Dünyanın en büyük iki kakao üreticisi Gana ve Fildişi Sahili, milyonlarca çiftçinin daha iyi gelir elde etmesini sağlamak amacıyla ortak bir deklarasyona imza attı. İki ülke, fiyatlandırma, yerel işleme, çevre koruma ve bilimsel araştırma konularında daha yakın işbirliği yapacaklarını açıkladı. Bu adım, küresel kakao piyasasında söz sahibi olmak isteyen iki ülkenin, çiftçilerin yaşam standartlarını iyileştirmeye yönelik en kapsamlı girişimi olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Gana ve Fildişi Sahili, dünya kakao üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını karşılıyor. Buna rağmen, kakao çiftçileri yoksulluk sınırının altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Uluslararası kakao fiyatlarındaki dalgalanmalar, çiftçilerin gelirlerini doğrudan etkiliyor; ancak son yıllarda fiyatların artmasına rağmen çiftçilerin bu artıştan yeterince pay alamadığı belirtiliyor. İki ülke, 2019 yılında küresel fiyatlara taban fiyat uygulaması getirmiş ve çiftçilere ödenen ücreti yükseltmeye çalışmıştı. Ancak bu girişim, çikolata üreticileri ve alıcıların tepkisiyle karşılaşmış, uygulamanın sürdürülebilirliği tartışılmıştı. Yeni deklarasyon, bu kez daha kapsamlı bir işbirliği öngörüyor: fiyat istikrarı için ortak stratejiler, yerel işleme kapasitesinin artırılması, ormansızlaşmanın önlenmesi ve araştırma-geliştirme faaliyetlerine ortak yatırım yapılması.
Gana Kakao Kurulu (COCOBOD) Başkanı Joseph Boahen Aidoo, imza töreninde yaptığı açıklamada, "Bu deklarasyon, çiftçilerimizin hak ettiği değeri alması için tarihi bir adımdır. Birlikte hareket ederek, küresel kakao piyasasında adil bir düzenin kurulmasına öncülük edeceğiz" dedi. Fildişi Sahili Kakao ve Kahve Konseyi (CCC) Başkanı Yves Kone ise, "İki ülke arasındaki bu dayanışma, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal açıdan da sürdürülebilir bir kakao sektörünün temelini atıyor" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kakao fiyatları, son iki yılda tarihi rekorlar kırdı; 2024 yılında ton başına 10 bin doları aştı. Buna rağmen, Gana ve Fildişi Sahili'ndeki çiftçiler, küresel fiyat artışlarından yeterince faydalanamıyor. Bunun en önemli nedeni, ülkelerin kakao ihracatını ham madde olarak yapması ve işleme tesislerinin yetersizliği. Yeni deklarasyon, bu yapısal sorunu çözmek için yerel işleme kapasitesinin artırılmasını hedefliyor. İki ülke, işlenmiş kakao ürünlerinin ihracatını teşvik ederek, katma değeri yüksek ürünlerle dünya pazarında daha güçlü konuma gelmeyi amaçlıyor.
Uzmanlar, bu girişimin küresel kakao piyasasında dengeleri değiştirebileceğini belirtiyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin ormansızlaşma yönetmeliği gibi yeni düzenlemeler, kakao üreticilerini sürdürülebilirlik konusunda daha fazla sorumluluk almaya zorluyor. Gana ve Fildişi Sahili, bu yönetmeliğe uyum sağlamak için çevre koruma önlemlerini güçlendirme sözü veriyor. Ayrıca, iki ülke, kakao üretiminde iklim değişikliğinin etkilerine karşı bilimsel araştırmalara yatırım yapmayı planlıyor. Bu sayede, verimliliği artırırken, hastalıklara dayanıklı kakao çeşitlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kakao ithalatının büyük bir bölümünü Batı Afrika ülkelerinden karşılıyor. Gana ve Fildişi Sahili'nin bu girişimi, kakao fiyatlarının istikrar kazanmasına ve arz güvenliğinin artmasına katkı sağlayabilir. Bu durum, Türkiye'deki gıda ve çikolata sektörü için öngörülebilir bir maliyet ortamı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ile artan ekonomik ilişkileri kapsamında, bu tür işbirliklerinin Türk firmalara yeni yatırım fırsatları sunması mümkündür. Özellikle, yerel işleme tesislerine yapılacak yatırımlarda Türk sermayesinin rol alması, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika'daki ekonomik ve diplomatik nüfuzunu güçlendirebilir.