New York — New York'lu boşanma avukatı Jacqueline Harounian, Newsweek'e yaptığı açıklamada, boşanma yasalarındaki değişikliklerin ev hanımlarının maddi haklarını olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Harounian, "Kanunlar değişiyor, para kazananlar paralarını ellerinde tutacak" diyerek, özellikle gelir getirmeyen eşlerin boşanma sonrası zorluk yaşayabileceğini vurguladı. Bu açıklama, ABD'deki boşanma hukuku reformlarının toplumsal cinsiyet ve ekonomi üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi.
Yasal Değişikliklerin Arka Planı
Son yıllarda ABD'de birçok eyalet, boşanma davalarında mal paylaşımı ve nafaka düzenlemelerinde değişikliğe gitti. Özellikle Florida, Texas ve Arizona gibi eyaletlerde, evlilik süresince edinilen malların eşit paylaşımı ilkesinden uzaklaşılarak, her eşin kendi kazancını koruması yönünde adımlar atıldı. Bu değişiklikler, genellikle "gelir getiren eşin haklarını koruma" adı altında sunuluyor. Harounian, bu tür reformların ev hanımlarını ve çocuk bakımı gibi ücretsiz emek harcayan bireyleri mağdur ettiğini belirtiyor. Avukat, "Evlilik bir ortaklıktır. Bir taraf kariyerini feda edip eve bakarken, diğer taraf kariyerinde yükseliyor. Boşanmada bu fedakarlığın karşılığı göz ardı edilemez" diyor.
Newsweek'e konuşan Harounian, mevcut yasaların zaten yeterince adil olmadığını, ancak yeni düzenlemelerin durumu daha da kötüleştireceğini ifade ediyor. Özellikle uzun süreli evliliklerde, ev hanımlarının iş gücüne geri dönme şansının düşük olduğunu ve bu nedenle nafakanın hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ancak bazı eyaletlerde nafaka süreleri kısaltılıyor veya tamamen kaldırılıyor. Örneğin, 2023'te Florida'da yapılan bir düzenleme ile nafaka süreleri evlilik süresine göre sınırlandırıldı ve bazı durumlarda nafaka tamamen ortadan kaldırıldı. Bu tür değişiklikler, ev hanımlarını savunmasız bırakıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu tartışma, aslında küresel bir eğilimin parçası. Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde de boşanma yasalarında benzer reformlar gündemde. Özellikle pandemi sonrası ekonomik zorluklar, hükümetleri aile hukuku reformlarına itiyor. Kadın hakları örgütleri, bu değişikliklerin kadınları ekonomik olarak daha kırılgan hale getirdiğini savunuyor. Dünya Bankası verilerine göre, küresel olarak kadınların iş gücüne katılım oranı erkeklere göre hala düşük ve ev hanımlığı yaygın. Boşanma sonrası maddi güvence, kadınların yoksulluğa düşmesini engellemede kritik bir rol oynuyor. Harounian gibi uzmanlar, yasaların "para kazananı koruma" odaklı olmasının, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştireceği uyarısında bulunuyor.
Ayrıca, bu tür yasal değişiklikler, evlilik kurumuna olan güveni de sarsabilir. Özellikle kadınlar, evlilikte kariyerlerinden feragat etme konusunda daha çekingen davranabilir. Bu da uzun vadede aile yapısını ve doğurganlık oranlarını etkileyebilir. ABD'de boşanma oranları son yıllarda düşüş gösterse de, ekonomik bağımsızlık kaygısı, evlilik kararlarını giderek daha fazla etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de boşanma hukuku, ABD'deki gelişmelerden farklı bir seyir izliyor. Türk Medeni Kanunu'na göre, evlilik birliği içinde edinilen mallar kural olarak eşit paylaşılır ve nafaka düzenlemeleri daha koruyucudur. Ancak son yıllarda Türkiye'de de nafaka ve mal paylaşımı tartışmaları gündemde. Özellikle kadın örgütleri, mevcut yasaların uygulamada yetersiz kaldığını ve kadınların boşanma sonrası yoksullukla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. ABD'deki değişiklikler, Türkiye'deki muhafazakar çevrelerde "nafaka kaldırılsın" söylemlerini güçlendirebilir. Bu durum, kadınların ekonomik güvencesini daha da zayıflatabilir. Türkiye'nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi sonrası, kadın hakları savunucuları endişeli. ABD'deki gelişmeler, küresel bir geriye gidişin parçası olarak görülmeli ve Türkiye'deki kadın hakları mücadelesi için uyarıcı olmalı.