Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Çad'daki operasyonlarında çalışan personelin yerel topluluklara yönelik cinsel istismar, dolandırıcılık ve güç kullanımı gibi ciddi ihlallerde bulunduğunu ortaya koyan bir iç soruşturma yayımladı. Bağımsız bir kurul tarafından yürütülen soruşturma, 2019 yılından bu yana Çad'ın orta ve güney bölgelerinde faaliyet gösteren MSF ekiplerinde sistematik suiistimaller olduğunu belgeledi. Soruşturma raporuna göre, en az 33 kadın ve kız çocuğu, MSF personeli tarafından cinsel istismara uğradı; bazı mağdurlar iş vaadi veya tıbbi yardım karşılığında istismar edildi. Ayrıca, yerel çalışanlara düşük ücret ödenmesi, sahte hasta kayıtları ile ilaç ve ekipmanların karaborsada satılması gibi ekonomik suiistimaller de tespit edildi. MSF, olayları kabul ederek 10 çalışanı işten çıkardığını ve Çad hükümeti ile koordineli yeni koruma önlemleri başlattığını duyurdu.
Gelişmenin arka planı
MSF, dünya genelinde 70'ten fazla ülkede faaliyet gösteren ve 2023'te yaklaşık 45.000 yerel ve yabancı çalışan istihdam eden bir insani yardım kuruluşudur. Kuruluş, özellikle çatışma ve doğal afet bölgelerinde sağlık hizmeti sunuyor. Çad, iklim değişikliği ve siyasi istikrarsızlığın yol açtığı göç dalgalarıyla baş etmeye çalışırken, MSF bu ülkede 2010'dan beri faaliyet gösteriyor. Son yıllarda kuruluş, Nijerya, Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nden gelen mültecilere yardım sağlıyor. Soruşturma, MSF'nin 2018 yılında Ukrayna ve Yunanistan'da da benzer suçlamalarla karşılaşmasının ardından başlatılmıştı. Rapor, hijyenik olmayan çalışma koşulları ve yerel çalışanlara yönelik ayrımcılık gibi yapısal sorunlara da dikkat çekiyor. MSF, mağdurlara tazminat ödeyeceğini ve personel eğitimi ile bağımsız denetim mekanizmaları kuracağını taahhüt etti.
Çad makamları, soruşturmanın sonuçlarını memnuniyetle karşılarken, yabancı yardım kuruluşlarının faaliyetleri üzerinde daha sıkı denetim yapılması gerektiğini vurguladı. Yerel sivil toplum örgütleri, MSF'nin şeffaflık konusunda yetersiz kaldığını ve yardım dağıtımında yerel aktörlerin daha fazla rol alması gerektiğini belirtiyor. Bu olay, uluslararası yardım sektöründe personel davranışlarına yönelik daha güçlü hesap verebilirlik mekanizmaları oluşturma ihtiyacını bir kez daha gündeme getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
MSF'nin Çad'daki skandalı, insani yardım kuruluşlarının kriz bölgelerinde çalışırken karşılaştığı etik ikilemleri gözler önüne seriyor. Yardım çalışanları, savaş, yoksulluk veya iklim krizinin vurduğu topluluklarda genellikle kolluk kuvvetlerinin olmadığı, dengesiz güç ilişkilerinin hüküm sürdüğü ortamlarda çalışır. Bu tür suiistimaller, hem yardımın etkinliğini azaltır hem de kuruluşlara olan güveni sarsar. MSF gibi büyük bir aktörün yaşadığı bu olay, sadece Çad'da değil, Sahra Altı Afrika'daki diğer kriz bölgelerinde de benzer sorunların olabileceği endişesini doğuruyor. Öte yandan, Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler, insani yardım kuruluşlarında çalışan personelin hesap verebilirliğini artıracak bağlayıcı protokoller geliştirilmesi çağrıları yapıyor. Rapor, ayrıca yabancı yardım çalışanları ile yerel topluluklar arasındaki kültürel uçurumun ve dil engellerinin istismarı kolaylaştırdığını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin Çad ve diğer Afrika ülkelerindeki insani yardım faaliyetleri açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, TİKA, AFAD ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Afrika'da sağlık, eğitim ve altyapı projeleri yürütüyor. MSF'de yaşanan suiistimaller, Türk kuruluşlarının da benzer risklere karşı proaktif önlemler alması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin kendi insani yardım modelinde yerel aktörlerle güçlü iş birlikleri ve sıkı denetim mekanizmaları bulunuyor; ancak bu tür skandallar, tüm uluslararası yardım faaliyetlerinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin evrensel bir standart haline gelmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca Türkiye, Afrika ülkeleriyle diplomatik ve ekonomik bağlarını güçlendirirken, bu tür olayların bölgesel istikrar ve kurumlara güveni zedelemesinin önüne geçilmesi için çok taraflı inisiyatiflerde bulunabilir.