Brezilya Amazonu'nda son iki yıldır etkili olan şiddetli kuraklığın ardından, nehir seviyelerinin 2025 yılının başlarında toparlanmaya başladığı bildiriliyor. Uzmanlar, bölgede 2023 ve 2024 yıllarında kaydedilen en kötü kuraklık dönemlerinden birinin yaşandığını, ancak yağışların yeniden normale dönmesiyle Amazon su yollarının kademeli olarak eski seviyelerine ulaştığını belirtiyor. Brezilya Jeoloji Servisi'ne (CPRM) dayandırılan rapor, özellikle Amazon Nehri'nin ana kollarındaki su seviyelerinin Mart 2025 itibarıyla kritik eşiğin üzerine çıktığını ortaya koyuyor. Bu durum, hem bölge ekosistemi hem de yerel topluluklar için umut verici bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Kuraklığın Derin İzleri ve Toparlanma Süreci
Amazon, 2023 yazından itibaren şiddetli bir kuraklık dönemine girmişti. 2023 Ekim ayında Amazon'un en büyük kolu olan Rio Negro, Manaus şehrinde 13,59 metre ile tarihin en düşük seviyesini kaydetmişti. 2024 yılında da devam eden kuraklık, yangınların sayısını artırarak biyolojik çeşitliliği tehdit etmiş, nehir ulaşımını felç etmiş ve balıkçılıkla geçinen toplulukların geçim kaynaklarını yok etmişti. Brezilya hükümeti, 2024 yılını Amazon için 'en kritik yıl' olarak nitelendirmiş ve olağanüstü hal ilan etmişti.
CPRM'nin 2025 Şubat-Mart dönemi verilerine göre, Amazon ana nehir yatağındaki su seviyesi, bir önceki yılın aynı dönemine göre ortalama %15 arttı. Özellikle Madeira ve Tapajós nehirlerinde seviyeler, uzun vadeli ortalamanın altında olmakla birlikte, kuraklık öncesi döneme yaklaştı. Ancak bazı kollarda toparlanmanın yavaş olduğu ve iklim modellerinin önümüzdeki aylarda yağışların düzensiz seyredebileceği uyarısı yapılıyor.
Küresel İklim Değişikliği ve Amazon'un Geleceği
Uzmanlar, Amazon'daki bu kuraklık döngüsünün iklim değişikliğiyle bağlantılı olduğunu vurguluyor. 2023-2024 kuraklığının, El Niño fenomeni ve Atlantik Okyanusu'ndaki anormal sıcaklık artışlarının birleşimiyle tetiklendiği belirtiliyor. Amazon, dünyanın en büyük yağmur ormanı ve küresel karbon yutağı olarak kritik bir öneme sahip. Araştırmalar, ormanın karbon tutma kapasitesinin azalması durumunda iklim değişikliğinin hızlanabileceği konusunda uyarıyor. Brezilya'nın yeni hükümeti, 2023'te ormansızlaşmayı azaltma yönünde adımlar atmış olsa da, 2024'te artan yangınlar bu çabaların yetersiz kaldığını gösterdi.
Bölgesel boyutta, Amazon havzası Güney Amerika'da Brezilya, Peru, Kolombiya, Venezuela ve diğer ülkeleri kapsıyor. Kuraklık, sadece Brezilya'yı değil, komşu ülkelerdeki su akışını ve enerji üretimini de etkiledi. Özellikle hidroelektrik santrallerinin verimi düştü, tarımsal üretim zarar gördü. Su seviyelerindeki toparlanma, bu sektörler için kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, iklim senaryoları bölgenin daha sık ve şiddetli kuraklıklarla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Amazon'daki iklim gelişmeleri, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel iklim sisteminin bir parçasıdır. Amazon'un karbon yutağı rolü, dünya genelinde sıcaklık artışını yavaşlatmada kritiktir. Bu ormanın sağlığı, Türkiye'de de hissedilen aşırı hava olayları, kuraklık ve yağış rejimindeki değişiklikleri dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Brezilya ile tarım ve enerji alanındaki ticari ilişkiler göz önünde bulundurulduğunda, Amazon'daki su kaynaklarının istikrarı, soya ve mısır gibi emtia fiyatlarını etkileyebilecek bir faktör olarak ele alınabilir. Türkiye'nin uluslararası iklim müzakerelerinde orman koruma ve karbon piyasalarına yönelik politikaları takip etmesi önem taşımaktadır.