İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Noel yaklaşırken sokakta yaşayanları 'soğuktan çıkarmak' için pandemi döneminde Manchester'da uygulanan ve başarılı olan bir modeli ülke genelinde hayata geçireceklerini açıkladı. Başbakan, özellikle kış aylarında artan evsizlik sorununa karşı acil önlemler alınması talimatını verdi. Starmer'ın bu kararı, göreve gelmeden önce Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın yürüttüğü ve kendisinin de desteklediği bir politikanın genişletilmesi olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin arka planı
Burnham, 2020 yılında COVID-19 pandemisinin ilk dalgasında Manchester'da sokakta yaşayanları barındırmak için otelleri kiralayarak 'Herkes İçin Ev' programını başlatmıştı. Bu program kapsamında yaklaşık 1.100 kişi geçici konaklama imkânı bulmuş, bu kişilerin önemli bir kısmı daha sonra kalıcı konutlara yerleştirilmişti. Starmer o dönemde bu girişimi 'cesur ve yenilikçi' olarak nitelendirmiş ve ulusal düzeyde uygulanması gerektiğini savunmuştu.
Şimdi Başbakan olarak bu politikayı ülke geneline yaymak için harekete geçen Starmer, yerel yönetimlere ve sağlık otoritelerine acil barınma kapasitelerini artırma talimatı verdi. Hükümet yetkililerine göre, özellikle sıcaklıkların sıfırın altına düştüğü dönemlerde sokakta yaşayanların hayati risk altında olduğu biliniyor. Bu nedenle, kış ayları boyunca geçici barınma merkezlerinin 24 saat açık tutulması ve kapasitelerinin artırılması planlanıyor.
Uygulamanın finansmanı için acil durum fonu oluşturulacağını açıklayan hükümet, yerel yönetimlere ek kaynak aktarılacağını duyurdu. Ayrıca, sokakta yaşayanların sağlık kontrollerinin yapılması ve psikolojik destek hizmetlerine erişimlerinin kolaylaştırılması da hedefleniyor. Bu kapsamda sosyal hizmet uzmanlarından oluşan mobil ekiplerin sayısı artırılacak.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu girişim, İngiltere’de son yıllarda artan evsizlik sorununa yönelik en kapsamlı müdahalelerden biri olarak değerlendiriliyor. Resmi verilere göre, İngiltere'de 2023 yılında sokakta yaşayan insan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 20 artış gösterdi. Bu artışın arkasında yüksek konut fiyatları, kira artışları ve sosyal yardımlardaki kesintilerin etkili olduğu belirtiliyor. Hükümet, bu sorunun yalnızca barınak sağlamakla çözülemeyeceğini kabul ederek, uzun vadeli konut politikaları üzerinde de çalışacaklarını açıkladı.
Uzmanlar, bu modelin başarılı olması halinde diğer Avrupa ülkelerine de örnek olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle kış aylarında evsizlerin donarak ölmemesi için başlatılan bu tür acil müdahaleler, birçok ülkede sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülüyor. Ancak devlet eliyle bu kadar geniş kapsamlı bir programın uygulanması, evsizlikle mücadelede devletin rolünü yeniden tanımlayabilir. Ayrıca, sosyal belediyecilik anlayışının ön plana çıktığı bu model, yerel yönetimlerin merkezi hükümetle iş birliği yaparak sorunlara hızlı çözüm üretebileceğinin bir örneği olarak gösteriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'deki evsizlik ve sosyal konut politikaları açısından önemli bir referans oluşturabilir. Türkiye'de de özellikle büyük şehirlerde sokakta yaşayan insan sayısı artıyor ve kış aylarında bu kişilerin hayati riskleri bulunuyor. Ancak Türkiye'de evsizlik sorunu genellikle geçici barınma merkezleri ve belediyelerin insani yardımlarıyla sınırlı kalıyor. İngiltere'deki bu model, devletin evsizlikle mücadelede daha planlı ve kapsamlı bir rol üstlenebileceğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'de konut sorununun çözümüne yönelik uzun vadeli politikalar geliştirilirken, bu tür örnekler dikkate alınabilir.