Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de bu yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü'ne (Budapest Pride) on binlerce kişi katıldı. Rekor sıcak hava dalgasına rağmen gerçekleşen etkinlik, eski Başbakan Viktor Orban'ın görevden ayrılmasının ardından düzenlenen ilk büyük LGBTİ+ yürüyüşü olma özelliği taşıyor. Orban, iktidarı döneminde LGBTİ+ haklarını kısıtlayan bir dizi yasa çıkarmış ve bu yürüyüşü yasaklamaya çalışmıştı. Katılımcılar, yeni hükümetten eşitlikçi politikalar beklediklerini ifade ederken, etkinlik barışçıl bir şekilde sona erdi.
Gelişmenin arka planı
Viktor Orban'ın 2010'dan bu yana sürdürdüğü başbakanlık dönemi, Macaristan'da demokratik gerileme ve otoriterleşme ile anılıyor. Özellikle 2021'de kabul edilen 'çocuk koruma yasası', LGBTİ+ bireylerin medyada ve okullarda görünürlüğünü kısıtlıyordu. Bu yasa, AB'nin sert tepkisine yol açmış ve Macaristan'a karşı hukuki süreç başlatılmıştı. Orban, ayrıca 2022'de Onur Yürüyüşü'nü fiilen yasaklayan bir kararname çıkarmış, ancak mahkeme kararıyla yürütmesi durdurulmuştu. Geçen yıl yapılan seçimlerde Orban'ın partisi Fidesz'in yenilgi alması ve ardından hükümetin değişmesi, ülkede LGBTİ+ hakları açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Bu yılki yürüyüşe katılım, rekor sıcaklıklara (40 dereceyi aşan) rağmen oldukça yüksekti. Organizatörler, tahmini 50 bin kişinin katıldığını belirtti. Katılımcılar arasında Avrupa Parlamentosu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli siyasi partilerin temsilcileri de yer aldı. Yürüyüşün güzergahı, Orban döneminde sembolik bir öneme sahip olan Andrássy Bulvarı'ndan geçti.
Küresel boyut
Budapeşte Onur Yürüyüşü, sadece Macaristan'da değil, tüm Avrupa'da LGBTİ+ hakları açısından bir turnusol kağıdı işlevi görüyor. Son yıllarda Polonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde de benzer kısıtlamalar gündeme gelmiş, ancak AB'nin baskısıyla geri adım atılmıştı. Orban'ın iktidardan düşüşü, Avrupa'daki popülist sağ dalganın zayıfladığına dair sinyaller olarak okunuyor. Ancak uzmanlar, Macaristan'daki yeni hükümetin henüz kapsamlı bir reform paketi sunmadığına dikkat çekiyor. Yine de bu yürüyüş, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyuna LGBTİ+ hakları mücadelesinin sürdüğünü gösteren güçlü bir mesaj oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan'daki bu gelişme, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye'de son yıllarda LGBTİ+ haklarına yönelik artan baskı ve nefret söylemi, Macaristan'daki Orban dönemi uygulamalarını anımsatıyor. Budapeşte'deki kitlesel katılım, sivil toplumun ve uluslararası baskının otoriter eğilimlere karşı bir denge unsuru olabileceğini gösteriyor. Türkiye açısından, AB ile ilişkiler çerçevesinde LGBTİ+ haklarının bir kriter haline gelmesi mümkün. Bu tür uluslararası gelişmeler, Türkiye'deki hak savunucularına moral ve stratejik referans sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin iç siyasi dinamikleri, Macaristan'dakinden farklı olduğu için doğrudan bir paralellik kurmak zor.