BRICS ülkelerinin liderleri, küresel ticaret, yatırım ve devam eden çatışmaları ele almak üzere cumartesi günü Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir araya geliyor. Zirve, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan bloğun, yükselen ve gelişmekte olan ülkeler adına küresel gündemin şekillendirilmesinde daha büyük bir rol üstlenme arayışının bir parçası. Muhabirimiz Navodita Kumari'nin aktardığına göre, toplantıda ticaret ve yatırımın yanı sıra Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gerilim ve ABD ile artan rekabet gibi küresel çatışmalar da masada olacak.
Zirvenin Arka Planı ve Ana Gündem Maddeleri
BRICS zirvesi, dünyanın en büyük yükselen ekonomilerini bir araya getiriyor. Hindistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa'nın katılması bekleniyor. Liderler, ticaret ve yatırım bağlantılarını güçlendirmenin yanı sıra, küresel yönetişim sisteminde reform çağrılarını yineleyecek. Blok, mevcut uluslararası düzenin Batı merkezli yapısını eleştirerek, gelişmekte olan ülkelerin sesinin daha fazla duyulmasını talep ediyor.
Zirvede ayrıca, BRICS ülkeleri arasında yerel para birimleriyle ticaretin artırılması ve ortak bir ödeme sisteminin oluşturulması gibi ekonomik işbirliği adımları görüşülecek. Bu adımlar, doların küresel ticaretteki hakimiyetini sorgulayan bir yaklaşım olarak yorumlanıyor. Öte yandan, Ukrayna'daki savaş ve Gazze'deki insani kriz gibi konular da liderlerin gündeminde. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, Batı ile Moskova arasındaki gerilimi derinleştirirken, BRICS içindeki farklı tutumlar bloğun ortak bir pozisyon almasını zorlaştırıyor.
ABD ile artan rekabet de zirvenin önemli başlıklarından biri. Washington'ın Çin'e yönelik ekonomik baskıları ve teknoloji yaptırımları, BRICS ülkeleri arasında dayanışma ihtiyacını artırıyor. Ancak, Hindistan ile Çin arasındaki sınır anlaşmazlıkları ve ekonomik rekabet, bloğun iç bütünlüğünü tehdit eden unsurlar arasında. Yine de liderler, ortak zemin arayışını sürdürüyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
BRICS, kurulduğu 2009'dan bu yana küresel ekonomik ve siyasi dengelerde önemli bir aktör haline geldi. Blok, dünya nüfusunun yaklaşık %40'ını ve küresel GSYİH'nın %25'ini temsil ediyor. Son yıllarda, BRICS'e katılmak isteyen ülkelerin sayısındaki artış, bloğun cazibesini gösteriyor. Arjantin, İran, Suudi Arabistan, BAE, Etiyopya ve Mısır gibi ülkelerin üyelik başvuruları, genişleme tartışmalarını beraberinde getirdi. Bu genişleme, bloğun Batı karşısında alternatif bir güç merkezi oluşturma potansiyelini artırabilir.
Zirve, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliği, enerji güvenliği ve gıda krizi gibi küresel sorunlara yönelik ortak çözüm arayışlarını da kapsayacak. Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin ev sahipliğinde yapılan toplantıda, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve yeşil teknoloji transferi gibi konular ele alınacak. BRICS ülkeleri, Batı'nın iklim politikalarını adil bulmadıklarını sık sık dile getiriyor ve gelişmekte olan ülkelere finansal destek sağlanması çağrısı yapıyor.
Öte yandan, zirve sırasında Rusya ve Çin liderlerinin ikili görüşmeler yapması bekleniyor. Bu görüşmeler, Batı'nın yaptırımlarına karşı ortak stratejiler geliştirme amacı taşıyor. Ayrıca, Hindistan'ın Çin ile olan sınır gerilimini hafifletme çabaları da zirvenin önemli bir boyutu. Modi ve Şi'nin yüz yüze görüşmesi, ilişkilerde normalleşme sinyali olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BRICS zirvesi, Türkiye'nin çok kutuplu dış politika stratejisi açısından önemli fırsatlar ve zorluklar sunuyor. Türkiye, Batı ile ilişkilerini sürdürürken, BRICS ülkeleriyle ekonomik ve siyasi işbirliğini derinleştirmeye çalışıyor. Zirvede alınacak kararlar, özellikle yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif ödeme sistemleri konusunda Türkiye'nin dış ticaret ve finansman olanaklarını etkileyebilir. Ayrıca, BRICS'in genişleme süreci, Türkiye'nin olası bir üyelik başvurusu tartışmalarını gündeme getirebilir. Ancak, blok içindeki Çin-Hindistan rekabeti ve Rusya'nın izlediği politikalar, Türkiye'nin dengeli bir pozisyon almasını gerektiriyor. Zirve sonuçları, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar hedefleri üzerinde de dolaylı etkilere sahip olabilir.