İngiltere'de yeni başbakan, Rachel Reeves'in Westminster'dan uzaklaşma çabalarını hızlandırarak, 2028 yılından itibaren belediye başkanlarına gelir vergisinden pay verilmesi kararını açıkladı. Bu adım, bölgesel yetki devri politikasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yeni başbakan, eski maliye bakanı Rachel Reeves'in başlattığı yetki devri sürecini hızlandırarak, yerel yönetimlerin mali kaynaklarını artırmayı hedefliyor. Reeves, görev süresi boyunca bölgesel eşitsizlikleri azaltmak ve yerel yönetimlere daha fazla mali özerklik tanımak için çalışmıştı. Yeni başbakan, bu politikayı daha da ileriye taşıyarak, belediye başkanlarının gelir vergisi üzerinden doğrudan pay almasını öngören bir sistemin 2028'de yürürlüğe gireceğini duyurdu.
Bu plana göre, İngiltere genelindeki büyükşehir belediye başkanları, kendi bölgelerinde toplanan gelir vergisinin belirli bir yüzdesini doğrudan alabilecek. Bu, merkezi hükümetin mali kontrolünü azaltırken, yerel yönetimlerin kendi kaynaklarını artıracak. Uzmanlar, bu adımın yerel demokrasiyi güçlendirebileceğini ve bölgeler arası kalkınma farklarını kapatmada etkili olabileceğini belirtiyor.
Bununla birlikte, bazı ekonomistler, gelir vergisi paylaşımının yerel yönetimler arasında eşitsizliklere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Zengin bölgelerdeki belediyeler daha fazla gelir elde ederken, yoksul bölgelerdeki belediyelerin kaynakları yetersiz kalabilir. Hükümet, bu riski dengelemek için ek mali transferler yapmayı planladığını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Birleşik Krallık'ta merkeziyetçilikten yerelleşmeye doğru kayışın bir parçası olarak görülüyor. Ülke genelinde, özellikle İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'da zaten farklı yetki devri modelleri uygulanıyor. İngiltere'nin kendi içinde ise, Manchester, Birmingham ve Leeds gibi büyük şehirlerde belediye başkanları seçilerek yetkileri artırılmıştı. Yeni uygulama, bu süreci daha da derinleştirebilir.
Küresel ölçekte ise, bu adım merkezi hükümetlerin yerel yönetimlere mali yetki devri konusunda ilham verici bir örnek olabilir. Birçok ülkede, özellikle gelişmiş ekonomilerde, yerel yönetimlerin vergilendirme yetkilerinin artırılması yönünde eğilimler bulunuyor. Bu uygulama, Türkiye gibi ülkelerde de tartışılan yerel yönetim reformları için bir model teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de yerel yönetimlerin mali yapısı ve yetkileri uzun süredir tartışılan bir konu. Büyükşehir belediyelerinin gelir kaynakları ve merkezi hükümetle ilişkileri zaman zaman gündeme geliyor. İngiltere'nin bu uygulaması, Türkiye'deki yerel yönetim reformları açısından örnek teşkil edebilir. Özellikle yerel yönetimlerin öz gelirlerini artırması ve daha fazla mali özerklik kazanması, Türkiye'de de tartışılabilecek bir konu. Ancak Türkiye'nin üniter yapısı ve merkeziyetçi geleneği, bu tür bir uygulamanın benimsenmesini zorlaştırabilir. Yine de, yerel kalkınmanın teşviki ve bölgesel eşitsizliklerin azaltılması açısından bu örneğin incelenmesi faydalı olabilir.