla sınırlı kalmadı. Bazı eski çalışanlar, Butler'ın ofis içi kararlara müdahale ettiğini ve kendisine yakın kişileri işe aldırdığını söylüyor. Washington Post'un haberine göre, Butler Gabbard'ın personelini 'seçme' hakkına sahipti ve ofisteki bazı üst düzey yetkililerle doğrudan temastaydı. Bu durum, ABD'de bir kongre üyesinin bağımsızlığını sorgulatan bir tartışma başlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD iç siyasetindeki dini etki ağlarının dış politikaya yansımalarını göstermesi açısından önemli. Tulsi Gabbard, özellikle Suriye politikasında Esad rejimine yakın duruşuyla biliniyordu. Butler'ın etkisi altında şekillenen bu politika, Türkiye'nin Suriye'deki ulusal güvenlik çıkarlarıyla doğrudan çelişiyor. Türkiye, PKK/YPG terör örgütünün Suriye'deki varlığına karşı mücadele ederken, ABD'nin Esad rejimine karşı sert bir tutum alması bekleniyordu. Gabbard gibi isimlerin bu politikayı engellemesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde gerginlik yaratmıştı. Bu haber, ABD Kongresi'ndeki karar alma süreçlerinde dini grupların etkisini bir kez daha gündeme getiriyor.