Cezayir, Nijerya'dan Avrupa'ya doğalgaz taşımayı amaçlayan ve on yıllardır gündemde olan Sahra ötesi boru hattı projesinin inşasına resmen başladığını duyurdu. Cezayir Enerji Bakanı Mohamed Arkab, ülkenin güneyindeki Hassi R'Mel gaz sahasından başlayacak olan hattın ilk etabının temelinin atıldığını açıkladı. Proje, Nijerya'dan başlayıp Nijer üzerinden Cezayir'e ulaşacak ve buradan Akdeniz üzerinden Avrupa'ya gaz tedarik edecek. Toplam 4.128 kilometre uzunluğunda olması planlanan Trans-Saharan Gas Pipeline (TSGP), tam kapasiteyle yılda 30 milyar metreküp doğalgaz taşıma potansiyeline sahip. Projenin tamamlanmasının ardından Avrupa'nın enerji arz güvenliğine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
On yıllardır bekleyen dev proje hayata geçiyor
Trans-Saharan Gas Pipeline fikri ilk kez 1970'lerde ortaya atılmış, ancak siyasi istikrarsızlık, finansman sorunları ve bölgesel güvenlik endişeleri nedeniyle defalarca ertelenmişti. Nijerya, Nijer ve Cezayir arasında 2009 yılında imzalanan anlaşmayla resmiyet kazanan proje, o tarihten bu yana çeşitli aşamalarda takılıp kalmıştı. Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığı azaltma çabaları, projeye yeni bir ivme kazandırdı. Cezayir, Avrupa'ya gaz ihraç eden önemli bir ülke olarak bu projeyle Nijerya ve diğer Batı Afrika ülkelerinin gaz rezervlerini Avrupa pazarına bağlamayı hedefliyor. Proje, aynı zamanda Cezayir'in bölgesel enerji merkezi olma vizyonunun bir parçası.
Boru hattının en büyük zorluklarından biri, Sahra Çölü'nün zorlu coğrafyası ve güvenlik tehditleri. Bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplar ve terör örgütleri, hattın inşası ve işletilmesi sırasında risk oluşturuyor. Cezayir hükümeti, askeri güçlerle projenin güvenliğini sağlayacağını belirtiyor. Ayrıca projenin maliyeti, güncel tahminlere göre 13 milyar doları buluyor ve uluslararası yatırımcıların ilgisi bekleniyor. Nijerya, rezervlerini çeşitlendirmek ve Avrupa pazarına erişmek için projeye büyük önem veriyor. Nijer ise transit ülke olarak ekonomik fayda elde etmeyi umuyor.
Avrupa'nın enerji arz güvenliği için kritik adım
Trans-Saharan Gas Pipeline, Avrupa Birliği'nin enerji arzını çeşitlendirme stratejisinde kilit rol oynayabilir. AB, Rus gazına bağımlılığı azaltmak için Nijerya, Katar, ABD ve Doğu Akdeniz gibi alternatif kaynaklara yöneliyor. Ancak Nijerya gazının Avrupa'ya ulaştırılması, mevcut sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesislerine kıyasla daha düşük maliyetli ve sürekli bir tedarik sağlayabilir. Proje tamamlandığında, Avrupa'nın yıllık gaz ithalatının yaklaşık %6'sını karşılayabilir. Bununla birlikte, boru hattının tamamlanması için en iyimser tahminler 2030 yılını işaret ediyor. Çevre örgütleri, fosil yakıt altyapısına yapılan bu büyük yatırımın iklim hedefleriyle çeliştiğini savunuyor. Öte yandan, proje Sahra altı Afrika ülkeleri için ekonomik kalkınma fırsatı sunarken, bölgesel iş birliğini teşvik etme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'nın enerji tedarikinde bir merkez üssü olma hedefi doğrultusunda Cezayir'den LNG ithal etmektedir. Trans-Saharan boru hattı, Cezayir'in Avrupa'ya ihracat kapasitesini artırarak Türkiye'nin enerji diplomasisinde Cezayir'in elini güçlendirebilir. Ancak proje, Doğu Akdeniz'deki Türkiye'nin enerji merkezi olma çabalarına doğrudan alternatif oluşturmayacaktır. Türkiye, Nijerya ile ikili enerji iş birliğini derinleştirerek bu projeden dolaylı fayda sağlayabilir. Küresel enerji piyasalarındaki dengeleri etkileme potansiyeli bulunan bu girişim, Türk enerji şirketleri için yeni ortaklık fırsatları da yaratabilir.