Birleşik Krallık'ta her yıl 4 Temmuz'da kutlanan ABD Bağımsızlık Günü, İngiliz kamuoyunun gündeminde neredeyse hiç yer bulmuyor. Bu yıl da durum farklı değildi. 1776'da 13 Amerikan kolonisinin Britanya İmparatorluğu'na karşı bağımsızlığını ilan ettiği gün, Birleşik Krallık'ta sıradan bir yaz cumartesisinden farksız geçti. Ancak bazı kültürel ve resmi kurumlar, bu tarihi günü anarak fark yarattı. Başta Kral III. Charles olmak üzere, İngiliz monarşisi ve çeşitli müzeler, günün sembolik önemine dikkat çekti.
Sıradan Bir Cumartesi: 4 Temmuz'un Britanya'daki Yansımaları
ABD'de büyük bir coşkuyla kutlanan, havai fişekler, barbeküler ve geçit törenleriyle geçen 4 Temmuz, Birleşik Krallık'ta tamamen farklı bir atmosferde karşılanıyor. İngilizler için bu tarih, okul tatilinin ortasında, havanın güzel olduğu bir cumartesi günü anlamına geliyor. Ne devlet daireleri ne de iş yerleri tatil ediliyor; televizyon kanallarında özel yayınlar yapılmıyor. Sokak röportajlarında çoğu İngiliz, günün anlamından habersiz olduğunu itiraf ediyor. Tarihsel olarak, Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı kaybeden taraf olmanın getirdiği kolektif bir hassasiyet olmasa da, 4 Temmuz Britanya'da pek de hatırlanmak istenen bir gün değil.
Bununla birlikte, Buckingham Sarayı'ndan yapılan açıklamada Kral III. Charles'ın, ABD Başkanı Joe Biden'a resmi bir tebrik mesajı gönderdiği belirtildi. Açıklamada, “ABD'nin bağımsızlığının 248. yıl dönümünde, iki ülke arasındaki kalıcı dostluk ve ittifak vurgulanmıştır” ifadelerine yer verildi. Kral Charles, özel bir tören veya resepsiyon düzenlemedi. Ayrıca, Londra'daki British Museum ve Ulusal Denizcilik Müzesi gibi kurumlar, günün tarihsel bağlamını hatırlatan sergiler ve sosyal medya paylaşımları yaptı. Özellikle, Boston Çay Partisi ve Bağımsızlık Bildirgesi'nin imzalanmasına dair belgelerin bulunduğu sergilere ilgi gösterildi.
Özel Bir Anma: Kraliyet Ailesi ve Kültürel Kurumların Rolü
Kral III. Charles'ın mesajı, İngiliz monarşisinin ABD ile olan geleneksel diplomatik ilişkilerini yansıtıyor. Her ne kadar 4 Temmuz resmi bir bayram olmasa da, kraliyet ailesi, özellikle iki ülke arasındaki “özel ilişkiyi” (special relationship) vurgulamak için bu tür sembolik jestlerde bulunuyor. Ancak bu, halkın genelinde karşılık bulmuyor. Oxford Üniversitesi'nden tarihçi Profesör David Armitage, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Britanya'da 4 Temmuz, ABD'deki gibi bir milli bilinç yaratmaz. Zira bu tarih, İngilizler için bir yenilgiyi değil, bir ayrılışı temsil eder; üstelik bu ayrılış, İngilizlerin tarih anlatısında genellikle kayıp bir fırsat olarak değil, imparatorluk yönetiminin doğal bir sonucu olarak görülür” dedi.
Kültürel kurumlar ise daha farklı bir yaklaşım sergiliyor. British Museum, 4 Temmuz'da “Devrim ve Bağımsızlık” temalı bir çevrimiçi etkinlik düzenledi. Etkinlikte, Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na ilişkin nadir haritalar ve belgeler sergilenirken, katılımcılara dönemin İngiliz ve Amerikan perspektifleri karşılaştırmalı olarak sunuldu. National Trust'a bağımsızlığa ev sahipliği yapan bazı tarihi malikaneler de bu günü özel rehberli turlarla anarken, özellikle Virginia ve Massachusetts'teki İngiliz asilzadelere ait konaklar ziyaretçi akınına uğradı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Birleşik Krallık arasındaki bu sembolik ve soğukkanlı ilişki, Türkiye'nin her iki ülkeyle olan bağları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, ABD ve İngiltere ile NATO çatısı altında stratejik ortaklık yürütüyor. 4 Temmuz'un Britanya'da sessiz geçmesi, bu ittifakın bir kopuş anısına değil, ortak güvenlik çıkarlarına dayandığını hatırlatıyor. Türk dış politikası için bu, transatlantik ilişkilerin tarihsel yüklerden arındırılmış, pragmatik ve işlevsel bir zeminde yürütüldüğünün bir göstergesi. Öte yandan, TikTok'un yasaklanması gibi güncel konularda ABD'nin İngiltere ile uyumlu kararlar alması, Türkiye'nin de bu iki ülkeyle olan diplomatik angajmanında dikkat etmesi gereken bir denge unsurudur.