ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, New York'ta bir araya gelerek ticaret müzakerelerini sürdürecek. Görüşme, iki ülke arasındaki ticaret savaşında varılan bir yıllık ateşkes süresinin sona ermesine az bir süre kala gerçekleşiyor. Taraflar, karşılıklı tarifelerin geleceği ve ekonomik işbirliğinin yeniden tesis edilmesi konularını ele alacak.
Ticaret Savaşında Kritik Dönemeç
ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimi, yıllardır küresel ekonomiyi etkileyen en önemli faktörlerden biri oldu. 2018 yılında ABD'nin Çin'e yönelik uygulamaya koyduğu ek tarifelerle başlayan süreç, karşılıklı misillemelerle derinleşti. İki ülke arasındaki ticaret hacmi, bu dönemde önemli ölçüde azaldı ve küresel tedarik zincirleri yeniden şekillendi.
Geçtiğimiz yıl varılan ateşkes anlaşması, bir yıllık bir süreyi kapsıyordu. Bu süre zarfında taraflar, mevcut tarifeleri askıya alarak müzakerelere devam etme kararı almıştı. Ancak sürenin dolmasına yaklaşılırken, kalıcı bir çözüm bulunamaması durumunda tarifelerin yeniden yürürlüğe girmesi riski bulunuyor.
Uzmanlar, New York'taki görüşmenin, ateşkesin uzatılması veya kapsamlı bir ticaret anlaşmasına varılması için son fırsatlardan biri olarak görüldüğünü belirtiyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in, Çin'in yapısal ekonomik reformlar konusundaki taahhütlerini sorgulaması bekleniyor. Çin tarafı ise ABD'nin uyguladığı ihracat kontrolleri ve yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.
Küresel Ekonomi ve Piyasalar Üzerindeki Etkiler
ABD-Çin ticaret görüşmeleri, küresel piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023 yılında 690 milyar dolar seviyesindeydi. Tarifelerin yeniden yürürlüğe girmesi, başta teknoloji, otomotiv ve tarım sektörleri olmak üzere birçok alanda maliyet artışlarına yol açabilir.
Uluslararası Para Fonu (IMF), ticaret savaşının küresel büyümeyi yıllık yüzde 0,5 ila 1 puan arasında azalttığını tahmin ediyor. Ayrıca, tedarik zincirlerindeki belirsizlik, şirketlerin yatırım kararlarını ertelemesine neden oluyor. Avrupa Birliği ve Japonya gibi diğer büyük ekonomiler de bu gerilimden olumsuz etkileniyor.
New York'taki görüşmeden olumlu bir sonuç çıkması halinde, piyasalarda rahatlama görülebilir. Ancak müzakerelerin çıkmaza girmesi durumunda, küresel ekonomik büyüme beklentileri aşağı yönlü revize edilebilir. Yatırımcılar, özellikle teknoloji hisselerinde dalgalanma bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-Çin ticaret geriliminden hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkileniyor. İhracatının önemli bir kısmını Avrupa Birliği ülkelerine yapan Türkiye, küresel ticaretin daralması durumunda olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Çin'in ABD'ye yönelik ihracatında yaşanacak bir azalma, Çin'in Türkiye pazarına yönelmesine ve rekabetin artmasına yol açabilir. Öte yandan, ticaret savaşının sona ermesi, küresel belirsizliği azaltarak Türkiye'nin ihracat ve yatırım ortamını iyileştirebilir. Türkiye, denge politikası izleyerek her iki ülkeyle de ticari ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor.