Kanada Başbakanı Mark Carney, Fransa'daki G7 Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile ikili bir toplantı gerçekleştirmemesinin kasıtlı bir soğukluk olarak algılanmaması gerektiğini söyledi. Çarşamba günü yaptığı açıklamada Carney, "Bundan büyük bir anlam çıkarmazdım" ifadelerini kullandı ve iki liderin zirve süresince yedi ila sekiz kez bir araya geldiğini aktardı. Carney, bu görüşmelerin gayriresmi ve verimli geçtiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
G7 Zirvesi, Biarritz'de 24-26 Ağustos tarihleri arasında düzenlendi. Kanada ile ABD arasında son dönemde ticaret ve gümrük vergileri konusunda yaşanan gerginlikler, iki lider arasında resmi bir ikili görüşme yapılıp yapılmayacağı sorusunu gündeme getirmişti. Ancak Carney, Trump'la birçok kez bir araya geldiklerini ve bu temasların oldukça yapıcı geçtiğini belirtti. Başbakan, "Başkan'la ikili oturum düzenlemedik, ama zirve boyunca sürekli iletişim halindeydik. Bu, ilişkilerimizde bir sorun olduğu anlamına gelmez" dedi.
Carney ayrıca, Trump'la görüşmelerinde ticaret dengesi, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) güncellenmesi ve küresel ticaretteki belirsizlikler gibi konuları ele aldıklarını ifade etti. Kanada, ABD'nin Çin ve diğer ülkelere yönelik tarifelerinden olumsuz etkilenirken, Ottawa yönetimi bu konuda Washington'la diyalog kanallarını açık tutmayı hedefliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İki lider arasındaki bu dolaylı temaslar, Kuzey Amerika'da ticaret savaşlarının tırmanması endişelerini bir nebze olsun hafifletti. ABD, Kanada'ya çelik ve alüminyumda %25 gümrük vergisi uygularken, Kanada da misilleme olarak ABD ürünlerine ek vergiler getirmişti. G7 Zirvesi, bu gerilimleri azaltmak için bir fırsat olarak görülüyordu. Analistler, Trump'ın Kanada'yı "ulusal güvenlik tehdidi" olarak nitelemesinin ardından iki ülke arasındaki güven bunalımının derinleştiğine dikkat çekiyor.
Zirvede ayrıca iklim değişikliği, İran ve Kuzey Kore gibi küresel konular da ele alındı. Carney, bu konularda Trump'la fikir ayrılıkları yaşandığını ancak yapıcı bir diyalog yürütüldüğünü söyledi. Kanada, Paris İklim Anlaşması'na bağlılığını yinelerken, ABD'nin anlaşmadan çekilme kararına karşı çıktı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada arasındaki bu tür diplomatik nüanslar, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerindeki benzer sürtüşmeler açısından örnek teşkil edebilir. Türkiye, ABD'nin Suriye politikası, S-400 savunma sistemi ve yaptırımlar konusunda Washington'la anlaşmazlıklar yaşıyor. İkili görüşme yapılmamasının bir 'soğukluk' olmadığı yönündeki bu tür açıklamalar, Türk diplomatlarına dolaylı temasların da etkili olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, G7 gibi çok taraflı platformlarda ABD ile yapıcı diyaloğun sürdürülmesi, Türkiye'nin de NATO ve diğer uluslararası forumlarda benzer bir strateji benimsemesi açısından önem taşıyor.