Bosna Hersek'te 4 Ekim'de düzenlenen genel seçimlerde, ülkenin Sırp entitesi Sırp Cumhuriyeti'nde (RS) Milorad Dodik'in müttefikleri kesin bir zafer elde etti. Dodik'in kendisi görevden yasaklı olmasına rağmen, onun siyasi çizgisini izleyen adaylar seçmenin büyük desteğini aldı. Milliyetçi Boşnak ve Hırvat partileri de diğer entitelerde üstünlük sağladı. Bu sonuç, ülkedeki etnik bölünmüşlüğün ve milliyetçi söylemin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Seçim sonuçları: Dodik etkisi
Sırp Cumhuriyeti'nde Dodik'in partisi SNSD ve müttefikleri, Devlet Başkanlığı'nın Sırp üyesi, Ulusal Meclis ve yerel yönetimlerde önemli kazanımlar elde etti. Kesin olmayan sonuçlara göre, Dodik'in desteklediği adaylar açık ara önde. Dodik, 2022'de Yüksek Temsilci tarafından devlet malına saygısızlık ve ayrılıkçı politika izlemekle suçlanarak görevden alınmıştı. Ancak siyasi etkisi, seçim yasaklarına rağmen sürüyor. Sırp Cumhuriyeti'nde milliyetçi partilerin güçlü performansı, Dodik'in taban üzerindeki kontrolünü koruduğunu gösteriyor.
Öte yandan, Boşnak ve Hırvat milliyetçi partileri de Bosna Hersek Federasyonu'nda ve devlet düzeyinde önemli oy oranlarına ulaştı. Boşnak milliyetçisi SDA ve Hırvat milliyetçisi HDZ, kendi seçmen tabanlarında liderliği bırakmadı. Merkezci ve çok etnikli partiler ise beklenen atılımı yapamadı. Seçim sonuçları, ülkenin kurucu halkları arasındaki siyasi ayrışmayı derinleştirebilir.
Siyasi kriz derinleşiyor
Dodik'in yokluğunda bile milliyetçi dalganın güçlü kalması, Bosna Hersek'te kalıcı bir siyasi kutuplaşmaya işaret ediyor. Ülke, 1995 Dayton Anlaşması ile kurulan karmaşık bir yapıya sahip: iki entite (Sırp Cumhuriyeti ve Boşnak-Hırvat Federasyonu) ve özerk Brčko Bölgesi'nden oluşuyor. Devlet başkanlığı üçlü bir yapıya sahip: bir Boşnak, bir Hırvat ve bir Sırp üye. Bu sistem, etnik gruplar arası işbirliğini zorunlu kılsa da sık sık tıkanıklıklara yol açıyor.
Dodik, uzun süredir Sırp Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ima eden açıklamalar yapıyor ve devlet kurumlarını zayıflatmaya çalışıyor. Batılı ülkeler onu Rusya yanlısı ve istikrarsızlaştırıcı bir figür olarak görüyor. Seçim sonuçları, Dodik'in siyasi mirasının sandıkta onaylandığını gösteriyor. Bu durum, Bosna Hersek'in AB ve NATO yolunda ilerlemesini zorlaştırabilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bosna Hersek'teki seçim sonuçları, Batı Balkanlar'da milliyetçiliğin yükselişte olduğu bir döneme denk geliyor. Sırbistan'da da benzer milliyetçi söylemler güçlü. Rusya'nın bölgedeki etkisi, Dodik üzerinden artıyor. ABD'nin Bosna politikası ise istikrarı korumaya odaklı. Ancak yerel dinamikler, dış aktörlerin etkisini sınırlıyor.
Seçim sonuçları, Bosna Hersek'te reform yanlısı güçlerin zayıfladığını gösteriyor. Bu durum, ülkenin AB üyelik sürecini yavaşlatabilir. Ayrıca, etnik ayrımcılık ve yolsuzlukla mücadelede ilerleme kaydedilmesi zorlaşabilir. Uluslararası toplum, özellikle Yüksek Temsilci, yeni dönemde siyasi istikrarı sağlamak için daha fazla çaba harcamak zorunda kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Bosna Hersek ile tarihi ve kültürel bağlara sahip. Ankara, ülkenin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine vurgu yapıyor. Dodik'in ayrılıkçı söylemleri Türkiye'nin istikrar politikasına aykırı. Seçim sonuçları, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Boşnaklarla olan yakınlığı, yeni dönemde SDA ve diğer Boşnak partileriyle ilişkileri güçlendirebilir. Ancak milliyetçi dalga, Türkiye'nin bölgesel barış ve işbirliği çabalarını sekteye uğratabilir. Ekonomik ilişkiler ise siyasi istikrarsızlıktan olumsuz etkilenebilir.