İngiltere'nin eski Dışişleri Bakanı Andy Burnham, Gazze Şeridi'nde devam eden şiddet olayları ve İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin, İsrail-Filistin çatışmasına yönelik iki devletli çözümü "geri döndürülemez noktaya" ittiği uyarısında bulundu. Burnham, yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun acil adım atmaması halinde barış sürecinin tamamen çökebileceğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Andy Burnham, İngiliz siyasetinin tanınmış isimlerinden biri. Daha önce Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunan Burnham, özellikle Orta Doğu meselelerine ilişkin açıklamalarıyla gündeme geliyor. Son açıklamasında, Gazze'deki son çatışmaların bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini belirtti. İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim birimlerini genişletme politikası, uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriliyor ve iki devletli çözümün uygulanabilirliğini ciddi şekilde zayıflatıyor. Burnham, "İsrail'in yerleşim faaliyetleri ve Gazze'deki askeri operasyonlar, barış için tek gerçekçi seçenek olan iki devletli çözümü yok ediyor. Eğer bu gidişat durdurulmazsa, artık geri dönüşü olmayan bir noktaya geliriz" ifadelerini kullandı.
İsrail, 1967'den bu yana Batı Şeria'da yerleşim birimleri inşa ediyor. Uluslararası toplum, bu yerleşimleri büyük ölçüde yasa dışı kabul ediyor. Son yıllarda yerleşimci şiddeti ve İsrail güçlerinin Filistinlilere yönelik operasyonları da artmış durumda. Gazze'de ise 2007'den bu yana Hamas yönetimi altında bulunan bölge, zaman zaman İsrail ile çatışmalara sahne oluyor. Son dönemde yaşanan şiddet olayları, 2021 Mayıs'ında yaşanan 11 günlük çatışmaların ardından en yoğun dönem olarak nitelendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Andy Burnham'ın açıklamaları, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler yetkilileri, iki devletli çözümün hâlâ tek geçerli yol olduğunu vurgulasa da, sahadaki gerçekler bu hedefi giderek ulaşılmaz kılıyor. ABD yönetimi, İsrail'e yönelik eleştirilerini zaman zaman dile getirse de, askeri ve diplomatik desteğini sürdürüyor. Bölgede tansiyonun yükselmesi, İran, Türkiye, Mısır ve Ürdün gibi aktörleri de yakından ilgilendiriyor. Olası bir büyük çaplı çatışma, Orta Doğu'nun tamamında istikrarsızlığa yol açabilir. Burnham'ın uyarısı, aslında uluslararası toplumun Filistin meselesindeki acizliğini de gözler önüne seriyor. Yıllardır süren barış görüşmelerinden sonuç alınamaması, alternatif arayışları gündeme getiriyor. Ancak iki devletli çözümün çökmesi, tek devletli bir yapıda eşit haklar taleplerini ve daha büyük bir kaos riskini beraberinde getirebilir.
Son aylarda İsrail'de yeni hükümetin kurulmasıyla birlikte yerleşim faaliyetlerinin hız kazandığı bildiriliyor. Filistin yönetimi ise uluslararası alanda tanınma çabalarını sürdürüyor. Burnham gibi isimlerin açıklamaları, Batı'da artan rahatsızlığın bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak somut bir yaptırım veya barış girişimi olmadıkça, söylemlerin ötesine geçilmesi zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak Filistinlilerin haklarını savunan ve iki devletli çözümü destekleyen bir tutum sergiliyor. Burnham'ın uyarıları, Türkiye'nin bölgedeki barış çabalarına duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyuyor. Ankara, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olsa da, Gazze'deki insani kriz ve yerleşim faaliyetleri karşısında sessiz kalamaz. Olası bir büyük çatışma, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını da olumsuz etkiler. Bu nedenle Türkiye, uluslararası platformlarda iki devletli çözüm için daha aktif diplomasi yürütmeli ve bölgesel aktörlerle işbirliğini güçlendirmelidir.