Brezilya hükümeti, ABD'nin Temmuz ayında Brezilya'dan yapılan ihracata yönelik uygulamaya koyduğu iki ayrı gümrük tarifesi paketine karşı Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) resmi istişare talebi iletti. Brezilya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin tek taraflı ve haksız ticaret kısıtlamalarının DTÖ kurallarını ihlal ettiği belirtilerek, bu adımın uluslararası ticaret hukukunun işlerliğini korumak amacı taşıdığı vurgulandı. İstişare süreci, DTÖ anlaşmazlık çözüm mekanizmasının ilk aşamasını oluşturuyor; tarafların 60 gün içinde anlaşmaya varamaması halinde Brezilya, DTÖ paneli kurulmasını talep edebilecek.
ABD'nin Tarife Kararlarının Arka Planı
ABD yönetimi, Temmuz ayında Brezilya'dan ithal edilen çelik ve alüminyum ürünlerine yüzde 25, diğer bazı ürünlere ise yüzde 10 oranında ek gümrük vergisi getirdiğini duyurmuştu. Bu tarifeler, ABD'nin ulusal güvenlik gerekçesiyle uyguladığı ve DTÖ nezdinde tartışmalı olan 232. madde kapsamındaki önlemlerin bir devamı olarak görülüyor. Brezilya, aynı yıl içinde yapılan iki ayrı tarife düzenlemesinin, iki ülke arasındaki ticaret hacmini önemli ölçüde daralttığını ve Brezilyalı üreticilerin ABD pazarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini savunuyor.
Brezilya hükümeti, bu tarifelerin yalnızca Brezilya ekonomisini hedef almadığını, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik yarattığını ifade ediyor. Özellikle tarım ve madencilik sektörlerinde faaliyet gösteren Brezilyalı firmaların, ABD'ye yapılan ihracatın maliyetini karşılayamadığı ve bu durumun ülke genelinde iş kayıplarına yol açtığı aktarılıyor. Brezilya, tarifelerin ABD'nin yerli üreticilerini koruma amacı taşıdığını ancak bu korumanın uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğunu ileri sürüyor.
DTÖ Sürecinin Küresel Etkileri
Brezilya'nın bu hamlesi, ABD'nin özellikle Çin ve Avrupa Birliği'ne yönelik ticaret politikalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, DTÖ'nün işlevselliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. ABD, son yıllarda DTÖ'nün anlaşmazlık çözüm mekanizmasını engelleyen bir tutum sergiliyor ve Temyiz Organı'nın işlevini askıya almış durumda. Bu nedenle Brezilya'nın istişare talebinin sonucunun, diğer ülkelerin de benzer adımlar atması için bir emsal teşkil edip etmeyeceği merak konusu.
Uzmanlar, Brezilya'nın bu adımının Latin Amerika'da ABD'nin ticaret politikalarına karşı artan bir direncin parçası olduğunu belirtiyor. Arjantin, Meksika ve Şili gibi ülkeler de ABD'nin tarife kararlarına benzer şekilde tepki göstermişti. Öte yandan, ABD'nin Brezilya ile ticaret hacmi yılda yaklaşık 75 milyar dolar düzeyinde; iki ülke arasındaki ekonomik bağların güçlü olması, bu anlaşmazlığın diyalog yoluyla çözülme ihtimalini artırıyor.
Brezilya'nın DTÖ'ye başvurusu, aynı zamanda küresel ticaret savaşlarının derinleştiği bir dönemde, gelişmekte olan ülkelerin savunmacı bir yaklaşım benimsemesine işaret ediyor. Gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerin tek taraflı önlemlerine karşı uluslararası hukuka başvurarak haklarını aramaya çalışıyor. Bu durum, DTÖ'nün geleceği ve çok taraflı ticaret sisteminin etkinliği açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor.
ABD tarafında ise henüz Brezilya'nın başvurusuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak ABD Ticaret Temsilciliği'nin (USTR) önümüzdeki haftalarda DTÖ nezdinde sürecin işleyeceğini ve ABD'nin tarifelerin yasal olduğunu savunacağı belirtiliyor. İki ülke arasındaki bu ticari gerilimin, aynı zamanda siyasi ilişkileri de etkileme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'nın ABD'ye karşı DTÖ'ye başvurması, Türkiye'nin de benzer ticari anlaşmazlıklarda kullandığı bir mekanizmanın önemini gösteriyor. Türkiye, ABD'nin Çelik ve Alüminyum Ek Vergileri uygulamasına karşı DTÖ'de dava açmış ve haklı bulunmuştu. Bu süreç, Türkiye'nin uluslararası ticaret hukukunu etkin kullanma kapasitesini ortaya koymuştu. Brezilya'nın bu başvurusu, gelişmekte olan ülkelerin ABD'nin korumacı politikalarına karşı ortak tavır almasına katkı sağlayabilir. Ayrıca, ticaret savaşlarının küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri, Türkiye gibi dışa açık ekonomileri dolaylı yoldan etkileyebilir. Bu nedenle Brezilya'nın girişimi, Türkiye'nin de ticari çıkarlarını korumak için uluslararası hukuku kullanma stratejisini dolaylı olarak destekliyor.