İtalya'da 2018 yılında 43 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan Cenova'daki Morandi Köprüsü faciasında, dönemin otoyol işletmecisi Autostrade per l'Italia'nın (Aspi) üst düzey yöneticisi Giovanni Castellucci, 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cenova mahkemesi, köprünün bakım ve denetimindeki ihmallerin trajediye yol açtığına hükmetti. Davada toplam 32 sanık mahkum olurken, cezalar 11 yıla kadar değişen sürelerle belirlendi. Karar, İtalya'da altyapı güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Facianın Arka Planı: Morandi Köprüsü Nasıl Çöktü?
14 Ağustos 2018'de, yoğun bir tatil gününde, Cenova'yı Fransa ve Ligurya sahiline bağlayan Morandi Köprüsü'nün 200 metrelik bir bölümü aniden çöktü. 43 kişi hayatını kaybetti, 600'den fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Köprü, 1960'larda inşa edilmiş ve betonarme yapısı nedeniyle yıllar içinde korozyona uğramıştı. Sorumluluk tartışmaları, köprüyü işleten Autostrade per l'Italia (Aspi) ile kamu denetim otoriteleri arasında sıkışıp kalmıştı. Soruşturma, bakım eksiklikleri ve yapısal zayıflıkların uzun süredir bilindiğini ancak gerekli önlemlerin alınmadığını ortaya çıkardı.
Mahkeme, Giovanni Castellucci'nin yanı sıra Aspi'nin eski CEO'su ve diğer üst düzey yöneticileri de sorumlu buldu. Ayrıca, kamu denetiminden sorumlu eski bir bakanlık müsteşarı da dahil olmak üzere çok sayıda bürokrat mahkum oldu. Ceza süreleri 2 yıldan 12 yıla kadar değişiyor. Savcılık, sanıkların "kasten ölüme sebebiyet verme" ile suçlanmadığını, ancak "bilinçli taksir" kapsamında cezalandırıldıklarını belirtti.
İtalya'da Altyapı Güvenliği ve Yargı Süreci
Bu dava, İtalya'da altyapı güvenliğine ilişkin en büyük yargılamalardan biri oldu. Mahkeme, kararında "kamu yararını göz ardı eden bir kâr odaklı yönetim anlayışını" eleştirdi. Autostrade per l'Italia, 2021 yılında devlet kontrolündeki Cassa Depositi e Prestiti öncülüğünde bir konsorsiyuma satılmıştı. Olay, Avrupa genelinde bakımı ihmal edilen köprüler ve viyadükler konusunda endişeleri artırdı. İtalya'da birçok köprü 1960'larda inşa edildi ve deprem, yoğun trafik ve çevresel faktörler nedeniyle risk altında. Hükümet, facianın ardından köprü denetimlerini sıkılaştırmış ve 2020'de bir "köprü güvenliği yasası" çıkarmıştı.
Karar, mağdur aileleri tarafından kısmen yeterli bulundu ancak bazıları cezaların çok hafif olduğunu savundu. Köprü çöktüğünde aracında bulunan ve olaydan sağ kurtulan bir kişi, "Hiçbir ceza kaybettiğimiz canları geri getirmez, ama en azından adalet yerini buldu" dedi. Davanın temyiz süreci devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cenova faciası, altyapı denetiminin kamu güvenliği açısından hayati önemini bir kez daha göstermiştir. Türkiye'de de deprem kuşağında yer alan ve benzer dönemlerde inşa edilmiş çok sayıda köprü, viyadük ve otoyol bulunmaktadır. Bu dava, Türkiye'deki yetkililer için, özellikle ihale süreçleri ve bakım standartlarının sıkılaştırılması açısından bir uyarı niteliğindedir. Ayrıca, Türkiye'nin kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarında kamu denetiminin güçlendirilmesi, benzer faciaların önlenmesi için uluslararası bir referans oluşturmaktadır. Sonuç olarak, bu karar Türkiye'nin altyapı güvenliği politikalarında daha şeffaf ve hesap verebilir bir modeli benimsemesi gerektiğini hatırlatmaktadır.