BRICS ülkeleri, son yıllarda uluslararası ticarette yerel para birimlerinin kullanımını artırarak dolar bağımlılığını azaltmayı hedeflediklerini sıkça dile getiriyor. Ancak bu çağrılar, somut adımlara dönüşmekte zorlanıyor. Johannesburg'daki 2023 zirvesinden bu yana yapılan açıklamalar, niyet beyanlarının ötesine geçemiyor. Blok, doların küresel tahakkümünü kırmak için ortak bir ödeme sistemi ve rezerv para birimi oluşturma fikrini tartışsa da, altyapı, ekonomik çıkar farklılıkları ve likidite sorunları bu hedefi şimdilik hayal kırıklığına uğratıyor.
Dedolarizasyon çağrılarının arka planı
BRICS'in dedolarizasyon gündemi, ilk olarak 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası Batı yaptırımlarına maruz kalmasıyla hız kazandı. Moskova, dolar ve euro cinsinden varlıklarının dondurulması ve SWIFT'ten kısmen çıkarılmasıyla, alternatif ödeme mekanizmaları arayışına girdi. Çin de yıllardır yuanın uluslararasılaşmasını teşvik ediyor. Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, 2023'te yaptığı açıklamada, "Her gün doların hakimiyetine bağımlı olmak zorunda değiliz" diyerek tartışmayı alevlendirdi. Hindistan ve Güney Afrika ise daha temkinli bir duruş sergiliyor.
BRICS Yeni Kalkınma Bankası (NDB), üye ülkeler arasında yerel para birimleriyle kredi verme konusunda adımlar attı. Banka, 2023'te toplam kredi portföyünün yaklaşık %20'sini yerel para birimlerinden oluşturduğunu duyurdu. Ancak bu oran, doların hakimiyetini sarsmaktan uzak. NDB Başkanı Dilma Rousseff, geçtiğimiz yıl yaptığı bir konuşmada, "Daha fazla yerel para kullanımı için üye ülkelerin ekonomik yapılarının uyumlu olması gerekiyor" diyerek zorluklara işaret etti.
BRICS ülkeleri arasında ticaret hacmi 2023'te 4,5 trilyon doları aştı. Ancak bu ticaretin büyük kısmı hâlâ dolar üzerinden yapılıyor. Çin ve Rusya arasındaki ticarette yuan ve ruble kullanımı artsa da, toplam ticaretin sadece küçük bir bölümünü oluşturuyor. Hindistan, Rusya'dan yaptığı petrol alımlarında ruble yerine dirhem veya yuan gibi para birimlerini tercih ediyor; bu da blok içinde ortak bir para birimi konusunda fikir ayrılıklarını gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Dedolarizasyon tartışmaları, sadece BRICS ile sınırlı değil. Son yıllarda Çin, Rusya, İran ve bazı Körfez ülkeleri, ikili ticarette yerel para kullanımını artırma yönünde anlaşmalar imzaladı. Çin'in yuanı uluslararasılaştırma çabaları kapsamında, 2023'te Çin-Şili ve Çin-Brezilya arasında yuan takas anlaşmaları yapıldı. Ancak yuanın küresel rezerv para birimi olarak payı hâlâ %2,5 civarında; dolar ise %58 ile açık ara lider.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, doların küresel rezervlerdeki payı 2000'de %71 iken, 2023'te %58'e geriledi. Bu düşüş, dedolarizasyonun yavaş da olsa ilerlediğini gösteriyor. Ancak bu gerilemenin büyük kısmı, euro ve yen gibi diğer geleneksel para birimlerine kayıştan kaynaklanıyor; BRICS para birimlerinin payı hâlâ çok düşük.
Rusya'nın önerdiği yeni bir rezerv para birimi fikri, teknik ve siyasi engellerle karşılaşıyor. Böyle bir para biriminin oluşturulması için güçlü bir merkez bankası altyapısı, ortak maliye politikası ve geniş likidite gerekiyor. BRICS ülkeleri arasında bu konuda henüz bir uzlaşı yok. Ayrıca, Çin ve Hindistan arasındaki sınır anlaşmazlıkları ve ekonomik rekabet, ortak para birimi projesini zorlaştırıyor.
Batılı ülkeler ise dedolarizasyon çabalarını yakından izliyor. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, 2023'te yaptığı açıklamada, "Doların yerini alacak bir para birimi kısa vadede görünmüyor" demişti. Ancak yaptırımların silah haline getirilmesi, alternatif arayışlarını da beraberinde getiriyor. Özellikle Rusya'nın dondurulan varlıkları, diğer ülkeler için caydırıcı bir faktör olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BRICS'in dedolarizasyon gündemi, Türkiye'nin ekonomik ve jeopolitik çıkarları açısından önem taşıyor. Türkiye, dış ticaretinde dolar bağımlılığını azaltmak için son yıllarda yerel para birimleriyle ticaret anlaşmaları imzaladı; Çin, Rusya ve İran ile bu yönde adımlar attı. BRICS'in ortak para birimi veya ödeme sistemi oluşturma çabaları başarıya ulaşırsa, Türkiye'nin de bu mekanizmalara entegre olması gündeme gelebilir. Ancak şu an için somut bir ilerleme yok. Türkiye, BRICS ile yakın ilişkiler geliştirse de, Batı ile bağlarını koparmadan çok yönlü bir denge politikası izliyor. Dedolarizasyon söylemi, Türkiye'nin dış politikada manevra alanını genişletme potansiyeli taşısa da, kısa vadede doların hakimiyetini sarsacak bir gelişme beklenmiyor.