Cezayir'de 2 Temmuz'da yapılan parlamento seçimleri, yedi yıl önce başlayan Hirak protestolarının gölgesinde gerçekleşiyor. Seçimlere katılımın düşük olması bekleniyor; zira 2019'daki protestoların ardından yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanma oranı yalnızca yüzde 23'te kalmıştı. Birçok seçmen, siyasi tekliflerden memnuniyetsizliğini ve muhalefet partilerinin boykot çağrılarına uyarak sandığa gitmeyerek göstermeyi planlıyor.
Hirak ruhu seçimleri gölgeliyor
Hirak protestoları, 2019 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın beşinci dönem için adaylığını açıklamasıyla başlamış ve haftalarca süren kitlesel gösterilere dönüşmüştü. Buteflika istifa etse de hareket, ordunun gölgesinde yönetilen siyasi sisteme karşı duruşunu sürdürdü. Protestolar, Covid-19 pandemisi nedeniyle fiziksel olarak sona erse de, halkın talepleri ve siyasi bilinç düzeyi canlılığını koruyor.
Seçimlere katılımın düşük olmasının arkasında, halkın mevcut siyasi partilerin ve adayların gerçek bir değişim getiremeyeceğine olan inancı yatıyor. Muhalefet partilerinin büyük kısmı seçimleri boykot ederken, bağımsız adaylar ve yeni kurulan partiler de mevcut düzenden farklılaşmakta zorlanıyor. Gözlemciler, seçimlerin ardından kurulacak yeni parlamentonun da benzer bir siyasi atalet içinde olacağını öngörüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Cezayir'in istikrarı önemli
Cezayir, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesinde önemli bir aktör. Zengin doğalgaz rezervlerine sahip olan ülke, Avrupa'nın enerji arzında kritik bir rol oynuyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası Rus gazına alternatif arayan Avrupa ülkeleri için Cezayir'in istikrarı hayati önem taşıyor. Ancak iç siyasi tıkanıklık, ülkenin ekonomik reform yapma ve genç nüfusun işsizlik sorununu çözme kapasitesini sınırlıyor.
Cezayir, aynı zamanda Fransa başta olmak üzere eski sömürgeci güçlerle karmaşık ilişkilere sahip. Seçim süreci, Fransa-Cezayir ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Ancak düşük katılım, Cezayir siyasetinin kırılganlığını ve halkın mevcut sisteme duyduğu güvensizliği bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir, Türkiye'nin Afrika açılımında önemli bir ortak. İki ülke arasında savunma sanayii, enerji ve ticaret alanlarında güçlü bağlar bulunuyor. Cezayir'deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin Kuzey Afrika'daki nüfuzunu dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak düşük katılımlı seçimlerin kısa vadede büyük bir krize yol açması beklenmiyor. Türkiye, Libya ve Sahel bölgesindeki gelişmelerle bağlantılı olarak Cezayir'deki siyasi süreci yakından izlemeli. Ayrıca, Cezayir'in enerji ihracatında yaşanabilecek herhangi bir aksama, Türkiye'nin enerji tedarik güvenliğini de etkileyebilir.