Bosna Hersek'te seçmenler, 4 Ekim 2026 tarihinde genel seçimler için sandık başına gidiyor. Ülkenin karmaşık siyasi yapısını belirleyecek olan bu seçimler, Devlet Başkanlığı Konseyi'nin üç üyesini, Devlet Parlamentosu'nun iki kanadını ve iki entitenin (Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti) yasama organlarını seçecek. Seçimler, Dayton Barış Anlaşması ile kurulan güç paylaşımı sisteminin işleyişi ve ülkenin Avrupa Birliği yolculuğu açısından kritik bir dönemeçte yapılıyor.
Seçim Sisteminin Arka Planı
Bosna Hersek, 1995 Dayton Anlaşması ile kurulan oldukça karmaşık bir yönetim yapısına sahip. Ülke, iki entiteden oluşuyor: Bosna Hersek Federasyonu (Boşnak ve Hırvat nüfusun çoğunlukta olduğu) ve Sırp Cumhuriyeti (Sırp nüfusun çoğunlukta olduğu). Ayrıca Brčko adında özerk bir bölge bulunuyor. Devlet düzeyinde yasama yetkisi, Temsilciler Meclisi ve Halklar Meclisi'nden oluşan Parlamenter Meclis'e ait. Devlet Başkanlığı Konseyi ise üç üyeden oluşuyor: biri Boşnak, biri Hırvat (Federasyon'dan seçilir) ve biri Sırp (Sırp Cumhuriyeti'nden seçilir). Bu üçlü başkanlık, dönüşümlü olarak sekiz ay arayla başkanlık görevini yürütüyor.
Seçimlerde Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri doğrudan halk tarafından seçiliyor. Federasyon'da Boşnak ve Hırvat üyeler için, Sırp Cumhuriyeti'nde ise Sırp üye için oy kullanılıyor. Devlet Parlamentosu'nun Temsilciler Meclisi 42 sandalyeden oluşuyor; 28'i Federasyon'dan, 14'ü Sırp Cumhuriyeti'nden seçiliyor. Halklar Meclisi ise dolaylı olarak entite parlamentoları tarafından seçiliyor ve her entiteden 15 üye bulunuyor. Bu yapı, etnik kotalar ve veto mekanizmalarıyla farklı grupların temsilini garanti altına almayı amaçlıyor.
Seçimlerde ayrıca Federasyon Parlamentosu (98 sandalye) ve Sırp Cumhuriyeti Ulusal Meclisi (83 sandalye) ile on kantonun meclisleri de belirlenecek. Yerel seçimler ise ayrı bir takvimde yapılıyor. 2026 seçimleri, 2022'de yapılan son genel seçimlerin ardından dört yıllık görev süresinin dolmasıyla gerçekleşiyor.
Adaylar ve Siyasi Dinamikler
Seçim yarışı, etnik partiler arasında geçecek. Boşnak siyasetinde son yıllarda üç ana parti öne çıkıyor: Demokratik Eylem Partisi (SDA), Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği (SNSD) ve Sosyal Demokrat Parti (SDP). Hırvat tarafında ise Hırvat Demokrat Birliği (HDZ) ve Hırvat Demokratik Birliği 1990 (HDZ 1990) etkili. Sırp siyasetinde ise SNSD, Sırp Demokrat Partisi (SDS) ve diğer partiler mücadele ediyor. Ayrıca çok etnikli partiler ve bağımsız adaylar da bulunuyor.
Devlet Başkanlığı Konseyi için adaylar arasında mevcut üyeler ve yeni isimler yer alıyor. Boşnak kontenjanından SDA'nın adayı, Hırvat kontenjanından HDZ'nin adayı ve Sırp kontenjanından SNSD'nin adayı öne çıkıyor. Ancak seçim kampanyası henüz resmi olarak başlamadı; aday listeleri seçim kurulu tarafından onaylandıktan sonra netleşecek. Seçimlerde ayrıca ekonomik sorunlar, yolsuzluk, genç nüfusun göçü ve AB entegrasyonu gibi konular tartışılıyor.
Seçim sistemi, etnik dengeleri korumak için tasarlanmış olsa da, sık sık siyasi tıkanıklıklara yol açabiliyor. Özellikle Halklar Meclisi'ndeki veto yetkisi, reformları zorlaştırıyor. Bu seçimlerde de benzer bir tablo bekleniyor; hiçbir partinin tek başına iktidar olması mümkün görünmüyor, koalisyonlar kaçınılmaz olacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bosna Hersek seçimleri, Batı Balkanlar'ın istikrarı açısından büyük önem taşıyor. Ülke, Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde aday ülke statüsünde ve 2022'de adaylık başvurusu kabul edilmişti. Ancak reformların yavaşlığı ve etnik siyaset nedeniyle ilerleme sınırlı. Seçim sonuçları, AB ile ilişkilerin yanı sıra Rusya ve Türkiye gibi aktörlerin bölgedeki etkisini de etkileyecek. Sırp Cumhuriyeti'ndeki Sırp milliyetçi söylemler ve ayrılıkçı tehditler, uluslararası toplumun yakından izlediği konular arasında.
NATO üyeliği de gündemde; Bosna Hersek, NATO ile ilişkilerini geliştirmek istiyor ancak Sırp tarafı buna karşı çıkıyor. Seçim sonrası hükümetin bu konudaki tutumu belirleyici olacak. Ayrıca göç krizi, enerji güvenliği ve ekonomik işbirliği gibi bölgesel konular da seçim kampanyasında yer alabilir. Uluslararası toplum, özellikle AB ve ABD, seçimlerin adil ve şeffaf geçmesini umuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Bosna Hersek ile tarihi, kültürel ve ekonomik bağlara sahip. Seçim sonuçları, Türkiye'nin bölgedeki etkisini ve işbirliğini şekillendirebilir. Türkiye, Bosna Hersek'in toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekliyor, ayrıca AB ve NATO üyeliğini teşvik ediyor. Yeni hükümetin Türkiye ile ilişkileri, ticaret, yatırım ve enerji projeleri açısından önemli. Özellikle Sırp Cumhuriyeti'nin ayrılıkçı söylemleri, Türkiye'nin Balkanlar'daki istikrar politikası için risk oluşturuyor. Seçim sonrası koalisyonun yapısı, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki rolünü etkileyebilir.