Burkina Faso'nun askeri yönetimi, eski sömürge gücü ve uzun süredir en önemli güvenlik ortağı olan Fransa ile diplomatik ilişkilerini tek taraflı olarak kestiğini duyurdu. Batı Afrika ülkesinin yönetiminden yapılan açıklamada, kararın "ulusal çıkarlar" doğrultusunda alındığı belirtilirken, Fransa'nın bölgedeki askeri varlığına yönelik artan tepkilerin de etkili olduğu ifade ediliyor. Bu hamle, Burkina Faso'nun 2022'deki darbelerle yönetime gelen askeri rejiminin Fransa karşıtı söylemini daha da pekiştiriyor.
Gelişmenin arka planı
Burkina Faso ile Fransa arasındaki gerilim, darbe hükümetinin geçen yıl Fransız büyükelçisini sınır dışı etmesi ve Paris'in askeri misyonunun sona ermesini talep etmesiyle tırmanmıştı. Fransız askerleri 2022'de ülkeden çekilirken, Burkina Faso yönetimi Mali ve Nijer'deki askeri rejimlerle yakınlaşma içine girdi. Bu üç Sahel ülkesi, Rusya'dan askeri danışmanlık ve güvenlik desteği almakta ve Fransa'nın bölgesel etkisini kırmayı hedefleyen bir ittifak oluşturmuş durumda. Ayrıca, Burkina Faso'da faaliyet gösteren cihatçı gruplarla mücadelede Fransa'nın başarısız olduğu yönündeki algı, halk arasında Fransız karşıtlığını körüklüyor. Yerel basında çıkan haberlere göre, başkent Uagadugu'da 26 ülkenin bayraklarının dalgalandığı bölgeden Fransız bayrağı kaldırıldı ve diplomatik temsilciliklerin bulunduğu caddenin adı "Rusya Caddesi" olarak değiştirildi.
Bu gelişme, Fransa'nın Batı Afrika'da art arda yaşadığı diplomatik başarısızlıkların son halkasını oluşturuyor. Mali ve Nijer'den sonra Burkina Faso'nun da Fransa'ya sırtını dönmesi, Paris'in bölgedeki etkisini neredeyse sıfırlayan bir sürecin parçası. Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, kararı "şaşkınlıkla" karşıladıklarını ve partner ülkelerle yeni iş birliği modelleri geliştireceklerini ifade etti. Ancak Fransa'nın bölgeye yönelik geleneksel müdahaleci politikası sorgulanmaya devam ediyor. Uzmanlar, Paris'in "Fransız Afrika'sı" (Françafrique) olarak bilinen nüfuz alanını kaybettiğini ve Çin ile Rusya'nın bölgedeki yükselişini engelleyemediğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Burkina Faso'nun bu kararı, Sahel bölgesinde Rusya'nın artan etkisinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mali ve Nijer'de olduğu gibi Burkina Faso'da da Rus paralı asker grubu Wagner'in varlığı rapor ediliyor. Resmi olarak doğrulanmasa da, darbe hükümetinin Moskova'ya yakınlaşması dikkat çekiyor. Öte yandan, bu üç ülkenin oluşturduğu Sahel Devletleri İttifakı (AES), Fransa karşıtı ve Rusya yanlısı bir blok olarak şekilleniyor. Bölgede faaliyet gösteren El Kaide ve IŞİD bağlantılı gruplar ise istikrarsızlığı derinleştiriyor. Burkina Faso'nun Fransa ile ilişkilerini kesmesi, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin bölgeye yönelik kalkınma yardımlarını ve güvenlik iş birliğini de olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika'da ekonomik ve diplomatik nüfuzunu artırırken, Burkina Faso'da da aktif bir dış politika izlemektedir. Özellikle savunma sanayii iş birlikleri ve insani yardım projeleriyle bilinen Türkiye, Fransa'nın bölgeden çekilmesiyle oluşan boşluğu Rusya ve Çin'le rekabet halinde doldurma potansiyeline sahiptir. Ancak Türkiye'nin Rusya ile olan dengeli ilişkisi, Sahel'de doğrudan bir güç mücadelesine girmesini engelleyebilir. Ankara'nın, Burkina Faso gibi ülkelerle ikili ticaret hacmini artırma ve askeri eğitim programları geliştirme yönündeki çabaları, bu gelişmeyle birlikte daha da önem kazanmaktadır. Türkiye, Fransa karşıtı blokla iş birliği yaparak Afrika'daki etki alanını genişletme fırsatı yakalayabilir, ancak NATO üyesi bir ülke olarak ittifak içindeki konumunu da korumak zorundadır.