Çin ve Rusya, ABD'nin diplomatik hamlelerine rağmen stratejik ve enerji alanlarındaki iş birliklerini derinleştiriyor. Bloomberg'den Minmin Low'un haberine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ABD Başkanı Donald Trump'ın özel elçisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmelerin ardından Pekin ve Moskova, ikili ilişkilerini daha da sağlamlaştırma kararı aldı. Bu gelişme, küresel diplomaside yaşanan değişimlere rağmen iki ülkenin yakın koordinasyon içinde olduğunu gösteriyor.
İlişkilerin Arka Planı
Çin ve Rusya, son yıllarda ekonomik, askeri ve siyasi alanlarda giderek artan bir iş birliği içinde. Özellikle 2014'te Kırım'ın ilhakı sonrası Batı yaptırımlarıyla karşı karşıya kalan Rusya, ekonomik olarak Çin'e daha fazla yöneldi. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023'te 240 milyar doları aşarak rekor kırdı. Enerji alanında ise Rusya, Çin'e ham petrol ve doğal gaz sevkiyatını artırdı; Sibirya'nın Gücü doğal gaz boru hattı ve Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu (ESPO) petrol boru hattı bu iş birliğinin somut örnekleri.
Putin'in Witkoff ile görüşmesi, ABD ile Rusya arasında Ukrayna savaşı nedeniyle dondurulan ilişkilerde bir yumuşama sinyali olarak yorumlandı. Ancak bu görüşmenin hemen ardından Çin ve Rusya'nın stratejik ve enerji bağlarını güçlendirme mesajı vermesi, Moskova'nın Batı'ya karşı alternatif ittifaklara ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor. Çin Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, iki ülkenin "kapsamlı stratejik ortaklık" ilişkisini sürdürdüğünü ve uluslararası arenada koordinasyonun devam edeceğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin-Rusya yakınlaşması, ABD'nin Asya-Pasifik ve Avrupa'daki müttefikleriyle ilişkilerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde gerçekleşiyor. Washington, hem Ukrayna'da hem de Tayvan Boğazı'nda artan gerilimlerle uğraşırken, Pekin ve Moskova'nın "sınırsız ortaklık" olarak nitelendirilen ilişkileri Batı için önemli bir jeopolitik zorluk oluşturuyor. İki ülke ayrıca BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda Batı hegemonyasına karşı çok kutuplu bir dünya düzeni çağrısı yapıyor.
Enerji alanında ise Rusya, Çin'in en büyük ham petrol tedarikçilerinden biri haline geldi. 2024 itibarıyla Rusya'nın Çin'e günlük petrol ihracatı 2 milyon varili aşmış durumda. Doğal gazda ise Sibirya'nın Gücü boru hattı üzerinden yıllık 38 milyar metreküp gaz taşınıyor. Bu bağlamda, iki ülkenin enerji iş birliğini daha da ileri taşıyacak yeni anlaşmalar imzalaması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin ve Rusya ile karmaşık bir ilişki ağına sahip. Rusya'dan doğal gaz ve nükleer enerji alımı, Çin ile ise ticaret ve altyapı yatırımları (Kuşak ve Yol Girişimi) önemli. ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları ve Çin'e karşı teknoloji kısıtlamaları, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırıyor. Ancak Çin-Rusya iş birliğinin derinleşmesi, Türkiye'ye enerji tedarikinde alternatifler sunabilir ve Batı ile ilişkilerde bir denge unsuru olarak kullanılabilir. Ayrıca, iki ülkenin çok kutuplu dünya vurgusu, Türkiye'nin çok yönlü dış politikasına alan açabilir. Yine de Türkiye'nin NATO üyeliği ve Batı ile bağları, bu ilişkilerin sınırlarını belirliyor.